images (1)

‘Beyefendi, neden öyle davrandınız?’ diye sorunca genç adam başından geçen her şeyi anlattı.

O adam, genç adamı dinledikten sonra:

        ‘Bütün bu başına gelenler o kuyuya defi hacetini yapmaktan kaynaklanmış’ dedikten sonra ‘Seni onlardan kurtarmazsak delirtinceye kadar veya ölüme götürünceye kadar peşini bırakmazlar’ dedi endişeli bir sesle.

Genç adam, onu dinledikten sonra

        ‘Beni onlardan kurtarabilir misin?’ dedi yalvarır bir vaziyette.

        ‘Ben, seni kurtaramam ama seni kurtaracak birini tanıyorum’ dedi adam, ona bakara.

         ‘Ölmek istemiyorum. Zira eşim hamile ve yakında bir bebeğimiz olacak’ dedi genç adam, ağlayarak. Bunu söylerken de adamın ellerine öyle yapışmıştı ki neredeyse bırakmayacak gibiydi.

Orta yaşı adam, genç adamın sözlerinden sonra ona acıdı. Onu kurtarmaya niyetlendi ve bu niyetle de ona:

        ‘Mademki bebek bekliyorsun, öyleyse hadi kalk da gidelim’ dedi ve genç adamın elinden tuttu. Ardından onun atına binerek yola çıktılar. Yarım saat yol gittikten sonra o adamın tarif ettiği yere vardılar.

        O adamın evi sanki ana baba günüydü. Adım atacak yer yoktu. Bu yüzden de akşama kadar beklemek zorunda kaldılar ve akşam olunca da içeriye alındılar.

Karşılarına çıkan bu kişi saçı sakalı ağarmış pirifâni bir adamdı ve yüzünden adeta nur akıyordu.

Yaşlı adam, genç adamı karşısına alarak ona:

        ‘Evlat, anlat bakalım neler oldu’

Onun sorusu üzerine genç adam başından geçen her şeyi anlattı. Anlatması bitince ihtiyar adam:

        ‘Sen o kuyuya hacetini yaptığın zaman büyük bir ihtimalle şerli bir varlığa denk gelmiş ve onu öldürmüş. Onlarda senden intikam almak istemişler. Şimdi ben onlarla konuşur senden ne istediklerini sorarım. Yalnız onlarla konuşurken sakın korkmayın. Ne derlerse desinler kulak asmayın ve şimdi çizeceğim çizgiden çıkmayın’ dedi ve odanın ortasında bulunan halıyı kaldırdı. Ardından oraya kocaman bir çizgi çizdi.

Yaşlı adam çizgi çizmeyi bitirdikten sonra genç adam ve onunla gelen kişiyi çizginin içine girmelerini söyledi. Genç adam ve diğeri çizgiden içeriye girince bir takım bitkiler çıkarıp onları yaktı. Onlardan duman çıkmaya başlayınca Arapçaya benzeyen sözler söyledi.

O sözlerini bitirir bitirmez deprem oluyormuş gibi her taraf sallanmaya başladı. Sallantı bittikten sonra etrafta kahkaha sesleri duyuldu. Ardından siyah, dumansı bir varlık çıktı ve yaşlı adamın karşına geçti.

Onu gören yaşlı adam bağırarak:

        ‘Ey Canın oğlu! Ne istiyorsun bu Âdemoğullarından?’ diye bir soru sordu. Bu soru üzerine o şerli varlık.

        ‘O benim evladımı öldürdü. Bende onu öldüreceğim’ dedi kalpleri titreten bir sesle.

        ‘Ey Canın oğlu! Bilmiş ol ki Allah Teala insanoğlunu her şeyden üstün yaratmıştır. O yüzden ona hiçbir şey yapamazsın. Yapmana da izin vermem. Ya şimdi çeker gidersin, ya da seni şuracıkta yakar yok ederim’ dedi yaşlı adam tehdit edercesine.

Şerli varlık bu tehdit karşısında iyice sinirlenerek:

        ‘Bizim elimizden kimse kurtulamaz, sen bile kurtulamazsın’ dedi yaşlı adama sinirle bakarak.

        ‘Seni son kez uyarıyorum. Bu Ademoğlunu rahat bırak, yoksa seni yakar yok ederim’ dedi onun tehdidine karşı.

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2022 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account