DUYGUSALL

Ogün şiddet fırtına vardı. Çatılar uçuşuyor ve yer yerinden oynuyordu Bu yüzden herkes de bir telaş vardı halk fırtınayı en az hasarla atmaya çalışıyordu ama olmuyordu. Çünkü yağmur çok şiddetliydi.  Fırtına ve yağmur iki saat kadar sürmüş taş taş üstünde bırakmamıştı. Yağmur bittiğinde halkın bir kısmı yaralı olarak kurtulmuş, diğer bir kısmı ise sağ olarak çıkmıştı. Yaralı olanlar, yaralarını sarmak için dışarı çıkmış yaralarını sarmaya çalışıyorlardı.

Yaralı olarak kurtulan halkın içinden bir bebek, sağ olarak kurtulmuştu, ama ne annesi ne de babası sağ kalmıştı. Yavrucak bu yaşında hem yetim hem de öksüz kalmıştı. Bilindiği kadar bir akrabası da yoktu. O yüzden halk toplanıp onu yetimhaneye götürdüler. Orada da yetkililerin ellerine teslim edip geri döndüler. Yetkililere teslim edilen bebeğe o gün Mustafa ismini verildi ve kendisi gibi olan diğer bebeklerin yanına koyuldu.

Yetimhaneye bırakıldıktan sonra aradan üç yıl geçmiş ve yetim Mustafa büyümüştü. Ayrıca ele avuca sığmaz hale gelmişti. Görünüşte mutlu görünüyordu ama öyle değildi. Yaramazlık yaptığı için sürekli dayak yiyordu. Bu yüzden de vücudunda yara bere eksik olmazdı. Bunlar da yetmezmiş gibi kendi yaşıtları arasında itilip kakılıyordu.

        Aslında o çok sakindi. Yaşıtları yaramazlık yapıyor onun üstüne atıyorlardı. Konuşamadığı için de kendini savunamıyordu. Yetimhanenin doktorları Mustafa’nın konuşma problemini çözmek için her şeyi yapmışlar ama yine de buna muvaffak olamamışlardı.

Aradan dört yıl daha geçmiş Mustafa yedi yaşına gelmişti, bu yaşına kadar birçok aile onu evlat edinmek istemiş ama konuşma probleminden dolayı vazgeçmişlerdi. Bu yüzden de iyice içine kapanık bir hale bürünmüştü.

        Bir gün, ondan büyük çocuklar onu aralarına almış dalga geçiyorlardı. Mustafa, konuşamadığı için kendini savunmakta aciz kalıyor, bundan dolayı kendini savunamıyordu. Bundan dolayı dasağına soluna bakınıyor, kendini kurtaracak birini arıyordu. Gözleri sağı solu tararken anne kokusunu duyduğu Hatice’nin geldiğini gördü.

      Hatice, onu dayak yerken görünce hiddetli bir şekilde bağırdı “dağılın” Onun sesini duyan çocuklar, Mustafa’yı oracıkta bırakıp korkudan sağa sola kaçıştılar.

      Hatice, çocukların çok sevdiği, ayrıca çok da korktukları bir kadındı. Derdi, tasası olan onun yanına gelirdi. Bu yüzden de herkes tarafından çok sevilirdi. O da çocukları çok sever herkesin başını okşardı. Özellikle de Mustafa’yı çok severdi. Onu ayrıca çok sevmesinin sebebi ise konuşma özürlü olduğundan dolayıydı.

Hatice onu kurtardıktan sonra naif bir şekilde başını okşadı ardından ona:

“Ah be oğlum bir konuşsan derdini anlatsan” dedi hüzünlenerek. Onun şefkati karşısında Mustafa ağzından anlamsız sözler çıkararak Hatice’ye sarıldı. Ardından gözyaşları sel oldu aktı.

“Ağlama yavrum, ağlama” dedi Hatice onun ağlaması karşısında “Ben her zaman yanındayım”

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2022 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account