Screenshot_20220312-211844

“Dünyadaki en sinir bozucu duygu, söyleyecek çok şeyin olup da bunu kelimelere nasıl dökeceğini bilememek olmalı.”Demiş  Alexandra Bracken.

Benimde anneme karşı söyleyemediğim şeyler vardı.Nasıl desem annem babamla ben daha 9 yaşındayken ayrılma kararı aldılar.Anlaşamamışlar işte.Babam alkol bağımlısıydı.Her gün eve geç gelirdi.Annemi sürekli bizi de iyice sarhoş olduğunda döverdi.Bizi canından çok seven annem, bize daha fazla zarar vermesin diye  babamla boşandı.Ben, küçük bir kız kardeşim ve annem çok acı çekmiştik.Annem babamla boşandıktan sonra Tekirdağ’dan memleketi Bursa’ya taşındık.Yıllar yılları kovaladı ve annem ben 17 Buse ise 15 yaşındayken Fazıl adında bir adamla evlendi.Annem adına çok sevinçliydik.Hem Fazıl amca da çok iyi bir insandı ya da ben mi çok erken konuşmuştum.Evlendiklerinde Fazıl amca bana çok samimi davranıyordu.Sürekli bana elbise, takı gibi şeyler alıyordu.Aslında hoşuma gidiyordu fakat bir gariplik vardı.Sanki bir babadan daha çok yakınlaşmaya çalışıyordu.Acaba Buse de bunun farkında mıydı? 

Bir pazartesi günü annem ve Buse’nin ben okuldan çıkarken  pazara gittiğini gördüm koşarak yanlarına gittim.Annem beni gördüğünde “Nehir, kızım Fazıl amcanın yanına git evde tek kalmasın zaten bugün çalıştığı yerde düşüp bacağını kırmış bende onun için sebze falan alıp geleceğim” dediğinde yüzümdeki gülümseme silinmeye başladı.”Ne cidden mi?” Annem yüzündeki solgunlukla “Şaka yapıyormuş gibi mi görünüyorum? Hadi hızlı git eve.”Aslında gerçekten sorunun cevabını merak etmiyordum sadece öylesine sormuştum eve gitmek gelmiyordu içimden.Onunla evde tek kalmak mı?Hiç mi hiç istemiyordum. Ben mi çok tepki veriyordum bilmiyorum  ama gidesim yoktu.”Anne bende sizinle geleyim sonra gideriz zaten birlikte.”İçimden annem kabul etsin lütfen diye geçiriyordum.Ama öyle olmadı.”Hayır kızım git işte fazla birşey almıyorum zaten.”Kaşlarımı çatıp bir ‘of’ çektiğim sırada Buse “Anne bende ablamla gideyim tek gitmesin eve” dediğinde rahatladım.Annem de istemeyerek onay verdi.Hızla yolumuzu evin yoluna doğru çevirdik.O sırada Buse’yi yan gözle inceledim ne ara bu kadar büyümüştük biz acaba?Buse çok güzel bir kız olmuştu..Kumral saçlarını at kuyruğu yapmış kahverengi gözlerini güneş yüzünden kısmış bana birşeyler anlatıyordu.Hızla eve gidiyorduk ama bir an için aklım çok karıştı.”Ablacığım eve gitmiyoruz annem gelene kadar.” Hızlı bir soluk alıp Buse’yi çekiştirdim.”Bende gitmek istemiyorum aslında.”Sesi ağlamaklı çıkmıştı.İçimdeki panik iyice artmaya başlamıştı neden böyle hissettim ki?”Ne oldu ablacığım niye sesin boğuk çıktı.”Omuzlarından tutup bana doğru döndürdüm onu.Güzel gözlerinden bir iki damla düştü.”Abla ben bu Fazıl amcayı hiç sevmiyorum sana değişik bir gözle bakıyor,korkuyorum ondan” Göğüs kafesimin sıkıştığını hissettim.”Demek sende farkettin bunu” dediğimde gözlerini kocaman açıp “Anneme diyelim abla ciddiyim annem bizi anlar.” Hızla bir soluk alıp verdim.”Ablacığım annemin mutluluğunu bozamam.Annem bu adamla tanıştığından beri yüzünde güller açıyor ben onu vicdan azabına koymak istemiyorum belki bize böyle geliyordur biraz daha sabredip gözlemleyelim sonra anneme söyleriz.”Buse istemeyerek birşey söylemeden başıyla onay verdi.Bu söylediklerime ben bile ikna olmamıştım ama konu annemdi onun için herşeyi göze alırdım.Birkaç dakika geçtikten sonra annemi karşı yolda  gördük hemen hızlı adımlarla eve girdik.Evin kapısını açtığımda Fazıl amcanın yüzünü görmeyi asla istemiyordum.Uyuyor olmasını tüm kalbimle istiyordum.Ve öyle de çıktı.Kendi odalarında uyuyordu.Buseyle odamıza girip hızlıca üstümü değişip oturma odasına girip koltukta yerimi aldım.Bir yandan da gözüm sürekli annemlerin odasına kayıyor.Kuşkuyla geri çekiyordum.Sonunda kapı çaldı ve kapıyı açmak için kapıya yöneldim.Annem yılların verdiği yorgunlukla,zorluklarla bir başına mücadele etmiş güzelliği solup gitmişti ama bana kendi fiziksel özelliklerinden çok şey katmıştı.Mesela yanaklarında ki derin çukurlar bende de vardı hemde fazlasıyla güzeldi.Kendimde en çok sevdiğim şeylerdi gamzelerim.Kumral saçlarını hem Buse hem de ben taşıyordum.Farkettim de babamdan aldığım tek özellik burnum ve ağzımdı.Küçücük ve hafif çilli bir burnum ve güzel ince dudağım beyaza çalan tenim vardı.Babam bizim hayatımıza acıdan başka birşey katmamıştı sanırsam.Fazıl amcanın da ondan kalır bir yanı yoktu.İşe gidiyordu belki ama ondan bile emin değildim bir gün gidiyor üç gün izin günleri olduğunu söylüyordu.Fazıl amcayı tanıtmaya pek gerek olduğunu söyleyemem orta hafif göbekli 1.70 boylarında kirli beyaz sakallı bir adamdı.Annem bir balıkçı pazarında çalışıyordu.Gün boyu fazla yoruluyordu.Üstüne üstelikte birde eve gelip yemek hazırlıyordu ben ve Buse elimizden geldiğince yardım ediyorduk ona.Okulumda derecem yüksek olduğu için burslu bir sınav vardı.Birkaç günüm kalmıştı bir aydan fazladır bu sınava çalışıyordum.Anneme daha söylememiştim fakat Buse’nin haberi vardı.Yemekten sonra hemen ona çalışmaya başlıyordum.Eğer kazanırsam İstanbul’da burslu bir okulda okumaya başlıyacaktım bir vakıf okuluydu.Günler çok kısa sürede bitiyordu.Sınav günüm gelip çatmıştı.Cumartesi olduğu için anneme bir yalan uydurup yola çıktık.Buse de benimle gelmişti orada bulunmak istiyordu ve en az benim kadar o da heyecanlıydı.Sınav başladı ve bitti.Yüzümde güller açıyordu eve gitmeden dondurma alıp bunu kutladık.Çok az kişi katıldığı için  2 gün sonra sınav sonuçları açıklanacaktı.Eve doğru yol almıştık heyecanım hala devam ediyordu.Buse komşumuzun kızıyla ödev yapmak için gitti bende eve geldim.Anneme anlatacaktım tüm bu güzel şeyleri eve girdiğimde annemin evde olmadığını farkettim.Salondan gelen sesle irkildim.”Ooo  Nehir hoşgeldin nereden böyle?”Hızla arkamı dönüp Fazıl amcanın sesini duyduğumda nefesim kesildi.Korkmuştum ama belli etmemeye çalıştım.”Şey gezdim biraz Fazıl amca annem nerede?”Gözlerinde çözemediğim bir bakış vardı yüzünde de hafif bir sırıtış vardı.”Ben odama geçiyorum ders çalışacağım”deyip yanından yürümeye başladım.Kolumda bir soğukluk hissettim sıkıca tutmuş kaşları çatık yüzündeki iğrenç tebessümle bana bakıyordu.Hemen elimi çekmeye başladım.Fakat cılız çabam buna yetmedi.Bir iki adım geriledim o da benimle birlikte gelmeye başladı.”Fazıl amca bırak kolumu lütfen.” Düşüncelerim doğru çıkmıştı.Elini açık olan saçlarımın arasında dolaştırmaya başladı.Korkudan titriyordum.Elimi kıpırdamaya bile gücüm yoktu.”Nehir çok güzelsin be” Dudaklarım şaşkınlıkla aralandı.”Ne-ne demek istiyorsun Fazıl amca bırak gideyim”. Gülüşü daha da iğrençleşti.”Bırakmam öyle sana o kadar güzel elbiseler takılar ayakkabılar aldım elbette bir beklentim vardı senden güzelim.”Çenemi eliyle tutup sıkmaya başladı.Elinden kurtulmaya çalıştım.Soğukkanlılığımı korumaya çalıştım.”Fazıl amca bırak gideyim lütfen kimseye birşey söylemem” dediğimde gülmeyi kesip iyice yanaştı bana gözyaşlarım yanaklarımdan usul usul akmaya başladı.Geri geri gittim arkamdaki koltuğa sendeleyip düştüm.”Yaklaşma bana pislik adam.” Diye bağırmaya başladım.Bileklerimi kavradı hareket edemedim iyice yaklaşıp saçlarıma yanaştı.Daha sonra bacaklarımdan aldığım destekle kasıklarına tekmeyi vurdum.Bir anda dengesini kaybedip bıraktı beni.Hızla kapıya yöneldim ve tam açarken tişörtümden tutup çekmeye başladı kol kısımlarından biri yırtıldı.Bağırarak elime masanın üstünden aldığım vazoyu kafasında patlattım.Yavaşca gözleri kapandı ve yere düştü.Alnından kanlar damlıyordu.Ellerim titriyor ne yapacağımı bilemiyordum.Hızla  ev telefonuyla ambulansı arayıp evden uzaklaştım.Gözlerim ağlamaktan bulanıklaşmış boğazım kurumuştu.Tek gideceğim bir yer vardı o da annemin yanıydı.Hemen çalıştığı pazara doğru gittim ama etrafta annemi göremedim.Annemin bir arkadaşı vardı orada çalışan Selma teyze ona sordum.Bana hastaneden telefon geldiğini ve annemin hızla oraya gittiğini söylediğinde arkamı dönüp koşarak uzaklaştım.Bir parka gelmiştim.Hava kararmak üzereydi.Bense ne yapacağımı bilemeyerek tekrar ağlamaya başladım.Ne olduğunu öğrenmeliydim.Bu yüzden de mutlaka hastaneye gitmeliydim.Ama ilk eve uğradım oradan telefonumu aldım.Yerler kan gölüne dönmüştü.Ne annem ne de Buse vardı.Belki Buse hala arkadaşındadır diye komşumuza gittim.Onun da hastaneye gittiğini öğrendim.Birde hangi hastane olduğunu sorup soğukkanlılıkla yola düştüm.Hastane kapısında bir tereddüt yaşadım ama içeri girdim.Acil servise girer girmez annemin sandalyede Buse’ nin de elini alnına götürmüş halde gördüm.Fazıl denen adamı da sedye de başı sarılı uyurken gördüm.Tereddütle yanlarına gittim.Annem beni görür görmez gözlerini kocaman açtı ve yanıma gelip bir tokat attı.Sabahtan beridir zar zor durdurduğum gözyaşlarım tekrar akmaya başladı kahverengi gözlerimden.”Naptın sen ha ne yaptın kocama niye yaptın bunu?” Yakamı tutarak bir ileri gir geri sarsıyordu beni.Bense şoka girmiş bir şekilde sadece ağlamakla yetindim.Buse yanımıza gelip annemin elinden kurtardı beni.Güvenlikte sesimize gelip bize çıkmazı söyledi.Annem beni hızla kolumdan çekti ve dışarıya çıkardı.”Niye yaptın bunu Nehir nasıl kıydın ona?” Ne nasıl kıydın ona mı?Cidden bunları annem mi söylemişti?”Anne o adam” nefes alamadığım için sustum.”O adam bana tecavüz etmeye çalıştı anne?”diye bağırdığımda nefesim yine kesildi.Buse ağlamaya başladı “Biliyordum bunun olacağını abla demiştim ben sana” Anneme baktığımda ise iğrenişmişcesine bana bakıyordu.”Anne birşey demeyecek misin?”Yutkunamıyodum nefesim bitmiş gibiydi.Annem yüzünü ekşitip “Yazıklar olsun sana benim kocama nasıl iftira atarsın sen ha utanmaz.” Dediğinde içinde birşey koptu anneme inanamıyormuşcasına baktım.Buse de öyle.”Anne ne dediğimi duymadın mı ne iftirası anne böyle birşeyin iftirası olur mu anne?”Sesim titremiş ve sonra doğru sessiz çıkmıştı.Buse “Anne doğru söylüyor sürekli ablama farklı bir gözle bakıyordu o adam.” Annem bendeki bakışlarını Buse’ ye çevirip “Azıcık mutluluğu bana reva gördünüz bu yüzden iftira atıyorsunuz yazıklar olsun sizi emdirdiğim süte.”birde üstüne tükürüp beddua etti.Gözyaşlarım da sesimde fazla çıkıyordu.Buse yere çöküp ağlamaya başladı.”Anne bu adam normal değil lütfen inan bize yalan söylüyor gibi bir halim mi var?Anne lütfen lütfen…”

Bende pes edip yere çökmüş ağlıyordum annem ise bize gözlerini devirip “Keşke hiç olmasaydınız sizin gibi evlat olmaz olsun aynı babanız gibi yalancısınız sizi doğurduğum güne lanet olsun defolun gidin babanız size baksın, zaten bu güne kadar zar zor çektim sizi gidin buradan bir daha gelmeyin.”Gözlerim şaşkınlıkla açılabildiği kadar açıldı.Buse kesik kesik nefes alıyordu.Bense hiç birşey söyleyemiyordum sanki ağzımı sıkıca kapatmışlar gibi bir histi.Asıl şaşırdığım şey annemin bana değilde sadece yedi aydır tanıdığı değersiz bir şerefsize inanmasıydı.

Annem gözümdeki değerini bu sözlerle küçültmüş kalbimi elleriyle söküp atmıştı.Buse bana yaklaşıp sarıldı.Bense tepkisiz kaldım.Annemin gözünden birkaç damla aralıkla düşen yaşlar yerini soğukkanlılığa verdi.”Nefret ediyorum sizden.”Son sözü bu olmuştu dönüp arkasını giderken  biz sadece ağlamakla yetindik.Kollarımı Buse’nin ince beline sardım ve sımsıkı sardım.Annem bir hiç uğruna bizi terk etmişti.Bugüne kadar bizi gözünden sakınan annem bir anda canileşmiş ve bizi terk etmişti.Kızgındım hem de çok.Yavaşca Buse’den destek alıp ayağa kalktım.Titreyen ellerini avucumun içine alıp sıktım.”Ağlama ablacığım lütfen dayanamıyorum ağlamana.”Ağlamakta haksız da değildi.İkinci kere yalnızlığa terk edilmiştik bu sefer de annem tarafından.Buse’nin elini bırakmadan yolun tersine doğru yürümeye başladık.Evin yolunda hızla yürüyorduk.Eve geldiğimde odama girip küçük iki tane bavulumuz vardı.Hemen dolabımdan kıyafetlerimi koydum bir yandan ağlıyor diğer yandan hazırlanıyordum.Buse   ne yaptığımı anlamıştı.”Abla bende gelmek istiyorum daha fazla bu evde kalamam lütfen beni de götür lütfen.”Ağlamayı kesip ona döndüm.”Ben seni burada bırakmam ki gidicez ikimizde bu iğrenç yerden gidicez.”Elimi tekrar boynuna sarıp sıkıca sarıldım.Onun da eşyalarını toplayıp gitmeye hazırlandık.Bir şey eksikti para onun da yerini biliyordum.Annemin odasına girip sadece onun ve benim bildiğimiz kırık bir parkenin altındaki annemin benim için biriktirdiği parayı elime aldım bir yandan da pişmanlık duyuyordum. 6 bin tl olan parayı alıp hızlıca odadan çıktım.Mahalle karanlık olduğu için kimse yoktu.Ayakkabılarımızı giyip evden çıktık.Son bir kez büyüdüğümüz eve baktıktan sonra bavullarımızı elimize alıp mahalleden uzaklaştık.3 gündür bir otelde kalıyorduk.Pek bilindik bir otel değildi bu yüzden içimiz rahattı.Telefonum kapalıydı,annem de zaten hiç aramamıştı gerçekten bizi bırakmıştı demekki.Telefonumu açtığımda okulumdan bir mesaj geldiğini gördüm. 

“Nehir Aktaş girmiş olduğunuz burslu sınavdan yüksek bir dereceyle burslu olarak İstanbul Erkılıç Lisesi’nde okumaya hak kazandınız gelip işlemlerinizi hallediniz lütfen iyi günler.”

Mesajı görünce sevinmem gerekiyordu biliyorum ama ben tepki bile vermemiştim.”İstanbul’daki liseyi kazanmışım Buse.”dedim düşük bir ses tonuyla.Buse gözlerini kocaman açıp koşarak yanıma gelip telefonu alıp mesajı okudu.Sonra hızla bana sarıldı.”Abla tebrik ederim bunu kaçırma lütfen.” Aslında benim içinde iyi olurdu çünkü daha fazla buralarda kalmak istemiyordum.İçimi bir umut kapladı.Evet kesinlikle Buseyi de alıp buradan gidecektim.Vakit kaybetmeden hazırlanıp okula gittim.Kayıt işlemlerini hallettikten sonra Buse’nin okuluna gittik onunda kaydını aldırınca kalan parayla İstanbul’a bilet aldım.Orada daha ne yapacağımı düşünmemiştim fakat iş bulup aynı zamanda okulumu okuyacaktım tabi Buse de öyle.

Otobüs yolculuğu çekmek istemiyorduk hızlıca buralardan gitmek için uçak bileti aldım.Bu akşam 5’te uçağımız kalktı.Yeni bir hayat bizi bekliyordu.Arkamıza bakmadan buradan kaçmıştık.İstanbul’a geldiğimizde ilk yapacağımız ev bulmak oldu.Adını bilmediğim bir mahallede 1+1 daire buldum.Güzel ve küçüktü ikimiz içinde yeterliydi.Fakat mahalle biraz tehlikeli görünüyordu ama yapacak birşey yoktu.Kalan paranın kirasını buraya verdim.İçinide ev sahibi olan Semih amca ile ikinci el eşyalarla doldurduk.Allah var iyi adamdı.60 yaşlarında babacan bir adamdı.Kirayıda ucuza vermişti ardından Buse’yi de buraya yakın bir okula kaydettim.Ara tatil zamanıydı çalışıp para biriktirecektim.Güzel bir kafe de iş bulmuştum.Yeni yaşamıma başlama zamanım gelmişti.

Tags:

Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2022 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account