Oyun İçinde Oyun

Thomas işten çıkmış evin giden yolda yürüyordu. Bugün iş onun için çok yorucu geçmişti biran önce eve gitmek ve duş alıp yatmak istiyordu. Yavaş yavaş yürürken karanlık olan sokağa geldi. Aslında bu sokaktan gitmeyi hiç mi hiç istemiyordu ama evine en yakın olan kestirme sokak bu sokaktı. Bu sokağa buranın insanları bir isim takmıştı. Kimi hayalet sokak diyordu kimi ise korku sokağı diyordu çünkü sokağın gizemli bir havası vardı. Karanlık sokağa girip yine aynı şekilde yavaş yavaş bir şekilde yürürken yerde yatan bir adam gördü. Adam sokağın ortasında kolları ve bacakları iki yana açık bir şekilde öylece yatıyordu. Thomas sakin ve soğuk kanlı bir şekilde cesedin yanına yaklaştı ve yerde yatan adamın nabzına baktı.  Nabız yoktu yani adam ölmüştü. Thomas cebinden telefonunu çıkarıp polisi arayacak iken birde sokağa bir araba girdi bu bir polis arabasıydı.

Polisler hemen Thomas’a yere yatmasını söyledi ve onu tutuklayıp merkeze götürdüler daha sonra onu nezarete attılar. Birkaç saat sonra geri dönen polis Thomas’ın nöbetçi mahkemeye çıkacağını söyleri nezareti terk etti. Thomas kafasındaki bütün sorularla baş başa kalmıştı, bütün bu olanlar ne demek olduğunu neden mahkemeye çıkacağını kendinin hiçbir suçunun bulmadığını neden serbest kalmadığını düşünüyordu.

Birkaç saat sonra iki polis gelip Thomas’ ı alıp onu mahkemeye götürmek için yola bir polis otomobiline bindirip mahkeme binasına doğru yola çıktılar. Thomas düşüncelerle boğuşmaktan tüm bu olanları fark etmekte zorlanıyordu. Neler olduğuna anlamlandıramıyordu, tek istediği evine gidip duş alıp uyumak ve tüm bu olanların bir kabus olduğuna inanmaktı. Aradan ne kadar geçtiğini bilmiyordu ama polis ona inmesini söylediğini mahkeme binasına geldiklerini fark etti. Arabadan inip mahkeme binasına doğru yürümeye başladı binadan içeriye girdiğinde buranın çok kasvetli olduğunu ve nefes almaktan zorladığını hisseti. 

Tüm bu olanlar zor geliyordu ve nasıl başa çıkması gerektiğini bilmiyordu. Thomas’ın içi sıkılıyordu başına bir iş geleceğini düşünüyordu. Mahkeme başlamak üzere olduğuna dair haber geldi ve polisler Thomas’ı mahkeme salonun soktular. Daha sonra izleyiciler savcılar ve yargıç salona geldi böylece mahkeme başlamış oldu. Yargıç önce hazırlanan iddia nameyi dinledi sonra Thomas’ı dinledi. Birkaç dakika savcı o geceyi gören bir görgü tanığı olduğunu söyledi. Thomas bu habere sevinmişti aslında, çünkü bu böylece suçsuzluğu kanıtlanacak o da mahkeme salonundan hafiflemiş bir şekilde çıkacaktı. Ama aslında düşündüğü gibi olmadı ve görgü tanığı maktulü Thomas’ın öldürdüğünü söyledi ve bir de bu konuda yemin etti. Artık Thomas için özgürlüğün son saatleri belki de dakikalarıydı. İşlemediği bir cinayet üstüne kalmıştı ve adı katile çıkmıştı. O işlemediği bir cinayetin katili ve sorumlusuydu. Mahkeme salonundan elleri kelepçeli omuzları çökmüş bir şekilde çıktı oradan. 

Thomas’ı bir hapishane arabasına bindirdiler ve güvenlik görevlileriyle birlikte Eyalet Hapishanesine doğru yola çıkardılar. Tüm bunlar zor geliyordu boğulduğunu hissediyordu. Kurtuluşunu görgü tanığına bağlamıştı ama o da tam tersini yapmıştı. Nereden bulaşmıştım bu belaya, nereden geldi tüm bunlar başıma, keşke girmeseydim o karanlık lanet sokağa, keşke zamanı geriye alabilseydim diye düşünüyordu. Arabada hapiste durmuş güvenlik görevlileri onu baş gardiyana teslim etmişler ve gitmişlerdi. Thomas için ise mahkumiyeti başlamıştı.

Peter ve John durumu ise Thomas ‘dan farklı değildi. Onlarda aynı şekilde mahkum iki insanlardı ve aynı şekilde mahkum edilmişlerdi. Aynı şekilde karanlık sokakta bir ceset bulmuşlar ve anında polis sonra mahkeme ardından hapis en sonunda ise özgürlüğünü yitirmiş temiz insanlardı. Neden mahkum olduklarını bile bilmiyorlardı tek suçları orada olmaktı. Çekmemeleri gereken bir cezayı çekiyorlardı bir başkasının çekeceği hak etmedikleri cezayı. Mahkumiyetlerine sebep olan bu olayı nasıl temizleyecekler ve nasıl temize çıkacaklar bilmeyen üç genç bu durumu nasıl düzelteceklerini bilmiyor kendilerini adeta kapana kısılmış hissediyorlardı. Üçü de birbirinden habersiz kaderlerinin ortak olduğunu bilmeden aynı hapishanede hatta aynı hücrede yaşamaya başlamış yüreklerinde ağırlık yüzlerinde yaşamış oldukları olayın üzüntüsü vardı. Hayatın kararmış olduğunu düşünüyorlar ve bir çıkış olmadığını düşünerek günlerinin geçirmeye başlamışlardı.

Tags:

Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account