IMG_20210616_182506_769

_BİRİNCİ BÖLÜM_

     ~ I ~

-Kadın karanlıklar içerisinde bir şeylerden kaçıyordu. Aniden karşısına çıkan müstakil, eski yıkık dökük garip bir evi görünce çaresizce içeriye girdi. Çünkü ev her ne kadar harabeye benzese de bir lambası vardı. Uzun zamandır karanlıklar içerisinde kalan kadın ev de kendisini kimin karşılayacağını düşünecek halde olmadığından hemen içeriye girdi. İçerde 60 yaşlarında, beyaz saçlı, yeşil gözlü, bilge ama bir o kadar da ürkütücü simalı dinç bir profesör tipli adamla karşılaştı. Adam elinde yarı kırık bir bastonuyla eşya olarak sadece ortada eski bir sehpası bulunan evdeki yine eski tek kişilik koltukta oturur vaziyetteydi. Harabeye dönmüş boş müstakil ev de yalnızca Elina ve yaşlı adam vardı. Elina’ yı gören adam hemen ayağı kalkıp, Elina’ ya doğru yaklaştı ve “dikkatli ol” diye fısıldadı. Sonra öylece arkasını dönüp gitti. Kadın arkasından, “hey! İhtiyar, sen de kimsin?” diye seslense de adam cevap vermedi. Elina bu duruma anlam veremeyip, içinden bu adam da kim, neden gitti gibi bir sürü cevapsız sorular oluştu. İnsana korku veren bu evde yalnız başına kalan kadın bir müddet ne yapacağını düşündü. Sonra aniden tavandan şiddetli ve korku uyandırıcı çığlık sesleri duyuldu. Çığlıklar her yaş grubuna aitti. Elina her ne kadar korkmuş olsa da merakına yenik düştü. Ve merdivenler aracılığıyla tavana çıkarak, kapıyı açıp içeriye girdi. İçerde yerde kanlar içerisinde kalan bir sürü insan vardı. İçlerinde az önce gittiğini sandığı yaşlı adam da vardı. Sebebini anlamadığı bu durum karşısında ne yapacağını bilmeyen Elina, büyük çığlıklar içerisinde korkarak evi terk etti…

      ~ II ~

Eline yine bir okul sabahına uyandı. Fakat bu günü diğer günlerden ayıran bir şey vardı. O da, güne kötü bir kâbusla başlıyor oluşuydu. Berbat rüyanın ardından kan ter içerisinde kalmıştı. Elina elbette her insan gibi bundan önce de iyi kötü rüyalar gören birisiydi. Ama bu rüya başkaydı. Adeta nutku tutulmuştu. Anlam veremediği rüyanın etkisinden henüz çıkmış değildi. Ta ki alarmından saatin kaç olduğunu görene kadar. Elina, üniversite uzay bilimleri öğrencisidir. Sınıfın en zeki olan kızı daha fazla vakit kaybetmeden hazırlanmaya koyulur.

    ~ III ~

Elina ilk dersten önce kantinde bir şeyler yiyordu. Yanına arkadaşı Carlo gelerek kendisine eşlik etti. Elina bu arada arkadaşına halen etkisinde olduğu kâbusu anlattı. Carlo bunun sadece can sıkıcı bir rüya olduğunu ve kafaya takmaması gerektiğini söyledi. Elina içinden, tabi senin için söylemesi kolay. Ne de olsa o kâbusu yaşayan benim. Diye geçirdi. Ve İlk dersin zil sesi de nihayet duyuldu. İki arkadaş hemen sınıfa gitti.
Elina ders boyunca dikkatini bir türlü veremiyordu. Elina’nın halini gören öğretmeni ise bu durumdan hoşlanmadığını, çıkıp hava alması gerektiğini söyledi. Öğretmen haklıydı. Çünkü Elina’ nın şu anki durumu hiç bir şeyi kaldıracak gibi değildi. Aslında bakılırsa mühim olan o kâbus değil içini kaplayan kötü hislerdi. Elina okuldan çıkıp sahile gitti. Artık kendini toplaması gerektiğinin, bu olayı belki de çok büyüttüğü düşüncesine kapıldı. Temiz deniz havasının kalbindeki bütün kötü his ve korkuları alıp götüreceğine en içtenliğiyle inanıyordu. Ve böyle de yaptı. Sahile inip masmavi denizin güzel kokusunu içine en derinlerine kadar çekti. Derken bu müthiş an arkadan birinin kendisine seslenmesiyle bozuldu. Arkasına dönüp kimin kendisine seslendiğine baktı. Ses bankta oturan ihtiyar bir adamdan gelmişti. Elina adama neden kendisine seslendiğini sordu. Yaşlı adam Elina’ya, kendisiyle bir şey konuşmak istediğini ve yanına oturmasını söyledi. Elina şaşkın ve meraklı bir şekilde adamın yanına oturdu. Kendisine ne anlatılacağını gerçekten çok merak ediyordu. Elina banka oturur oturmaz, adam hemen arkasına sakladığı gizemli bir kutu çıkardı. Kutuyu gören Elina’nın merakı daha da arttı. Sonra Elina bir an duraksayıp daha bu sabah da rüyasında aynen böyle tuhaf bir yaşlı adam gördüğünü hatırladı. Fakat şu an karşısında duran adamın rüyasında gördüğü kişiyle hiç bir benzerlikleri yoktu. Her şeye rağmen böylesine bir tesadüf, tıpkı rüyadaki gibi gizemli bir yaşlının kendisine seslenmesi olacak iş değil diye geçirdi içinden. Elina yine o saçma kâbusa dalıp gittiğini fark edince hemen toparlanıp kendine geldi. Şu anki olaya odaklandı. Yaşlı adam konuşmaya başladı. Elindeki kutuyu kendisine vermek istediğini söyleyince, Elina bu teklifi reddetti. Ama adam her şeye rağmen ısrar edip bu kutuyu alması gerektiğini söyledi. Bunca ısrarın sebebini merak eden Elina adama kim olduğunu sordu. Adam bu soruya cevap veremeyeceğini ve zaten kendisini bu günden sonra bir daha görmeyeceğini söyledi. Ve kızın ellerine gizemli kutuyu zorla verip ekledi, “bu kutuya çok iyi bakman gerekiyor. Ve bunu unutma ki kutu asla açılmamalı. Kimsenin de görmemesi lazım.”
Elina’nın içini iyice merak ve bir o kadar da korku kapladı. Yaşlı adama, bu kutunun belli ki önemli bir şey olduğunu ve neden kendisine vermek istediğini sorunca adam cevap olarak sadece öyle gerekiyor dedi. Sonra o gizemli kutuyu ve Elina’yı öylece orada bırakıp arkasına bakmadan çekip gitti. Elina, yaşlı adamın arkasından durması için seslendi ama adam cevap vermedi. Elina tam kendisini toparlayacakken bu adam da nerden çıkmıştı.

Tags:

Paylaş
3 Yorum
  1. Yazar
    Authorfehva 2 ay önce

    Teşekkürler değerli yorumunuz için. Beğenmenize çok sevindim… 🤗🌼

  2. blntck 2 ay önce

    hikaye başlangıç olarak güzel olmuş.rüya olarak başlaman hikayenin devamını getirmene de sebep olacak bundan daha iyi bir hikaye çıkacak diğer bölümlerini okumadan yorum yapmaktayım.

  3. Yazar
    Authorfehva 2 ay önce

    Hikâyemi devam ettirebilmem için sizin değerli yorumlarınıza ihtiyacım var. Merakla bekliyor olacağım 🤗🌼

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account