00B6BF7A-CC58-43EE-BFC2-66C3BAC8847B

1.BÖLÜM: ESKİ DOSTLAR

…sizi karı koca ilan ediyorum.

Evet, bugünde bir sorun çıkmadan nikahı  kıydım. Her gün tanımadığım bir sürü insanı evlendirirken kendimin yalnız olması sizce de garip değil mi dostlarım?

Birisi kafama okkalı bir tokat geçirerek “Helen dalmış gitmişsin kızım ne düşünüyorsun öyle sabahtan beri sesleniyorum kıpırtı yok!”

Evet dostlarım bu da benim öküz mü öküz ama bir yandan da tatlı mı tatlı kankam, can dostum, biriciğim, ev arkadaşım, kankam ııı kankam demiştim dimi neyse işte çokta övmeyeyim aynı kurumda çalıştığım arkadaşım Kaylam..

“Kızım ne vuruyorsun öküz gibi hafifçe dürtsene!”

“Ahh bebeğim bırak bu işleri bana ne düşündüğünü söyle”

Bir şeyde gözünden kaçsın zalimin kızı.” Kanka yalnızlığımı düşünüyordum. Her gün bir sürü kişiyi evlendirirken  26 yaşına gelmişim hala yalnız olmama şaşıyorum.”

“Aman kızım dert ettiğin şeye bak. Bir sürü erkek arkanda senle çıkmak için dört dönüyor hiç birine pas vermiyorsun. Gözlerini aç bak biraz etrafına ayol. Sonra yalnız kaldım diye sızlanıyorsun.”

“Kızım ben bir kere her erkekle çıkmam. Ben sen miyim öyle önüme gelen her erkekle vıcık vıcık çıkıcam.Tek bir kişiyle çıkıp hayatımı onla devam ettirmek istiyorum ben”

“Ohoo kızım sen böyle gidersen evde kalırsın. Gerçi kaldın gibide.” dedi sırıtarak Kayla. Tam ağzının ortasına çakmalık. Neyse sinirlenmiyoruz göz devirip sallıyoruz.

Kayla ben konuşmayınca konuşmaya devam etti.” Ben erkekleri tanıyorum işte böyle böyle doğru kişiyi bu şekilde bulacağım senin değişinle” deyip sırıtmaya başladı. Ahh çok komik. Seni gidi iguana suratlı.

“Helen kız bu akşam bir şeyler içmeye mi gitsek? az takılırız.”

“Yok kanka ben direk burdan annemgile geçiyorum bugün, biraz daha gitmezsem beni evlatlıktan reddedecekler.”

Dudaklarını büzerek “Pekiğ” dedi ahh ben bu kızı harbi çok seviyorum. 

“Hadi çıkalım analar bekletilmez.”

                                      ****

“Anamm canım anam tonton yanaklı anam en sevdiğim kadın valid-“

“Sus kız geldiğinden beri car car kapanmadı bi çenen amma yalakalık yaptın. Tamam affettik artık sus motorun soğusun az.” İşte zafer budur dostlarım. Çeneme sağlık. Bu taktiği sizde yazın bir kenara lazım olur. 

Babamda geldiğinde birlikte sofraya oturduk. Valide sultan yine döktürmüş. Ona şimdi bir sürü övgüler yağdırırdım ama geldiğimden beri o kadar çok konuşmuşum ki çenem ağrıyor. Eminin ki o da benim konuşmamamı tercih eder. Sofrayı toplayıp çaylarımızı yudumlarken babam konuştu:

“Kızım senin böyle nereye kadar gidecek. Yok mu şöyle aslan gibi bir damat adayı? Yaşlanıyoruz artık torun sevmek bizimde hakkımız.”

“Ayy kızım evet ya bak komşulara hepsinin boy boy torunları var resmen. Anneanne olamayacak mıyım ben sevemeyecek miyim torunlarımı ben.”

Ve babam ve annem tamda noktasına parmak bastı. Ahh babacım annecim sizden çok benim ne kadar istediğimi bir bilseniz ama yok yok. “Maalesef annecim babacım şuanlık öyle biri yok hayatımda. Olsa zaten illaki haberiniz olur mahrum bırakmam sizi o mutluluktan.” deyip kendimi zorlayarak hafif bir gülümseme takındım dudaklarıma ne kadar kendimi zorlasam da onları üzmemek için.

Tam annem ağzını tekrardan açıp konuşacakken babam araya girdi. “Hanımm kızımız ne zaman kendine uygun hayırlı kişiyi bulursa o zaman bu konuyu tekrardan konuşuruz fazla uzatmayalım” dedi babam ver ellerini öpeyim kurban olduğum.

Annem böylelikle bu konu hakkında başka bir şey diyemedi. Fakat ikisinin de içten içe üzüldüklerini biliyordum. Bu konuyu yalnızken biraz düşünmem gerekiyor. Gece farklı konularla devam etti. Ve gecenin sonuna gelmiştik. Artık kalkma vakti gelmişti.

“Kızım burası senin de evin kalsaydın bu gece”

“Yok annecim sağolun Kayla beni bekler, evde yalnız kalmasın. Belki başka zaman.” Annem kollarını açıp sarıldı ve kulağıma fısıldadığı sözler bi yandan içimi rahatlatırken diğer yandan da meselenin gerçekten sadece beni değil etrafımdaki herkesi etkilediğini görmek beni daha da üzmüştü.

“5 yılda geçse 10 yılda geçse senin mutluluğun bizim torun sevgimizden daha önemli kendin ne zaman doğru kişiyi bulduğunu hissediyorsan o zaman biz seni her şekilde destekleriz yavrum.” 

Duygulandım yahu “Sizleri çok seviyorum, kendinize iyi bakın iyi geceler Allah rahatlık versin.”

****

“Helen kalksana kızım. Kime diyorum olum kalksana.” 

“Kayla sabahın körü daha yat zıbar.”

“Öğlen oldu nerdeyse kalk kahvaltı yapalım.” 

“Üff tamam başımın belası sen git geliyorum.” O sırada telefonumun bildirim ışığı yanıp söndü. Telefonu aldım instagram  ve Twitter dan gelen bildirimlere baktıktan sonra son olarak watsappa girdim kaşlarım biran çatıldı. Bir gruba eklenmiştim. “Hipopotam Suratlılar” 

Minel: Arkadaşlar SA.

Çağlar: Ase hipopotamlar 

Bora: Ass,hipopotam suratlılar diyerek benim narin mükemmel ötesi yüzüme hakaret ediyorsun.

Minel: Ayh kes bora tatavayı mükemmel suratmış.

Bora: Kalbim çıt gözyaşım pıt Minel aşkım.        __     __

___

Çağlar: Hayatımda senin kadar boş bir hergele görmedim dostum.

Bora: Sende kalbimi kırdın şimdi Çağlar aşkım. 

Minel: Saygıdeğer arkadaşlarım tartışmanızı sonraya saklarsanız çok sevinirim yıllar sonra bir araya gelmişiz BENİM sayemde ve boş bir konu yüzünden toplamadım sizi Helen’de aktif olunca konuyu sizlere sunacağım saygı ve sevgilerle en sevdiğiniz kankanız <3

Helen: Merhaba arkadaşlar 🙂

Sizlerinde anlıyacağı üzere lisedeki en yakın olduğum çılgın tayfa. Neredeyse 7 yıldır hiç

biriyle yüz yüze görüşmemiştim. Onları şuan gerçekten çok özlediğimi farkettim.

Bora: Ooo prensesimizde teşrif etti nihayet.

Bir kişiyi hariç Bora’yı hiç özlememişim dostlarım.

Helen: __    __

__

Çağlar: Hoşgeldin helencim.

Minel: Ayy hg kankaların gülü boşver sen şu Bora’yı

Helen: Hoşbulduk gençler. Yıllar sonra 

tekrardan buluşmamızı neye borçluyuz. Ben beni çoktan unuttunuz diye düşünüyordum .d

Bora: Ahh ne mümkün seni unutmak cüce.

Evet dostlarım bu Bora’nın bana lisede taktığı lakap “CÜCE” kısa olabilirim yani napayım elimde olan bir şey değil halla halla.

Helen: Sen sus iguana suratlı

Çağlar: Arkadaşlar asıl mesele gelebilir miyiz? Minel sende konuya el at.

Minel: Evet kavga etmeyin bakim. 

Asıl meselemize gelelim ben şey diyecektim uzun zamandır buluşmuyoruz konuşmuyoruz bile tekrardan eskisi gibi olalım istiyorum. Bende bu yüzden buluşalım mı diye sizlere sormak istedim. Lise buluşmaları gibi. Sizleri çoook özledim bal peteklerim.

Helen: Sizlere de uygunsa yarın görüşebiliriz madem beni bu kadar özlediniz.

Bora: Çok özledim var ya ölüyorum senin için kızım. Neyse benim için uygun buluşabiliriz  hem sizlerlede konuşmam gereken önemli bi konu var Minel ve Çağlar aşkıma da uygunsa tabi.

Helen: Öl ,geber!

Çağlar: Benim içinde uygun. Bunların arasında kala kala bir gün Bakırköye gitmezsem iyi.

Minel: Evet canlarım yarın buluşuyoruz o zaman.

Çocuklarla yarın 13.00 da bir cafede buluşmak için sözleştik. Yarın beni neler bekliyor cidden merak ediyorum.

Kayla: “Hadi be bekleye bekleye ağaç oldum. Az daha yemek yemezsem süzülücem.

Eridi valla eridi iki dakika yemedi diye. ” Geldim geldim aç ayı.”

****

” Kayla nasıl oldum? Güzel miyim?”

“Üff taş gibi hatun olmuşsun boncuğum git bütün oğlanları düşür de gel.” dedi göz kırparak 

Üstüme gözlerimi açığa çıkarması için yeşil dizlerimin biraz üstünde biten bir elbise giymiştim. Sarı ve kahverengi karışımı olan saçlarımı sıkı bir at kuyruğu yaptım. Yüzüme fazla makyaj yapmayı sevmediğimden bir tek eyelenir çektim. Eyelenir gibiyim ayol çekemiyorlar. Klasik cümlemi de söyledikten sonra ayaklarıma beyaz bir spor ayakkabı takıp evden cafe ye doğru yol aldım.

Cafeye vardığımda hepsi çoktan gelmiş yerleşmişlerdi. İlk gözüme çarpan Bora oldu gerçekten baya değişmiş. Okyanusu andıran mavi gözleri, kahverengi hafif dalgalı saçları, çıkık elmacık kemikleri, kızları kıskandırcak kadar kırmızı dudakları, yapılı vücudunu hiç söylemiyorum dostlarım. Olağanüstü bir yakışıklılık takınmış, ağzımın suyu aktı resmen. Ayh noluyor be arsız gibi adamı süzüyorum. Kendine gel Helen. Hemen düşüncelerimden sıyrılarak çocukların yanına vardım.

“Selamınhello dostlarım” bütün gözler bana çevrildi. Bora’yla bir iki saniye göz göze geldikten sonra gözlerimi hemen kaçırıp Çağlar ve Minel’e döndüm onlarla da kucaklaştıktan sonra Minel’in yanındaki yerime geçtim.

Minel içi kıpır kıpır bir şekilde”Helen bebeğim çok güzelsin yıllar sana ayrı bi güzellik katmış. Dimi beylerr?” Çağlar’da Minel’i onaylıyan mırıltılar çıkardı. Utangaç bir tavırla

“Sağol bebeğim o senin güzelliğin” dedim, dedim ama o nasıl bir sestir sesim resmen olduğundan da ince cılız bir şekilde çıkmıştı. Bora’da bana dönerek

“Baya büyümüşsün cüce, çok güzelsin” demesiyle yutkunmam bir oldu. Hafif bir gülüşle ona cevap verdim.

İçecek bir şeyler söyledikten sonra sohbete devam ettik. Çağlar başarılı bir aşçı olmuştu. Minel ise liseden beri hayali olan moda tasarımcısı olmuştu ve Bora, zengin velet kendi holdinglerinde takılıyormuş. Onları uzun bir süre sonra görmek iyi gelmişti bana. İçime attığım bazı duyguları da harlamıştı sanki..

Ortam sessizleştiğinde anlayamadığım bir şekilde sıkıntı çöktü içime. Bu ortamı dağıtmakta bana düştü tabi hadi yine iyisiniz hipopotamlarım.

“Eee hala ailelerinizle mi oturuyorsunuz yoksa kendi evlerinize mi çıktınız?”

Bora sırıtarak ” Sence sevgili babacığım (!) yanından ayırmış mıdır beni?” İçimde kahkaha atma isteği doğdu konu her ne kadar can sıkıcı olsa da Bora’nın babası bildim bileli katı kuralları olan despot bir adam.

Bora’ya gülerek ” Sana sormadım say hipopotamcım” Bora’nın yüzü biranda buruştu.

”Şu hipopotam kelimesi harika mükemmel ötesi yüzüme hakaret bunu bilesin cüce!” Kahkahalarımı tutamıyordum resmen kendini bu denli sevmesi harika bir şey. Bora’da kendini tutamayarak gülmeye başladı masamızdan herkesin kahkahaları yükseliyordu. Zar zor herkes sustuğunda

Çağlar konuşmaya başladı.” Cücecim” sinirli bakışlarımı Çağlar’a yolladığımda gülmesini saklayarak

”Pardon Helen’cim şu hödükten bulaştı.” Bu seferde Bora kızgın bakışlarını Çağlar’a yolluyordu. Minel bu halimizi izlerken çok keyif alıyormuş gibi görünüyor ki karnını tutarak gülüyordu.

“Ay Allah rızası için yeter valla gülmekten karnım ağrıdı susun” az daha gülerse ağlıyacağa benziyordu aman ağlama kıyamam bebeğim. Çağlar konumuza tekrardan dönerek cevap verdi.

“Helen’cim ben ayrı evde kalıyorum bir  arkadaşımla aile yanında kalma kısmını geçtik evelallah” dedi imalı bakışlarını Bora’ ya yollamayı da eksik etmedi tabi.

“Bende bir arkadaşımla birlikte kalıyorum gençler” Minel’de benden sonra heyecanlı sözlerle,

“Bende taşınacak  yer arıyorum daha bir yer bulamadım ama bulur bulmaz taşınmayı düşünüyorum” kafamdaki lambalar birden yandılar tabi ya bizle niye kalmıyordu ama bu meseleyi ilk önce Kayla’ya da açmalıydım.

Birden kendimi tutamayarak “Ben buldum galiba” diye kelimeler ağzımdan dökülüverdi.

“Ne, nasıl , nerde ciddi misin Helen yaa” bu işi halletmekte farz oldu artık

“Ben sana haber vericem benden haber bekle güzelim.” Ağzından olumlu anlamda homurtular çıktıktan sonra Çağlar biranda Bora’ya dönerek,

“Oğlum senin bizle konuşacağın önemli bi konu vardı öyle demiştin.” Bora’nın çene kası birden kasılınca ortada iyi şeyler olmadığını çakmıştım. Bir süre sessiz kaldıktan sonra yüzüne çok yapmacık bir  gülümseme takarak ağzından bir kelime döküldü. Herkes aynanda nE demeye itmişti bu kelime, 

“EVLENİYORUM”

****

SELAM DOSTLARIM BU PROGRAMDA ÇOK YENİYİM VE NEYİN NERDE OLDUĞU NERDEN PAYLAŞILCAĞI KONUSUNDA SIKINTILAR YAŞIYORUM EKSİK ŞEYLER VARSA MAZUR GÖRÜN.

AYNI ZAMANDA WATTPAD PLATFORMUNDADA YAZMAKTAYIM. BU İLK HİKAYEMİN İLK BÖLÜMÜYDÜ PAYLAŞIRKEN BAYA BİR SIKINTISINI GÖRDÜM ASLINDA. YAZIM, NOKTALAMA OLARAK ZAMANLA ONLARIDA DÜZENLEYECEĞİM İNŞAALLAH. ZATEN KENDİNİZDE DİĞER BÖLÜMLERDE KENDİMİ GELİŞTİRDİĞİMİ FARK EDECEKSİNİZ.

İYİ OKUMALAR.))

Tags:

Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account