IMG-20211008-WA0032

SÜ-İ ZAN:

Bir kişi hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan önyargılı olarak olumsuz kanaat taşımak.

                     *************

Bu hikaye tamamen hayal ürünüdür. Kurum, kişi, mekanla hiç bir alakası yoktur.

🇹🇷🇹🇷TANITIM🇹🇷🇹🇷

Avucumun içine düşen kar tanelerinin eriyişini izlerken göz yaşım soğuğa inat yakarak indi yanaklarıma.

‘Sen benim kar tanemsin; Berfu. Başkaları için her hangi soğuk bir kar tanesi, benim için kalbimi yakan benzeri asla olmayan kristalim. ‘

Buğulu sesini unutmamak için beynimde yankılandırdım yine…
Her yıl ilk kar yağışı acı verir miydi insanın yüreğine.

Acı ne kelime! Zemheri soğuğunun buzdan oklarını hissettim her günüm de.

Titreyen ellerime vücudum eşlik ederken önce sarı saçlarıma kapatılan şapka ve omuzuma bırakılan montla kendime geldim.

“Canım hasta olacaksın,.” Dedi iyice sararak.

“Şu yağan kar içimdeki ateşi söndürmesi gerekirken, benzin yerine nasıl geçer? Bana geldi, beni mutlu görmesi gerek ama ben onun gidişine alışamamışken, gelişine nasıl alışabilirim.  ” Dedim gri gökyüzünden yüzüme düşen kar tanelerine bakarken.

“Berfu; bırak ateş yansın ve bitsin. Sen arada harladıkça sönmeyecek. Bırak o ateş seni yakmadan, yanarak bitirsin kendini.” Dediğinde tam yüreğimde ki ateşin halini anlatmıştı.Ateş ne tam olarak ne yanıyordu ne de sönüyordu.

“Sen Yağız’ın hayat hikayesinin baş karakteri kadınsın! Bu hikayede kadın zamanla güçlenmeyecek çünkü sen zaten güçlü bir kadınsın. Ama Yağız’ın o gücünü görmeye ihtiyacı var. Hadi; sil acılarının sıvısını ve içeri girelim.” Dediğinde başımı sallayarak acilden içeriye girerek odamda oynayan kara yağız oğluna sarıldım sıkı sıkı. Babasının kokusunu onda arayan, yüreği yaralı bir kadınım.

Ben Berfu ELDEM. Anestezi uzmanı, 5 yaşında adı gibi kendide Yağız’ın annesi, vatanı uğruna şehit olmuş bir askerin yareni. Adının, rütbesinin önemi olmayan binlerce vatan evlatlarından birinin, sevgisine doymadan benden çok sevdiği şehadet şerbetini içtiği İbrahim’in göz bebeği.

**********
Ayağımdaki botların çamurlarının hangi dağdan koparak benimle geldiğini düşünmeden edemedim. Belki botlarıma özgür olmak için tutunmuş, belki de ben istemeden onları yurtlarından ayırmıştım.

Sırtımdaki çantanın ağırlığını yüreğimde taşırken anahtarımla evimizin kapısını açtım.

Bedenen sıcak, ruhen soğuk evimin içinde doladığımda ben ve hiç ayrılmayan yanlızlığımla baş başaydık.

Sizin yolunuzu gözlemeyen, sizin için korkmayan birini sevmek, ‘seni seviyorum’ kelimesi sadece dilinin ucunda öylesine söyleyen biriyle evli olmak hayatı yalnız yaşamaktan daha zormuş.

İnsan sizden çok sevildiğini bildiğiniz bir eşyayı kıskanır mı? Ben kıskanıyorum; Bir koltuğu, bir yatağı, bir bibloyu.

Ben; Sadece vatanın evladı olarak ana yerine koyduğu vatanına aşık olan, baba yerine koyduğu abisi PÖH Albay Ömer’in kardeşi Jandarma Yüzbaşı Hamza Zeyrek.

Evliliğin anlamına hiç varamamış, sadece bir ailesi olsun isteyen sevilmeye hasret çeken bir vatan sevdalısı.

Benim bedenimden önce umutlarımı şehit ettiler.

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account