photo_2021-02-19_02-38-32

Bölüm 1

Çalan telefon beynini dövüyordu Zümra’nın, oflayarak telefon eline aldı, gece epey geç yatmıştı ve gözünü açamıyordu. Arayana baktı,,kısık mavi gözleri ile ekranda gördüğü isim içini ısıttı bir an. Uykusu bile kalmamıştı.

“Aşkım.” diyerek telefonu açtı.

“Uykucu uyanamadın mı daha?” dedi genç adam.

“Telefon sesine uyandım. Dün akşam defilem vardı biliyorsun.Geç vakite kadar çalıştım da.” diye açıklama yaptı genç kadın.

“Ben de seni kahvaltıya çağıracaktım. O güzel gözlerine bakarak kahvaltı yapmak istiyordum.”

Aah bu güzel teklife uykumu kalırdı.

“Hımmm… Burada mısın? İşin yok mu senin?” diye sordu Zümra. Sevgilisi başka bir şehirde oturuyordu, işlerini oradan yürütüyordu.

“Evet İstanbul’dayım çok önemli işlerim var.” dedi adam.

“O zaman…” diye söze başlamıştı ki Zümra, genç adam sözünü kesti.

“İşim seninle… Hadi hazırlan seni alayım.” dedi. Çok özlemişti, hayır diyemezdi ki.

“Hemen hazırlanıyorum.” diyerek telefonu kapattı Zümra.

Bir yıl önce tanışmışlardı Şamil ile. Zümra’nın doğum gününde. Arkadaşları kutlama için sürpriz bir parti hazırlamıştı.  Merve, Zümra’yı o gün telefonla arayıp, hemen istediği yere gelmesini, başının belada olduğunu söylemişti, arkadaşının yardımına ihtiyacı vardı. . Merve ve Zümranin çok eski dostlukları vardı. Zümra, Merve’nin verdiği adrese hemen gitti kapıyı çaldı. Kapıyı Merve açmıştı.

“Neler oluyor Merve. Bu ev kimin ve bizim burada ne işimiz var?” diye sorularını sıralamıştı arkadaşına. Kızın kıyafeti de hiç başında bela olan tarzda da değildi. Gerçi Merve moda dergisinden fırlamış gibi giyinirdi.

“Sen içeri gelsene.” diyerek elinden tutup eve soktu Zümra’yı. “Burası bir arkadaşımızın evi.”

“İyi de ne işimiz var burada?” diyerek salona girdiklerinde

“Sürpriiiiiz!” diye bağıran kalabalığa çevirdi bakışlarını.

“Merve?” dedi Zümra şaşkınca.

“Canım arkadaşım bugün doğum günün kutlamayacağımızı mı sandın?” dedi. Zümra şoktaydı.

“Evet ama akşam bizim evde kutlamayacak mıydık?” diye sordu Zümra.

“Arkadaşlarla sürpriz yapalım dedik.” Merve’nin erkek arkadaşı gelip sarıldı Zümra’ya.

“Canım benim iyi ki doğdun.” diyerek kutladı Okan.

“Teşekkür ederim de bu ev kimin?” diye sordu Zümra. Epey büyük ve güzeldi.

“Ah tabi ya!” diyerek elini tutup çekiştirdi Merve “Sana evin sahibini tanıştırayım. Zümra’nın kardeşi Zülal’le yan yana duran adamın yanına götürdü Zümra’yı.

“Şamil, seni doğum günü kızıyla tanıştırayım. Zümra…” Zümra tam önünde duran adama gözlerini dikmişti. “Şamil, Okan’ın  üniversiteden arkadaşı , bu evde onun…” Zümra, kendisine uzatılan eli sıkmak için elini uzattı.diğer kızlara göre uzun olan Zümra, bu adamın yanında kısa kalmıştı. çok yakışıklı sayılmazdı ama etkileyici bir yüzü vardı.

“Ben memnun oldum.” diyebildi sadece, oysa ne çok gevezeydi bilirdi arkadaşları.

“Ben de.” diyen Şamil, gördüğü resimlerden daha güzel bir kız olduğunu düşünüyordu bu kızın. Okan sürekli tanıştırmak istiyordu ama olmamıştı. bu arada Okan’la Merve’nin ‘oldu bu iş’ der gibi bakışlarını yakalamıştı Şamil.

“Ablacığım.” diyerek Zülal ablasına sarıldı. “Doğum günün kutlu olsun.”

“Sen de bu işin içindesin demek ki?” diyerek kardeşine sarıldı Zümra.

“Bensiz olur mu hiç?” Zümra ve Zülal arasında üç yaş vardı. Birbirlerine çok benzeyen iki kız kardeştiler.

Şamil’le o gece tanışmışlar ve aşık olmuşlardı. dillere destan güzellikte ki Zümra, daha ilk bakışta çalmıştı bu dev adamın kalbini, mavi gözleri bir hançer gibi girmişti kalbine Şamil’in. Zümra ise aşkın deryasına dalmıştı bu adamla, huysuz adamı yola getirmişti Zümra’nın aşkı. Şamil’in huysuz ve mutsuz kalbi onunla hayata kavuşmuştu.

Basın onların aşkını malzeme yapmıştı kendine oysa onlar gizlice yaşamak istiyorlardı aşklarını Şamil’’in ailesi bu ilişkiyi kabul etmemişti. Zümra bunu anlıyor bu nedenle de Şamil’in üzerine gitmiyordu. Bekleyecekti… onu seviyordu, sabredecekti onun tek istediği sevdiği adamdı, onun için her şeyden vazgeçmeye bile hazırdı. Şamil’den sonra kendine kurallar koymuştu. Sunduğu elbiselerde seçici davranıyordu ondan sonra iç çamaşırı defilesine de çıkmamıştı. manken dünyasının en arananlarından olması işini kolaylaştırıyordu. Ve galiba birazda Şamil’in bunda payı vardı. Şamil aslında işi hemen bırakmasını istemiş Zümra’nın annesi Zerrin Hanım evlenmeden bırakmasına izin vermemişti Zümra’nın üzerinde epey otoritesi olan bir anneydi.

Hızla hazırlandı Zümra, Şamil geldiğinde onu bekletmek istemiyordu.

“Ooo harika görünüyorsun.” dedi Zülal “Sanırım Şamil geldi.” İkisinin ilişkisini asla kabul etmemişti Zülal

“Evet, gelmiş birlikte kahvaltı yapacağız.” dedi Zümra.

“Kahvaltı yapın da…” dedi annesi sitemle “Kızım bu işin adını koysanız artık. Bir yıl oldu çıkıyorsunuz.”

“Anne zamanı var her şeyin.” dedi Zümra. Annesinin her şeyi bilip de onu böyle zorlaması canını sıkıyordu.

“Seni neden istemezler anlamadım ki? Çok güzelsin…” dedi Zerrin Hanım dudağını büzerek.

“Anne demek ki bazı insanlara güzellik yetmiyor.” Zümra bıkmıştı bu çözemediği sorunlar için ısrar edilmesinden.

“Burunları büyük onların, ‘Karadağlı’ların’ manken gelin olur muymuş?”

“Anne yeter lütfen… Alışacaklar…” bu arada çalan kapı ziliyle Zümra koşarak kapıya gitti sevdiği adam kapının önünde duruyordu. Elinde bir demet çiçek vardı Zümra sevdiği adama sarıldı.

“Seni özledim.” dedi fısıltıyla.

“Ben de seni.” derken Şamil, öksürük sesiyle birbirlerinden ayrıldılar,

“Hoş geldin Şamil.” dedi Zerrin Hanım. Şamil gidip elini sıktı, elindeki buketi uzattı.

“Hoş buldum, bunlar sizin.” Zerrin Hanım çiçekleri aldı “İzin verirseniz biz çıkalım.” dedi Şamil. Ortamda bir gerginlik olduğunu anlamıştı.

“Çıkın ama dönüşte konuşacağız.” Şamil konuyu anladığını düşünerek neden olduğunu sorgulamadı. El ele çıktılar boğaz da güzel bir yere geldiler masaları hazırdı, karşılıklı oturdular.

“Neden geldin İstanbul’a, haber de vermedin?” dedi Zümra adamın gözleri kızından bir an bile ayrılmıyordu.

“Sürpriz olsun istedim.” dedi Şamil.

“Oldu.” dedi Zümra gülümseyerek. “Ama söyleseydin ben de programımı ayarlardım.” Şamil çatalını bıraktı tabağının yanına.

“Ben tüm zamanını bana ayırmanı istersem?” Zümra soran gözlerle baktı. “Evlen benimle deniz gözlüm… benim yarim ol!” Zümra bu teklifi şu an beklemiyordu. Ne diyeceğini şaşırdı Şamil uzanıp elini avucunun içine aldı. “Benim kadınım olur musun?”

“Evet… evet… evet… senin her şeyin olmaya hazırım.” Şamil avucunu öptü sevdiğinin cebinden çıkardığı pırlanta yüzüğü parmağına taktı.

“Hemen evlenelim.” dedi genç kıza.

“Ama anlaşmalarım var benim.”  itiraz eti Zümra ama o da hemen evlenmek isterdi.

“Bu yüzük bu parmağa girdi artık sadece bana aitsin. Defile falan yok artık biliyorsun hiç hoşlanmıyorum bu durumdan.” diyerek itiraz etti.

“Senden sonra daha mutaassıp kıyafetleri sundum.” dedi Zümra., Şamil’e bunun yetmediğini biliyordu aslında.

“Ah! Bana eskileri hatırlatma!” dedi Şamil.

“Tamam hatırlatmayacağım ama benim ailem buradan kazandığımla yaşıyor.” diyerek adamın bildiklerini yine söyledi adama  Zümra.

“Sorun değil, onlar yine aynı ev de yaşarlar ben onlara aylık bağlarım.” dedi Şamil daha önce de yapmıştı bu teklifi ama Zümra kesinlikle itiraz etmişti. Evlenmeden bir adamın parası ile yaşayamazdı.

“Her şey bu kadar kolay senin için değil mi? Ailen ne diyor bu duruma?” diye sordu Zümra.

“Ailem… Onlar seni gelinleri olarak kabul ediyor.” Zümra buna elbette şaşırmıştı. Nasıl olmuştu bu acaba?

“Beni ne zaman gelip isteyecekler.” diye sordu ümitsizce.

“Siz ne zaman uygunsanız ve hemen Bursa da düğün yapacağız.” dedi Şamil.

“Onları nasıl ikna ettin?” diye sordu Zümra, hala inanamıyordu.

“Zor oldu ama ikna oldular.” gerçekten çok zor olmuştu.

“Beraber mi yaşayacağız?” Şamil için elbette katlanırdı ama dede onunla aynı evde yaşar mıydı emin değildi.

“Bir süre evet bizim için ev yapılana kadar.” Duyduğuna şaşırmıştı kız.

“Beni sevmiyorlar ayrıca beni…” diye konuşmaya başladığında.

“Seni sevecekler ben eminim bundan.” diyerek Şamil kızı susturdu.

“Bunu tüm kalbimle istiyorum.” dede iel uzun uzun sohbetler bile etmek istiyordu kız.

“Akşam annenle de konuşacağım. Ailem de hemen yarın gelebilir isteme işi için.” Bu kadar acele nededi ki? Gerçi Zümra için sorun değildi ama .

“Yarın mı? Canım dedim ya anlaşmalarım var.” dedi Zümra üzüntüyle.

“Sen benimle evlenmek istemiyor musun?” diye sorarken Şamil sevdiği kızın elini tuttu uzanıp.

“O nasıl söz? Elbette istiyorum.” diye cevap verdi Zümra “Biliyorsun ben sorumluluk sahibi biriyim. Söz verdim.”

“Sana dedim bu yüzük bu parmaktaysa sen mankenlik yapamazsın. Tüm sorumluluk ben de sana kaç defa bırak bu işi dedim.” derken yüzüğün etrafında parmağını gezdirdi adam.

“Ne ile geçinecektik, senin paranı almayacağımı demiştim.”

“Şimdi karım olacaksın sorun kalmadı artık.” Şamil son sözünü söylemişti ya evlenecek evinin kadını olacaktı ya da Zümra Şamil ’siz bir hayat düşünemiyordu. Bu akşam ki programı iptal etmek için hemen ajansı aradı. Bu akşam iptal ederdi ama ya sonrası…

“Zümra’cığım tebrik ederiz. Evleniyormuşsun?”

“Siz nereden duydunuz ki?” soran gözlerle sevdiği adama bakıyordu.

“Şamil Bey’le konuştuk canım. Size mutluluklar dileriz.”

“Yani sorun yok mu?” diye sordu Zümra.

“Yok.” yanıtı aldı genç kadın.

“Ben ajanstan ayrılacağım.”

“Ayrıldın bile canım, bizi düğününe davet etmeyi unutma.” diyerek telefonu kapattı manjeri. Şamil’e baktı uzun uzun sessizce Şamil kahvaltısına devam ediyordu.

“Seni dinliyorum.” dedi Şamil, şuan bu güzel kızın kafasında bir sürü soru işaretinin dans ettiğini tahmin edebiliyordu.

“Ne zaman bitirdin bu işi?” diye sordu Zümra bir çırpıda.

“Bitti sen ona bak.” dedi Şamil. Evet bitmişti ama bu şekilde olmasını sevmemişti Zümra, gülümsedi kendi kendine, bu güçlü adamı seviyordu. Nasıl yaptığını anlatmayacağını biliyordu. Zaten olmasıydı önemli olan. Kahvaltılarını yaptılar düğünü planlarken.

“Şimdi benim gitmem lazım halletmem gereken işlerim var. Akşama gelip annenle konuşacağım.” diyerek garsonu çağırdı Şamil. Hesabı ödeyip ayağa kalkarken bundan sonra hayatını beraber geçirmek istediği kıza elini uzattı.

“Annem ya beni sana vermezse?” diye sordu Zümra sevdiği adamın avucunun içine elini bırakırken.

“Kaçırırım, bundan zevk de alırım.” dedi Şamil sevdiği kıza sarılırken. “Bak bizimkilerin gücü yetti mi seni almama?” diye sordu kıza.

“Seni seviyorum koca adamım.” dedi Zümra sevgiyle.

Şamil, Zümra’yı evine bırakırken ‘akşama geleceğim’ diyerek gitti. Zümra eve girdiğinde ağzı kulaklarına varıyordu.

“Anne, akşama gelecek Şamil ve benimle evlenmek için senden izin isteyecek.” dedi sevinçle annesine sarıldı.

“Oh nihayet seni ortada bırakacak diye korkuyordum.” dedi Zerrin Hanım. Her seferinde bu kızın moralini bozacak bir cümle kurabiliyordu kadın.

“Anne bu ne demek şimdi?” diye sordu Zümra annesine.

“Ne demek olacak kızım? Ne zamandır çıkıyorsunuz? Onun yüzünden kaç kişiyi geri çevirdin. Eee yaş da ilerliyor zengin bir koca bulman lazımdı. Her zaman bu kadar genç ve güzel olmayacaksın.”

“Anne yapma. Ben Şamil’i seviyorum o da beni seviyor.” dedi Zümra.

“Kızım ben gerçekleri söylüyorum.” dedi Zerrin Hanım.

“Üff ya uyutmadınız.” diyerek Zülal odadan çıktı.

“Zülal, Şamil bana evlenme teklif etti.” dedi sevinçle Zülal öylesine baktı.

“Aman iyi evlenin bu arada biz ne olacağız?” diye sordu Zülal. Neden onun sevince ortak olamazdı bu ikisi.

“Şamil düşünmüş bunu. Bu evde yaşamaya devam edeceksiniz o sizin geçiminizi sağlayacak.” derken kırgınlığı sesinde yansımıştı kızın.

“Oh ne güzel sen kocaman konakta yaşayacaksın, biz bu evde.” diyerek kollarını açtı annesi.

“Anne ne demek istiyorsun?” Zaten yıllardır bu evde yaşıyorlardı. Ve hiç bir şey değişmeyecekti ve ev oldukça büyüktü.

“Bizi bu evde bırakıp, konakta yaşamaya razı olacak mısın sen?” dedi Zerrin. Dert konak mıydı yani?

“Anne biz kısa bir süre orada kalacağız, kendi evimize geçince sizi de alırız.” dedi Zümra.

“İyi aman öyle olsun sen bizi pek düşünmezsin ama…” diyerek annesi sitemlerine başlamıştı yine. Ala mutlu olmuyordu kadın.

“Anne yapma ne olur.” dedi Zümra bıkmıştı tüm bunlardan ama annesiydi işte.

“Ben defilelere çıkarım anne sen korkma. Ben sana bakarım.” hah Zülal eksikti zaten.

“Siz beni üzmeye mi çalışıyorsunuz?” dedi Zümra kaşlarını çatarak.

“Yooo…” diye cevap verdi annesi “Sen gideceksin, bizi merak etme.” Zümra annesine sarıldı yine de, her şeye rağmen çok seviyordu annesini.

“Sen üzülme fıstık, en kısa zaman da benimle aynı evde olmanızı sağlayacağım.”

“Tamam bakalım göreceğiz.” derken Zerrin hanım bundan epey ümitsizdi.

“Ben dışarı çıkıyorum bu akşam.” dedi Zülal yüzünü buruşturarak.

“Ama Şamil gelecek.” diye itiraz etti Zümra.

“Ay sevmiyorum ben öyle vıcık vıcık.” diyerek odasına girdi kız.

“Anne kızına bir şeyler desene.” diiyerek annesinden yardım istedi Zümra.

“Aman bırak gitsin, canınızı sıkardı akşam.” dedi Zerrin Hanım.

“Bunun derdi ne?” diye sordu Zümra annesine.

“Sen bırak onu.”  Zerrin Hanım kızının derdini biliyordu ama çözümsüzlüğünü de tecrübe etmişti geçen bir yılda.  Zülal her zaman ki gibi ablasını kıskanıyordu Şamil’e o da ilgiliydi annesi ile çok konuşmuştu bu konuyu. Elinden geleni yapmıştı ama olmamıştı Şamil’in gözü sadece Zümra’yı görüyordu.

Şamil, Karadağlı ailesinin tek oğluydu ailesi bu ilişkiye karşı çıkmış, direnmişti ama oğulları bu manken kızı bırakmamıştı sonun da razı olmuşlardı.

Şamil’in babası, oğlu daha beş yaşındayken ölmüştü annesi Fikriye ve iki kız kardeşi vardı. Babasının iki kız kardeşi vardı ailenin en büyüğü Emin Dede işleri Şamil’e devredip köyüne gitmişti. O kızı bu evde gelin olarak görmek istemiyordu. Giderken torununa epeyce söylenmişti ona göre bu kız ahlaksızdı ama torunu herkesin gözüne ziyafet çeken birini karı yapacaksa diyeceği de pek bir şey yoktu. Şamil de Emin Dedesi gibi dediğim dedik biriydi sevdasından da vazgeçmemişti.

Akşam elinde hediyelerle geldi Zümra’nın evine Şamil, Zerrin Hanımı tek derdi kendilerine ne olacağı idi kendi evlerine geçince onları yanlarına almaya söz verdi Şamil. Zülal yoktu, dediği gibi gelmemişti.

Kız isteme, söz, nişan hemen yapılmıştı düğün ve nikah bir hafta sonra memlekette yapılacaktı. Dünürler birbirlerini hiç sevmemişlerdi ama nezaketen kimse sesini çıkarmıyordu istememek de çok direndikleri Zümra’ya ise bayılmışlardı tek sorunları ahlak konusuydu ama bu hanım hanımcık gelin adaylarına içleri kaynamıştı.

Gelinlik alırken Şamil hiç karışmamış istediği gelinliği almasına izin vermişti Zümra vücudunu sımsıkı saran, sadece sırt dekoltesi olan uzun bembeyaz bir gelinlik almıştı kendisine. Düğün için alış veriş bitince Bursa’ya evlerine döndüler Fikriye Hanım düğün hazırlıklarına başlamıştı bile, dede olmadığı için çok büyük bir düğün olmayacaktı yakın eş ve dostun katıldığı nikah cemiyeti olacaktı.

Gelin artık hazırdı. Gelinin hazırlanması için bir oda ayarlanmıştı konakta. Zümra’nın içi içine sığmıyordu. Gerçi defileler de zaman zaman gelinlik giymişti ama bu başkaydı. Yüreğinin ritmi artarken birazdan evleneceği adam kapıyı açarak içeri girdi. Beğeni dolu bakışlarla gelinini inceledi.

“Acaba yer yüzünden senden daha güzel bir kadın var mıdır?” gelinin ellerinden tutmuş, bileklerine dudaklarını bastırmıştı.

“Beğendin mi?” diye sordu Zümra, Şamil alt dudağını ısırdı.

“Beğenmek kelimesi anlamsız kalır güzel kadın… Bayıldım.” derken elinden tutup etrafında döndürdü.

“Bu… bu sırt dekoltesi sadece bu gece…”

“Seviyorum ama.” diye itiraz etti Zümra.

“Ben de seviyorum.” açılan kapıyla birbirlerinden ayrıldılar. Gelen Şamil’in kız kardeşiydi.

“Abi hadi sizi bekliyor herkes.” dedi kız.

“Tamam geliyoruz, sen git.”

“Bak kardeşinin de sırt dekoltesi var.” dedi Zümra.

“Ona da evleneceği adam giydirmesin bana ne?” dedi Şamil.

“Kıskanç değildin bu kadar sen.” dedi Zümra odadan çıkmak için eteklerini toplarken.

“Eskiden benim değildin.” dediğinde Zümra ters ters baktı sevdiği adama. Ne demekti şimdi bu? Tam kapıyı açacakları sırada kapı dışarıdan açıldı.

“Merve!” diye bağırdı Zümra arkadaşına sarılırken. “Canım gelmeyeceksin sandım.”

“O Okan’ın olduğu ortama girmeyecektim ama senin düğününden olmamı çok istediğini bildiğim için geldim.” Okan’la olaylı bir şekilde ayrılmışlardı.

“Çok sevindim hayatım.” dedi Zümra.

“Merve hoş geldin.” dedi Şamil, Merve’ye sarılırken.

“Hoş buldum canım… şimdi siz beş dakika daha bekleyin, ben hemen giyinip geliyorum. Çıkışınızı kaçırmak istemiyorum.” dedi Merve.

“Tamam canım sen hazırlan.” dedi Zümra.

“Ama acele et.” dedi Şamil, Merve’nin arkasından. Biliyordu hazırlanma işine ne kadar zaman ayırdığını kadınların.

“Sence kavga ederler mi?” diye sordu Zümra.

“Sanmam, Okan ondan uzak duracaktır.” dedi Şamil.

“Umarım bir sorun çıkmaz.”

“Korkma bir şey olmaz. İkisi de yetişkin insanlar sonuçta.” yani öyle düşünüyordu ŞŞamil gerçi Merve biraz hırçındı ama şimdi bunu Zümra’ya söyleyip işi kadın-erkek tartışmasına getirmek istemiyordu.

“Dedenin gelme ihtimali var mı?” diye sordu Zümra. Şamil derin bir nefes aldı. Konunun değişmesine için için sevinmişti.

“Yok.” diye cevap verdi Şamil.

“Üzülüyorum keşke burada bizimle olsaydı.”  Zümra onunla tanışmayı çok arzu ediyordu.

“Onun için… bizim hayatımız biraz ters. Bu gelinliği görseydi nikahı bile kıydırmazdı.” derken gülümsedi adam.

“O kadar yani?” diye sordu Zümra.

“Daha da fazlası.” derken kızın asla dedesini anlamayacağını tahmin edebiliyordu.

Bugün dede burada olsaydı, durumun ne kadar zor olacağını Şamil biliyordu zor bir adamdı dedesi, kocaman bir imparatorluk kurmuştu. İlkeleri vardı geliniyle de o sebeple anlaşamazdı, dindar bir adamdı Emin dede, istemişti ki evlatları da öyle olsun. Şamil’in babası alkollü araç kullanırken yanındaki sevgilisiyle ölmüştü. Şamil, dedesinin hep ümidiydi onu kendisi yetiştirmişti gelinin eline bırakmamıştı ama şu mankene tutulunca Şamil’de pusulayı şaşırmıştı. Şirketin yönetim kurulu başkanı olarak Şamil’i atamadan önce olsaydı şimdi Şamil’i çoktan kapı dışarı etmişti.

Mankenden karı olamazdı… Olmazdı… Ona defalarca anlattı ama torunu bu kızdan vazgeçemedi basından takip ettiği kadarıyla pek de popüler bir kızdı, hele hele anası hakkında az dedikodu yoktu bu aile Şamil’in ailesine layık değildi.

Emin dedenin diğer torunları şirketi yönetmek için Şamil’den daha uygun olduğunu düşünse de öyle olmadığını biliyordu Şamil’e şimdilik demişti ‘şimdilik yönetici sensin, ilk hatanda gözünün yaşına bakmam’ Şamil, dedesini tanıyordu ve ilk hatasını beklediğini biliyordu ona bu zevki tattırmayacaktı.

Gelin ve damat el ele nikahın kıyılacağı masaya geldiler gelin merak konusuydu farkındaydı Şamil ve yanındaki kadının ne kadar göz alıcı olduğunu da bilincindeydi bu kadın sadece ona aitti. Nikah alkışlarla kıyıldı, düğün kazasız belasız bitmişti düğün sonrası eve gelen imam nikahlarını kıydı. Gelin ve damat sadece hafta sonu için dağ evine gideceklerdi bu gece düğünden hemen sonra kendi araçlarıyla yola çıktılar.

“Şamil, sana bir şey soracağım?”

“Sor canım.”

“Deden bizim evliliğimizi nasıl kabul etti.” Şamil tüm dikkatini yola vermişti.

“Önemli mi?” diye sordu Şamil.

“Bence evet.” diye cevapladı Zümra onu. Asla evliliğe izin vermeyen adam şimdi nasıl kabul etmişti bilmek istiyordu.

“Seninle ilişkimizin boyutunu sordu.” dedi Şamil kısaca.

“Nasıl yani?” dedi Zümra anlam veremeyerek.

“Yani beraber olup olmadığımızı sordu.” dediğinde, Zümra elini ağzına götürdü.

“Ciddi misin sen?” dedi Zümra şaşkınca.

“Evet, çok ciddiyim hem de.”

“Ne cevap verdin?” diye sorarken doğru cevap vermediğini ümit ediyordu.

“Gerçeği.” diye cevap verdi Şamil.

“İnanmıyorum sana! Nasıl yaparsın?” dedesinin bunu bilmesini asla istemezdi.

“Bana ilkin olup olmadığımı da sordu.” dediğinde  Zümra duydukları ile şok olmuştu. “İlk erkeğin olduğumu söyledim dedem buna dayanamaz. Sonuçta bir kızı kirlettim olarak bakıyor o zaman izin verdi.” diye devam etti cümlelerine.

“Utanç verici. Beni ne olarak düşündü kim bilir?” bu duruma epey üzülmüştü o ihtiyarı tanımıyordu ama onun fikirlerine değer veriyordu kız.

“İlkin ben olunca kötü bir şey düşünmemiş olmalı ki evlenmemize izin verdi.” dedi Şamil.

“Şamil ne kadar rahatsın?” derken kız buna inanamıyordu.

“Ne yapayım yavrum? Sonuçta evlendik mi? Evet. Yalan mı dediklerim? Hayır” Sorun yok o zaman.” dedi.

Tags:
Paylaş
13 Yorum
  1. Kelimelerin_Gucu 7 ay önce

    Hikayelerinizde sevdiğin bir çok şey var .Ama sizin hikayelerinizde bütün isimlerin kahramanların tek tek işlenmesini önem vermesini hepsini hikayede yaşamlarının bir sonuca bağlamasını daha da seviyorum.
    Emeğinize aklınıza yüreğinize sağlık..

  2. Kelimelerin_Gucu 7 ay önce

    Şimdiye kadar okuduğum tüm kitaplarınız o güzel özel kiii.. okumalara doymuyor bence insan..
    Kahramanlar o kadar bizden içimizden biri gibiler ki onlarla yaşarmış gibi okunuyor bütün bölümler..

  3. Kelimelerin_Gucu 7 ay önce

    Çok şahane bir kitap bitti. Ama sonu beni de bitirdi yaaa…
    Resmen ASLII diye ağlayasım geldi yaaa 😭😭
    Ah Ali ne kadar da mutluluğu hak eden ve çok güzel seven bir adamsın.. yada karekter..😢

  4. LAyihal 8 ay önce

    Aslı’mmm deyip ağlayasım var ya :((((

  5. LAyihal 8 ay önce

    Gamze’yi dövmek istiyorum~ 😤😥

  6. aysesma.98 12 ay önce

    Yazarın diğer kitaplarını nasıl bir arada görebilirim acaba?

  7. @hatice.sayim98 1 sene önce

    Tüm sevdiğim kitaplar bu sitede ya çok güzel

  8. karam 1 sene önce

    Aslı gerçekten öldü mü? Böyle bitmemeli .

  9. Elisa 1 sene önce

    Devamı yok mu ?

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account