bilimkurgu-dunya

İstanbul eyalet başkanı Kadir Bey, bir gün Fuat’ı yanına çağırdı ve ona:

    “Fuat, yine sana işimiz düştü. Yalnız, bu seferki iş ışınlanma ile alakalı değil” Dedi, bunu derken sesi titriyordu. Bu haliyle sanki bir derdi var gibiydi.

          “Başkanım, sanki bir derdiniz var gibi” dedi Fuat, başkanın derdini anlamak için.

         “Kızım, kızım kaçırıldı” dedi başkan ağlamaklı bir ifadeyle.

          “Kızınız mı kaçırıldı?” dedi Fuat, şaşkınlıkla.

          “Evet” dedi başkan “Kızımı kaçıranlar fidye olarak benden başkanlığı bırakmamı istiyorlar. Aksi takdirde onu yeryüzüne götürüp bırakmakla tehdit ediyorlar” dedi, sesi titreyerek.

        “Başkanım, onların derdi neydi ki kızınızı kaçırdılar” dedi Fuat, merak içerisinde

       “Biliyorsun İstanbul Bölgesi dünyanın başkenti. Buradan çıkacak bir olay tüm dünyaya yayılır. Bu da kargaşalara ve savaşa yol açabilir. Anlayacağın onların derdi, benim yerime onların istedikleri birini geçirmek. Böylece benim yerime geçirdikleri kişiyle istedikleri gibi at koşturmak”

       “Anladıım” dedi Fuat, “Böylece İstanbul Bölgesinin iyi yönetilmediğini düşünen halk ayaklanacak, bu ayaklanma bütün dünyaya yayılacak ve bu şekilde de yeni bir dünya savaşı başlamış olacak”

        “Evet, aynen öyle” dedi Başkan “İşte bunun için seni çağırdım. Yeni bir dünya savaşını engelleyebilmek için”

         “Başkanım, bütün bunları ajanlarınıza değil de bana niçin açıklıyorsunuz?” dedi, Fuat merak içerisinde.

      “Fuat oğlum, kızımı kaçıranlar ajanlarımın içine kadar sızmışlar o yüzden onlara güvenemem” dedi başkan daha sonra derin derin nefes aldı.

       “Ya demek öyle” dedi Fuat, “Peki, benden ne istiyorsunuz?”

      “Senden başkasına güvenemem. O yüzden kızımı ancak sen kurtarabilirsin”

      Başkan bunu söylerken bir o yana bir bu yana gidip geliyordu.

      “İyi ama ben nasıl kurtarabilirim ki. Bu konular da hiç bir bilgim yok.” dedi Fuat, çaresiz bir şekilde. Ardından ayağa kalktı ve başkanlık ofisinden çıkacaktı ki başkan onu durdurdu.

        “Baba olmak böyle bir şey evlat, evladın için canını bile feda edersin. Onun kılına bir zarar gelse dünyayı yakarsın. Evlat, o benim tek evladım ve gözbebeğim” bunları derken gözyaşları şıpır şıpır akıyordu. “Evlat, onun için gerekirse başkanlığı bile bırakırım, ama bu seferde bu makam kötü insanların eline geçer. Bu da halkı kötülüğe itmek olur ki bunu hiç istemem. Evlat, ne olur kızımı kurtar. Bunu başkan olarak değil, boynu bükük bir babanın ricası olarak kabul et”

     Onun son sözleri Fuat’ı durdurmaya yetmişti. Çünkü o da babasına çok düşkündü. Babasına bir şey olsa mutlaka o da aynısını yapardı.

      “Tamam, efendim, kızınızı kurtarmaya çalışacağım. Yalnız bunun için birkaç kişilik ekip gerekli. Bir de kızınızı tanımamız için onun fotoğrafı” dedi Fuat, şefkatli bir sesle.

      Başkan, Fuat’tan aldığı olumlu cevaptan sonra hemen telefona sarıldı ve birkaç yeri aradı. Ardından Fuat’a dönerek:

           “İstediğin ekip yarına kadar hazır olur. O yüzden şimdi evine git ve hazırlığını yap. Ayrıca güzel bir dinlen. Ertesi gün buraya dinç bir şekilde gel” dedi başkan, ardından Fuat’ı yolcu etti.

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account