WhatsApp Image 2021-04-16 at 10.14.27
  1. 1.BÖLÜM:Seni Yakacağım
    Part 1

  

Bölümde değişiklikler yapılmıştır ve devamı da bu şekilde ilerleyecektir. Beğenmediğim yerleri silerek tekrar yazıp eklemeler yaptım. Umarım okurken sizi sıkmaz. Yanımda olan herkese ayrıca teşekkür ederim.

Merhaba bu benim ilk kitabım ve bir şansı hak ettiğini düşünüyorum.

 

Keyifli okumalar  oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın 💕
Ayrıca beğenmediğiniz yerler varsa söylerseniz çok sevinirim.

 

İnstagram=hayalperest_yazarr

♡♡♡♡♡♡♡♡

Ne güzel şeydi sevmek bir insanı karşılıksız, çıkarsız, delicesine. Öyle seviyordum işte, resmini kara kalem çizip bakmalara doyamuyordum. Yine köşkün bahçesindeki küçük atölyede şöveladeki tuvale resim yapıyordum. Bir sürü irili ufaklı kuş çizmiştim, son rötuşları yapıp boyamaya başlayacaktım. Öyle dalmıştım ki birden aklıma düşler sokağı şarkısı geldi ve şarkıyı mırıldanmaya başladım.

Ben kuşlardan da küçüktüm bir gece vaktiydi

Aşk tuttu elimden benim

Geçtim düşler sokağından bir gece vaktiydi

Ceplerimde hacıyatmazlar

Yağmur yağsa

Uykum kaçsa

Bir kuş konsa badi parmağıma

Ağlardım bir başıma

Sevdadandır sevdadandır

Sevdadandır dedi annem aldırma

Aldırma gel yanıma

Hem şarkı söylüyor hem de son rötuşları yapıyordum, boyamak için hazırlıyordum tuvali. Tam şarkıyı bitirmiştim ki kollarımdan omuzlarıma dolanan elle irkildim. Arkamı dönüp hafifçe baktığımda delisi olduğum ela hareleri görmüştüm.

” Nasılsın güzellik?”

Kalbim teklemiş yerinden çıkacak gibi olmuştu. Davranışları tavırları benden hoşlanıyor gibi gelse de kendimi kaptırmak istemiyordum. Şaşkın bakışlarımla ona bakarken kollarından kurtulup araladım dudaklarımı.

” Sen ne zamandan beri buradasın?”

Erdoğan bana yine aklımı çelen çarpık gülümseyişiyle baktı ” Şarkıya başladığından beri. “

Beni mi dinliyordu yani ne hakla yapıyordu bunu? Evin küçük beyefendisi olması bu hakkı vermiyordu ona. Üstelik beni oldukça korkutmuştu böyle yaparak.

” Şarkıya sessizce eşlik etmek istedim olamaz mı? “

Söylediğim şarkıya eşlik mi etmişti yani? Şaşkınlığım gittikçe artarken ela hareleri her bakışında beni benden alıyordu. Kalbimdeki yerini bilseydin hakkımdaki düşüncelerin ne olurdu acaba diye düşündüm?

” Neden geldiğini söylemedin de beni korkuttun böyle?” diyerek geçiştirmek istedim lafı.

” Sesin çok güzelmiş neden daha önce hiç şarkı söylemedin benim yanımda ?”

Ah yine lafı değiştiriyordu işte, aklımı kurcalayıp duruyordu yaptıklarıyla. Bazen seviyor mu yoksa hoşlanıyor mu anlayamıyordum? Belki de kardeş gibi gördüğü içindi bu yakınlığı, sonuçta aynı evin bahçesinde geçmişti çocukluğumuz.

” Lafı değiştirme hem ben tek başına şarkı söylemeyi seviyorum.” diye çıkışmıştım.

Bana bakarken gülümseyişi genişlemişti parmakları saçlarına kayarken hafifçe katıştırıp serbest bırakmıştı elini. Alaycı şekilde bakarken bana, çarpık gülümseyişi yüzünde gezinip kor oluyordu kalbime.

” Utandın mı? Yapma ne olur benden mi utanıyorsun?”

Yok benim bununla başa çıkmam zordu kendini haklı çıkarmayı başarabiliyordu.

” Ya tamam neyse ne , ne oldu ?” diye oflayarak cevapladım onu.

Neden bana böyle bakıyorsun be adam? Kalbim yanıyor sana duyduğum sevdayla fakat sen görmüyorsun bunu. Belki de görmek istemiyorsun, ya da görsen bile görmezden geliyorsun. Aklıma gelen şey beni deli gibi mutlu etse de biliyordum ki boşuna ümit ediyordum. Ben köşkteki hizmetçinin kızı o ise evin küçük oğlu, kıymetlisi. Bizimkisi imkansızdan da öteydi. Uzun zamandır seviyordum Erdoğan ‘ı ama ona yaklaşamıyordum, içimi açamıyordum sevdamda boğuluyordum.

” Yok bir şey babaaannem çağırdı onu söyleyecektim. ” dediğinde bu kadar yaygaraya gerek var mıydı bilemedim?

” Kızdın mı? Sen birden gelince korktum ” dedim belki gönlünü alırım diye.

Erdoğan gülümsedi yine ” Yok ya ne kızması takılıyorum işte sana , seni kızdırmak hoşuma gidiyor”

Önümde duran resmi gösterip ” Yapma ya? Boyayı alacaktım elime, ya dökülseydi resim mahvolurdu, o zaman da hoşuna gider miydi?” diye kızgın bakışlarla karşılık verdim ona. Ne sanıyordu kendini acaba?

” Tamam kızma suç bende özür dilerim, hem resmin de çok güzel olmuş ” dediğinde gülümsedim, yine yanağımdaki gamze kendini belli etmişti kesin.

” Teşekkür ederim ” dediğimde gözü mavi renk dosyaya takıldı, eline aldı. Yok olamaz onu açarsa anlardı her şeyi. İçimde biriken enkazı görmesine izin veremezdim. Sevgisini, aşkını kazımıştım kalbime o dosyayı açmamalıydı görmemeliydi biriken acımı.

Dosya parmakları arasında gezinirken açmaya yeltendi fakat tam açacakken tutup engel oldum.

” Ne var burda bir şey mi saklıyorsun?” demişti dosyayı tuttuğum gibi.

” Hayır onlar benim kara kalem çalışmalarım kimse görsün istemiyorum. ” demiştim geçiştirmek adına.

” Niye ne var ki bu resimlerde? Hem ben yabancı mıyım bakacağım? ” dediğinde endişelenmiştim ya şimdi açıp her şeyi ortaya dökerse diye geçirdim içimden.

” Ya ne olur bakma, sergi yapmayı düşünüyorum ileride. Söz ilk sen göreceksin ama ne olur bana ver dosyayı. ” demiştim dudak bükerek umarım verirdi dosyayı yoksa rezil olurdum kesin. Dosyayı bana uzattığında rahat bir nefes almıştım.

” Tamam öyle olsun ama söz ver bir gün şarkı istiyorum senden sesin de resimlerin gibi güzelmiş”

Kurduğu her cümleye kalbimi bırakmak istemem normal miydi? Sevmek böyle miydi? Kalbinde her geçen gün biraz daha büyüyor ama sadece içinde kalıp seni yakıyordu.

Konuyu kapatıp dosyayı aldım
” Tamam olur söylerim müsait bir zamanda.”

Erdoğan atölyeden çıkıp arabaya doğru gittiğinde ben elimdeki dosyayı masaya bırakıp atölyeden çıktım. Köşkün kapısına varıp kapıyı çaldım. Köşkte çalışkan kızlardan Kiraz açtı kapıyı. On gülümseyip içeri girdim, salonda kahvaltı yapan aileye doğru ilerledim. Masada evin büyük hanımı Vahide babaanne baş köşede oturuyordu. Ona yabancı kimse olmadığı sürece babaanne diyordum onun dışında Vahide ganim diye seslenirdim. Vahide babannenin oğlu İsmet bey ve gelini Nalan hanım da yan yana oturmuştu. Karşılarında ise biricik kızları Damla vardı.

” Afiyet olsun. ” dediğimde herkes başıyla selam verdi bana.

Damla sarışın, beyaz tenli ve fazlasıyla güzel bir kızdı ve beni gördüğünde genişlemişti gülümsemesi.

Vahide hanım bakışlarının hedefine beni alarak araladı dudaklarını
” Aslı, canım kızım sen odama çık ben birazdan geliyorum. “

Başımı olumlu anlamda salladım ben daha gitmeden babaanne Dudu teyzemi çağırdı ve dudaklarını araladı önemli olmalıydı söyleyeceği şey.

” Bu akşam Cenk geliyor torunum için güzel yemekler yapın. “dedi.

Dudu teyzem, ” Olur hanımım.” demişti ve mutfağa gitmişti.

Damla, Cenk ‘in geleceğini duyunca suratı asılmıştı ” Ben çıkıyorum ” dediğinde içinde biriken acıları söylemese de fark edebiliyordum. Önce anne ve babasını öptü sonrasında ise babaannesini öpüp çıktı hızlıca.

Damla, benden bir yaş büyüktü ve özel bir hastanede anestezi uzmanı olarak çalışıyordu. Cenk ile daha önce sevgili olmuş fakat ayrılmışlardı. Başlarda her şeyini anlatsa da ayrılık sürecinde konuşmayı kesmiş bu konuyu hiç açmamıştı. Onu üzmemek adına üstüne gitmiyordum. Gideceğim sıra babaanne işaret edip durmamı istemişti. El pençe ayakta durup onu dinlemiştim.

Vahide babaanne oğlu ve gelinine ” Yarın akşam hepiniz evde olun misafirlerimiz olacak.” dediğinde yine kim gelecek acaba diye merak etmiştim.

İsmet bey ,” Kim geliyor anne önemli bir şey mi var?”

Babaanne, ” Avukatlar geliyor aile avukatı Adnan bey birde yeni görevlendirdiğim bir avukat gelecek. Yarın akşam öğrenirsiniz daha fazla sormayın. ” dedi ve bana gitmem için işaret verdi.

Avukatların gelme nedenini anlayamasam da benlik bir durum değildi ama konuşacağı konu her neyse bende merak uyandırmıştı. Benimle konuşacağı konu her neyse önemli olmalıydı. Normalde odasına gitmemi ve konuşmayı istediği zamanlarda hep mühim bir mesele olurdu. Köşkün ihtişamlı merdivenlerinden bir üst kata çıktığımda durdum. Hemen ileride sevdiğimin odası vardı ve kapısını görmek bile kalbimi tekletiyordu lakin bir üst kata çıkmalıydık faks beklemeden adımlayıp odasına vardım ve tekli koltuğa oturup babaanneyi bekledim.

Vahide babaanne içeri girdi benim yanımdaki tekli koltuğa geçti oturdu ve beklemeden söze başladı ” Kızım ben bir karar verdim mirasımla ilgili. “

Şaşırmıştım benimle konuşacağı konu bu olamazdı değil mi? ” Benim bununla ne alakam var ki?”

Nefes verip devam etti sözlerine ” Tam da bu yüzden çağırdım seni, mirasımın bir kısmını sana bırakıyorum kızım. Bak itiraz istemiyorum, yarın avukatlar gelecek açıklama yapmak için sonra da imza atıp kabul edeceksin. “

Duyduklarım karşısında ne diyeceğimi bilemedim, dumura uğramış gibi kalakalmıştım çok şaşırdım. Boş gözlerle baktım durdum, aklım almıyordu bunu kendimi toplayıp karşı çıktım buna.” Neden bana bırakıyorsunuz ki anlamadım? Ben böyle bir şeyi kabul edemem, benden bunu istemeyin. ” dedim onu üzmek istemezdim fakat bu benim kabul edebileceğim bir durum değildi.

Uzun uğraşlar sonucu ne dersem diyeyim faydasız kalmıştı. Vahide babaanne kabul etmeyip, tam tersine bu teklifi kabul etmem için zorlamıştı beni. Takmıştı kafaya dinlemiyordu beni ne desem kâr etmiyordu, sustum bir şey diyemedim. Bu ikimiz arasında kalacaktı en azından yarına kadar. Aramızdaki konuşmayı sonlandırıp odadan çıktım, merdivenlerden aşağıya indiğim sırada kolumdaki saate baktım. Uzun süre konuştuğumuz için zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım, saat 09:30 olmuştu kursa geç kalacaktım.

Ben kim miyim? Aslı Tekin, 23 yaşına yeni girmiş, üniversitede güzel sanatlar bölümünü bitirmiştim. Kendimi geliştirmek adına resim kursuna gidiyordum. Aşağıya inince mutfakta annemi gördüm. Bana sevgisini çok gören annem Figen’ i. Ama ben tam tersine ailemi tüm kusurlarına rağmen seviyordum. Ona haber vermeliydim yoksa yine kızardı eminim.

” Anne ben kursa gidiyorum geç kalacağım yoksa “

Annem elindeki isi bırakmadan bana döndü kısa bir an ” Burak çıkacak çabuk hazırlan seni de bıraksın. “

Ah tabi Burak abim beni bırakabilirdi. Hızlı adımlarla müştemilata gelip, çabuk davranıp üstümü değiştirdim, çantamı ve resim dosyamı alıp çıktım. Burak abim beni bekliyordu hemen yanına varıp arabaya bindim. Abim çok geçmeden kursa bırakmıştı beni. Beklemeden içeri girdim, biraz gecikmiştim, neyse ki resim hocam da gelmemişti daha. Çok geçmeden hoca da geldi ve ders başladı. Kursta yaptığım resimler kendime geliştirmeme yardımcı oluyordu. Yaptığım resme iyice dalıp gitmiştim, arada hoca gelip kontrol ediyordu saatin nasıl geçtiğini anlamamıştım.

Ders bitmişti yorgundum ve resim malzemelerimi toparlayıp dışarı çıktım. Telefonuma baktığımda gelen mesajı açıp baktım. Erdoğan yazmıştı bu bile kalbimdeki atışları şiddetlendirmişti.

Çıkışta beni bekle gelip seni alırım.

Heyecanla mesaja cevaplayıp dış kapıya yöneldim. Tam kapıdan çıkmıştım ki karşımda Kemal ‘i gördüm. Kemal bir yıldır etrafımda dolaşıp beni rahatsız ediyordu. Kaşlarımı çatıp sert şekilde ona baktım.

” Sana peşimi bırak dedim. Yeter artık beni rahatsız etme. “

Sinirle kullandığım kelimelerden sonra haince sırıttı Kemal ” Seni asla bırakmam eninde sonunda benim olacaksın. Yakında ailemle seni istemeye geleceğiz. “

Bu adam sinir kat sayımı gittikçe arttırıyordu. Tüm nefretimle dehşet bakışlarımı yolladım ona. ” Söyle gelmesinler istemiyorum seni. “

Kemal beni dinlemeden bileğimden sertçe kavramıştı. Beni ikna etmeye çalışıyordu ama bunu zorbalıkla yapıyordu. Kurtulmaya çalışıyordum fakat Kemal bırakmıyordu beni. Sıkıca tutuyordu bileğimden ve canımı yakıyordu, gücüm yetmiyordu ona. Ben onu ikna edip yollamaya çalışırken karşıdan gelip duran arabanın Erdoğan’a ait olduğunu anlamam çok sürmemişti. Olanları görmüştü ve arabadan hışımla indiğinde yanımızda bitmişti.

” Bırak lan kızı! “
diye bağırmıştı Kemal ‘e.

Öyle yüksek çıkmıştı ki sesi gelen geçen herkes dönüp bakmıştı. Kemal sıkıca tuttuğu bileğimi bıraktığında, diğer elimle ovaladım, canım yanmıştı. Erdoğan çok sinirliydi hızlı nefes alıp veriyordu. Bir şeyler olacağını sezmiştim. Şimdi kavga çıkacaktı ve ben bunun ortasında kalmak istemiyordum.

Erdoğan ‘ın kolundan tuttum gitmeye çalışıp kavgaya engel olmalıydım.” Hadi gidelim.”

Erdoğan, elimi nazikçe çekti kolundan ” Yine seni rahatsız ediyor değil mi ?” dediginde kendini zor tuttuğunu biliyordum.

Kemal sırıtarak ” Sen karışma bu işe, Aslı ileride benim karım olacak. “

Bu söz Erdoğan ‘ ı deliye çevirmişti dayanamamıştı ve kıyamet kopmuştu.

” Ne diyorsun lan sen ?” deyip yumruğunu geçirmişti Kemal ‘e gözlerimin önünde.

Hizli bir çığlık atmıştım. Kemal yere düşmüştü burnu da kanıyordu. Erdoğan ise durmadan vuruyor adeta olayı büyütüyordu engel olmazsan daha kötüye olacaktı.

” Yapma Erdoğan gidelim.” dedim endişe içindeki sesimle.

Erdoğan kurduğum cümleleri duymamış gibi yerdeki adamı bıraktı. Hiddetle bağırdı Kemal ‘e ” Sen nasıl bir adamsın lan kız istemiyorum diyor nasıl evlenmeyi düşünürsün? Hem sen kimsin ki Aslı ile evleneceksin ?”

Kemal kanayan burnunu eliyle kapatmıştı fena haldeydi fazlasıyla hak etmişti bunu. ” Ne olacağı belli olmaz. ” dediğinde hala sırıtıp duruyordu .Erdoğan, eminim ki Kemal ‘e tekrar vurmamak için zor tutuyordu kendisini.

” Bir daha Aslı ‘yı rahatsız edersen ölümün olurum senin!” dediğinde aynı avlunun bahçesinde büyüdüğümüz için olduğunu anlamıştım bu sözlerinin.

Yüreğim burkulmuştu lâkin yapacak bir şey de yoktu. Elimden tutup adeta arabaya doğru sürüklemişti bedenimi. Anlqm veremesem de beni korumaya çalıştığını biliyordum. İkimiz de arabaya bindik. Erdoğan beklemeden motoru çalıştırdı.

” Seni eve mi bırakayım yoksa havaalanına gelir misin?”

” Havaalanı mı biri mi geliyor ?” Düşündüm tabi ya babaanne sabah Cenk’ in geleceğinden bahsetmişti.

Erdoğan bana gülümseyip tekrar döndü önüne. ” Cenk geliyor onu alacağım, artık İstanbul ‘da kalacak şirkette birlikte çalışacağız. “

Sevinmiştim geleceği için gitmek istedim onunla . ” Tamam bende gelirim.”

Acıyan bileğimi ovuşturduğumda Erdoğan fark etmiş bana döndü. Ela hareleri endişeliydi. ” Canını mı yaktı o pislik? Şimdi nasıl bileğin?”

Gözleri öyle güzeldi ki icin de kayboluyor ne söyleyeceğimi unutuyordum. Kendime gelip yutkundum ” İyiyim merak etme teşekkür ederim sen olmasan…” dediğimde lafımı kesti elini elimin üzerine indirdi.

Yandı elim, parmakları parmaklarımın üzerinde duruyordu kalbim ritmini kaybetmiş şekilde atıyordu yine. Dolgun dudaklarını araladı çarpık gülümseyişinin arasından.

” Teşekkür etmene gerek yok. Seni rahatsız etmesine izin vermem. Karşına çıktığı an nerede olduğumun önemi yok beni arayabileceğini biliyorsun.”

Beni mi düşünüyordu endişe mi ediyordu? Bir yanım sevinse de bir yanım kardeş gibi gördüğü içindir diyordu. Hafif bir tebessümle baktım harelerine hem aracı kulanıyor hem arada benimle kesişiyordu bakışları. ” Biliyorum yanımdasın ve ben güvendeyim.”

Söylediğim şeyden sonra utanç sarsa da beni Erdoğan gülümsedi ve önüne döndü. Sessizlik ikimiz için de daha iyi bir seçecekti. Zaten ikimiz de gergindik, yol boyunca konuşmadan havaalanına vardığımızda arabadan indik. Cenk bekliyor olmalıydı. Bir süre bakındık etrafa, sonra Cenk bavuluyla belirdi el salladı bize neşeyle. Erdoğan, beni arabanın yanında bırakıp Cenk ‘in yanına gitti .

Cenk ‘ e sarılıp ” Vay amca oğlu özlemişim lan seni iyi oldu artık yanımdan ayrılmazsın. “

Cenk de ona dönüp ” Bende en iyi arkadaşımı özledim amca oğlu artık birlikteyiz. “

Erdoğan Cenk ‘i görünce tüm siniri uçup gitmişti uzun zamandır görmüyordu onu. Bu ikisi konuşurken ben tebessüm edip onları izliyordum. Cenk beni fark etmemişti, ikisi de arabaya doğru gelince Erdogan bavulu bagaja koydu.

Cenk de beni fark ettiğinde kaşını kaldırıp muzurca baktı yüzüme. ” Vay Aslı görmeyeli nasıl da güzelleşmişsin sen ?”

Gülümseyip beni bir kız kardeş gibi gördüğünü biliyordum.” Sağol teşekkür ederim. Hoş geldin ” demiştim sesime biraz da sevinç ekleyerek.

Erdoğan da yanımıza gelip şakayla karışık söyledi sözünü.” Ne o şimdi de Aslı ‘yı mı kestirdin gözüne?”

Cenk ters ters bakıp, ” İnsanın adı çıkacağına canı çıksın ya ne dedim ki ben?”

Erdoğan güldü, güldüğünde bu kadar güzel olur muydu bir yüz? ” Lan şaka yaptım alınma ” deyip sarıldı Cenk ‘e .

Cenk bana göz kırpıp, ” Aslı, bu Erdoğan da işini iyi biliyor ha, önce laf sokar sonra gönül alır seni yağcı.”

Bu ikili birbirleri takılıp durdu ben ise onları izledim, sonra arabaya bindik ve köşke doğru yol adlık. Erdoğan şirketten erken çıkmıştı bugün, Cenk ‘i alıp köşke gidecekti herkes onun gelmesini bekliyordu. Köşke geldiğimizde ben müştemilata gidip eşyalarımı odama bıraktım. Sonrasında ise köşke dönüp yardım etmem gerekiyordu. Üstümü hızlıca değiştirip köşke gittim. Kapıdan geçtiğimde, Erdoğan ve Cenk de salonda oturmuştu. Vahide babaanne ve Nalan hanım da oturmuş sohbet ediyorlardı. Hasret gidermişlerdi belliydi. Ben mutfağa geçeceğim sırada Cenk kendisine verilen odaya gitmek icin izin istemişti.

Ela hareli sevdiğime iç çekerek uzakta bakıp hemen mutfağa girdim. Anneme yardım etmeye başladım. Akşam olduğunda her şey hazırdı. İsmet bey ve Damla da gelince herkes sofraya oturmuştu. Yemekler yendikten sonra Damla odasına gitti. Diğerleri oturup sohbet etmeye başladı. Herkes yarın avukatların neden geleceğini merak ediyordu. Vahide babaanne ise hiçbir şey söylemiyor sadece bekleyin diyordu.

Tüm işlere yardım etmiş yeterince yorulmuştum. Saat epey olmuştu, annemle müştemilata gittiğimde odama girdim, üstümü değiştirip pijamalarımı giydim. Yatağıma yattım, bu miras konusu aklımı kurcalıyordu. Babam ve annem bunu öğrenince üzerime gelip kabul etmem için beni zorlayacaktı bunu biliyordum. Düşüncelere dalmışken gözlerim uykusuzluğa daha fazla dayanamadı kendimi uykuya bıraktım.

Tags:

Paylaş
76 Yorum
  1. LEYLA ADAR 6 ay önce

    Okumak istediğim bir kitap yoğunluk bitsin başlayacağım. Kalemine sağlık şimdiden 😘⚘

  2. Superisizls 7 ay önce

    Erdoğan,Vildan in abisinin oğlu,abisi Nalan in şoförlüğünü yapıyordu ve bence,Nalan ‘ın,zor dönemlerinde destek oldu ve aşık oldu,kazada ölünce de,zaten gerçek baba yok oldu,babaanne gerçeği biliyordu,Erdoğan ‘la da Aslı nin ,kuzen olduğunu bilerek evlenmelerini istedi…Ben böyle düşünüyorum 🤷‍♀️

  3. Superisizls 7 ay önce

    Asli hamilelik psikolojisi ile bayaa karıştı ama ben bile karıştım böyle hassas bir dönemde yaşadıkları kolay değil,baxır abartı olmuş kapıyı kendileri acacaktisa madem,bu vaziyete gelmelerine ne gerek vardı pek ala ,Aslı ile uyuyup kapı çaldığın da da aynı pozisyon alinabilirdi

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account