Screenshot_20210122-215242~2

1. Bölüm: Gizli Hayran

*Gökyüzünde bir tek yıldız bile yok*

~~••

Sonbahar yapraklarını izlerken ben kimim diye düşünüyorum ben neden bu ailedeyim ben neden doğdum? İsmimi niye Rüya koymuşlar evet evet ismim Rüya Akar. 18 yaşında birkaç ay sonra hukuk fakültesine gidecek olan kız.

Çocukluğumdan beri içimde garip bir duygu vardı sanki her an tehlikedeymişim gibi sanki buraya ait değilmişim gibi. Hayat benden yana hiç olmamıştı ne hayat beni severdi ne de ben hayati severdim. Gözlerim sürüklenerek uçan yaprağa takıldı acaba bende mi sürükleneceğim sonra uçup başka diyarlarda bulacağım kendimi. Sigaramı kültablasına bastırıp söndürdüm.

Dolabımdan siyah tişort siyah pantalon siyah deri cekete ve siyah botlarımı giydim saçlarımı at kuyruğu yapıp makyaj yapmadan -makyaj yapmayı sevmiyorum- çantamı alıp çıktım. Gece yürüyüşlerini severdim tabi bir ayyaşa çatmazsam. Kulaklığımı kulaklarıma takıp sessizce yürümeye başladım nereye gittiğimi bilmeden zaten ben neyi biliyorum ki…

Yarım saattir yürüyorum ama içimdeki sıkıntı bir türlü bitmiyoren sonunda kaldırıma oturdum. Gözlerimi gökyüzüne çevirdim harika bakacak bir yıldız bile yok şansım bu kadar işte be- dur bir dakika bir ses duydum kulaklığımı çıkarıp sese doğru koştum çünkü bu bir kadın çığlığıydı. Sokaktan sağa döndüğümde çıkmaz bir sokak karşıladı beni yerde yatan bir kadın üstünde de bir adam kadın ” Bırak benii” dediğinde adam “şşittt seni kimse duyamaz boşuna bağırma” buna içimden kahkahalar attım.

“Senin yerinde olsam bu kadar emin olmazdım!” sesim beklediğimden de sert çıkmıştı.

İkiside bana döndüğünde ifademi donuk tutmaya çalıştım. Adam sinirli gözlerle bana bakıyordu ama birden gözleri parladı. Ayağa kalkıp yanıma geldi ben onu takmayıp kıza dönüp elimi uzattım bana kararsızca bakarken güven veren bir tebessüm bahşettim kız elimi tutup kalktığında “dikkat et” dedi.
Adam sağ bileğimi tuttuğunda sol elimle yumruk attım suratına afallayıp bir iki adım geri gitmişti.

Karnına tekme atıp kıymetlisine dizimi geçirdim o yerde kıvranırken kızın elinden tutup koşmaya başladım. Evimin önüne geldiğimizde soluklandık birkaç dakika sonra kız konuşmaya başladı.

“Teşekkür ederim.”
Kızın haline bakıp tebessüm ettim.
“Teşekkür etmene gerek yok ben yapılması gerekeni yaptım.”
Kız birden bana sarılınca ne yapacağımı bilemedim ben uzun zamandır kimseye sarılmadım. Sahi ya birine sarılmayalı ne kadar oldu 3 yıl 5 yıl?
Ellerimi kızın ince beline doladım ve inanmayacaksınız ama uzan zaman sonra ilk defa güven hissettim o kollarda sanki benim olmayan şansım gibi ve icimden bir ses bu kızla kopamayacağımız bir bağ olacağını söylüyor. Kız benden ayrıldığında elini uzattı.

“Ben Ada.” elini tuttum.
“Bende Rüya. Seni evine bırakayım ben” dedim kibar olmaya çalışarak artık ne kadar kibar olabilirsem. Kız karşımda kıvranıp dururken kaşlarımı çattım.
“Bir sorun mu var?”
“Şey… Aslında evet benim gidecek bir evim yok yetimhameden yeni çıktım ve kalacak bir ev bulamadım.” dedi. Bu kız sanki benim yıllar önceki kopyamdı savunmasız… Elimi başıma götürüp ovaladım.
“Bende kalmaya ne dersin? Evde tek yaşıyorum.”
“Sana rahatsızlık vermeyeyim”
“Hayır rahatsız olmam sadece tek bir şartım var”

“Nedir şartın?” gülmeye başlayıp.
“Her pazar ıspanklı börek istiyorum” bu dediğime o da gülüp boynuma atlamıştı.

~~••
Yüzümde Allah’ın belası bor şey geziyor o yana dön bu yana dön gitmiyor hatta daha çok geziyor en sonunda elimle yüzüme vurunca bir kahkaha sesi duydum. Gözlerimi açınca Ada’yla karşılaştım bana hunharca gülüyordu. Dün akşam psikolojisi alt üst olduğu için ona güzel bir yemek hazirlayip duşa sokmuştum.
Sonra yatağına yatirip bende kendi yatağıma geçip uyumuştum tabiki de böyle uyandirilmayi beklemiyordum. Kaşlarımı çatıp.

“Sen şimdi görürsün” deyip yataktan fırladım. Ada koşup kendi odasına gittiğinde bende hemen peşinden girdim masada duran su dolu bardağı Ada’nın üstüne fırlattım. Ve Ada sırılsıklam olur.

~~••

Sabah ki su savaşımız bitmiş evde mal gibi oturuyoruz en azından ben oturup hayatımı sorguluyorum dün akşam onun o sokakt ne işi vardı? Birden bu aklıma takıldı.
“Ada senin dün akşam o sokakta ne işin vardı?” Ada yeşil gözlerini grilerime çevirdi.

“Ben yetimhaneden çıkalı 2 gün oluyor birinci günümü dışarda geçirdim ev bulmak için emlakçıya gittim o da oraya götürdü kirayı fazla isteyince evden cıkıp gittim bir parkta oturdum akşam olmuştu birkaç kişi gelince ordan uzaklastım fakat biri beni takip ediyordu gördüğüm ilk sokağa girdim ve y-yakalandım bana s-saldırmaya başlayınca şansıma sen geldin kurtardın beni tekrar teşekkür ederim.”

Bu kız iyi ve masum birine benziyor ama güvenmemeliyim. Ayağa kalktım.

“Hadi kalk iş aramaya gidiyoruz dün isten kovulmuştum hemde beraber calisiriz ha ne dersin?”
Sevinçle ayağa kalktı. “Tamam” deyip odasına doğru koştu.
Odama girip siyah kot pantalon ve mavi bir tişört giydim beyaz ayakkabılarımı giyip çantamı aldım.

~~••
2 saattir sokak sokak dükkan dükkan geziyoruz ama bize uygun bir iş bulamadık.
“Ada napıcaz hiçbir yer ne bizi kabul ediyor ne biz kabul ediyoruz.” valla aha şuraya yığılıp kalacaktım.
“Üzülme be Rüya’m buluruz bir çaresini” deyip tekrar yürümeye başlamıştık. Karşımıza AVM cıkınca bir yemek yiyelim dedik yemek katına çıkarken gözüm bir mağazaya ilişti ‘ELEMAN ARANIYOR’ Ada’yı durdurup mağazayı gösterdim. Biz oraya nasıl girdik nasıl patronlarıyla konuştuk ve nasıl buranın çalışanı olduk anlamadım.

Bugün işe başlamıştık ben sert bir kızdım ve bu iş benim için çok zor olacak çünkü elbise beğenmeyip beni peşlerinde koşturan kızları yolabilirdim. Sonunda akşam olup eve gitmiştik. Odama girip üstümü değiştirdim. Yatağıma yatacakken yorganımın üstünde ki not dikkatimi çekti.

“Yeni işin hayırlı olsun sessiz kaçırılman dileğiyle…”
-gizli hayranın-

Bu not resmen kaçırılacağımın habercisi ben kaçırılırsam beni kim kurtarır hiç kimse. Beni umursayan yok ki ama ya o Ada ona bir şey yaparsalar kız zaten savunmasız onu korumam gerekiyor ilk defa telaşlıyım bu evi hemen terk etmeliyiz. Ada’nın odasına koştum.

“Ada! Ada kalk gidiyoruz acil bu evi terk etmemiz lazım hızlı ol!” Ada’yı orada bırakıp odama girdim siyahlara bürünüp sırt çantama birkaç eşya ve biraz atıştırmalık bir şeyler koydum. Ada da hazir olunca evden koşarak uzaklaştık fakat bir araba önümüzü kesti. Allah kahretsin!

Ada’ ya son bir kez baktım daha yeni tanışmıştık ona güvenemesemde içim ısınmıştı. Hayatım hep zordu acıydı mutluluğa dair tek bir kırıntı bile kalmamıştı mutluluk benim için çürümüştü rüzgar kadar fırtınalı kasırga kadar acımasızlığı öğretti hayat ama bir yazarımız der ki: Sonu güzel olanın yolu dikenli olur. Evet ama ben bu yolda sonumun ne olacağını bilmiyorum.

Ada’nın ağzından çıkan kelimler beni bozguna uğrattı.

“Ağbi”

~~••

Selam canlarım

Bu kurgumu wattpad platformunda da yazıyorum 7 tane bölüm hazır ama sınavlardan sonra bölüm atmaya devam edeceğim inşallah kocaman bir aile oluruz.


Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account