IMG_20220611_183102


Acı, katliam, soykırım, zulüm

“Kaybedecek birşey kalmadı”

“Öfkelen” “Bağır” “Savaş”

Suçsuz insanları anlamsız nedenlerle katleden bir dünya. Nafile gelmiş yüzlerce haykırış. Düzene karşı kurulmuş yüzlerce örgüt. İktidarlar tarafından bastırılan binlerce topluluk; onlarca isyan. Tüm dünya’nın aynı çizgiden ilerleyerek halka yaptığı zulüm. Bir nedeni var mı? Bu kadar zulme bir neden bulunabilir mi? Yaşananların bir mazereti, arkasına saklanılacak bir sebebi olabilir mi? Hep mi böyleydi? Hep mi böyle olacak? Geçmiş ve gelecek, şimdi ve ebediyen..? Kimse bişey bilmedi, bilmeyecek..? Kimse değiştiremedi, değiştiremeyecek.

Tüm ülkeler halkı bataklığa sürükleyen bir düzene ayak uyduruyordu. Dünyadaki tüm devletler insanları kimi ucuz bahanelerle kimi de hiçbir neden belirtmeksizin ağır cezalara tabii tutuyordu. Toplum bıkmıştı artık. Halkın bir bölümü birbirlerinden uzaklaşıyordu, bir bölümü ise bu kirli düzeni değiştirebileceklerine inanıp birlik olmaya çalışıyordu. Birbirlerinden uzaklaşan taraf, bu düzenin asla değiştirilemeyeceğini kabullenmişti. Amaç sadece yaşamak. Üç kurala dayalı bir yaşam; “Sorgulama, sessiz ol, uyum sağla. Sorgulama; devletin kurallarını, hukuğu, zulümü ve adaletsizliği asla sorgulama. Sessiz ol; Ucu sana dokunan kadar asla konuşma. Zulme sesini çıkarma. Sus ki sende ortak olma. Uyum sağla; onlara uyum sağla. Farkın olmasın. Beynini yıkasınlar, sorun değil. Sadece hayatta kal.” Bu insanlar silah kendilerine dayatılana kadar asla seslerini çıkartmaya türdendi. Sadece kendi yaşamları için çalışıyorlardı. Sadece yaşamak için. Düzeni değiştirme inancı olanlar ise genelde ailelerinin veya dostlarının intikamını almak için bambaşka yollara çıkmış insanlardı. Bu kesim, genel olarak bu düzene olan nefretleriyle kafayı bozmuştu. Onların üç kuralı ise bambaşka idi; susma, sorgula, değiştir. “Susma; zulüme ve adaletsizliğe sesini çıkar. Gerekirse bağır. Sorgula; neden böyle? Değiştir; yaşam adına değil, değişim adına çalış. Gerekirse bu yolda can ver.” Birçok millet ve topluluk ayrı ayrı dönemlerde, ayrı ayrı bölgelerde isyan çıkarmayı deneleseler de başarılı olamamışlardı. Bu topluluklar isyanlar bastırıldığı zaman örgütleşmeye başlamışlardı. Devrim ve isyanla değiştirmeyi başaramadıkları bu düzeni soykırımla değiştirmeyi hedeflediler. Fakat kurulan örgütlerin çoğu son dönemde devlet orduları tarafından yok edilmişti. Yaşanan bu son dönem, insanların psikolojilerini alt üst etmiş ve canlarını oldukça yakmıştı. Hiçbir toplum, hiçbir millet artık bu düzene dayanamıyordu. Hükümetin oluşturduğu baskı ve katliam gün geçtikçe artıyordu. Artık haddini çoktan aşmıştı bu yapılanlar. Yüzyıllar önce değişmişti bu düzen. Yüzyıllar bile değiştirememişti bu sistemi. Kimse hiçbir şey bilmiyor. Ne yapıyordu bu dünya? Ne içindi bu zulüm? Ne saklanıyordu insanlardan? Bu zulüm atalarının suçu muydu? Yoksa ataları mı şanslıydı?

Tags:

Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2022 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account