Picsart_22-05-16_00-08-01-151

Hepinize merhaba iyi okumalar size ♡

 

Yeni sayfa, 

Yeni okul, 

Yeni arkadaşlar bunları umarak naklimi aldığım bu okulda başım bunların geliceğini nereden bilebilirdim, bilmezdim tahmin edemezdim. 

 

Sabah sevinçle uyanmıştım artık eski okulum yoktu artık o zorbalarla karşılaşmam yaptıklarına katlanmam gerekmiyordu. Lisenin ilk yıllını bana zehir eden o insanları bir daha görmiycektim. 

 

Bu gün pazardı yarın yeni hayatıma başlıyacaktım. Bu düşünceyle hazırlanmıştım. Gidiceğim okulda yatılı kalıcağım için bu gün yurda gidip yerleşmem gerekiyordu bavulumu iki gün önceden hazırlamıştım bile. 

 

Sofrada kimse konuşmuyordu resmen öldüm sesizliği vardı. Onları anlamaya çalışıyorum sonuç olarak evin tek kızını prenseslerini artık yılda 3 veya 4 kez görüceklerdi. Okul uzak olduğu için her haftasonu gelemezdim bu çok zahmetli olurdu. Onlarda beni anlıyorlardı onlara yaşadıklarımı anca intihar girişiminden sonra anlata bilmiştim. O zamandan itibaren evde eğitim görüyor bir yandanda tedavi oluyordum. İki ay önce psikiyatrim benim de normal insanlar gibi okula gidebileceğimiz hayatıma devam edebilceğimi söyleyince çok sevinmiştim ama ailem benim gibi tepki vermemişlerdi apaçık ortadaydı teretürde oldukları yinede beni kırmamak için bişi demeyip başka bir okula nakil aldıklarını söylemişlerdi. Okul ülkenin en iyi okularından biridir tek sorun okulun lanetli olduğu söylentikeri vardır babamda naklimi buraya almakta ilk başta teretür etsede başka yatılı okullarda yer yokmuş ama benim için sorun değil ben hep böyle şeyleri sevmişimdir bunu duyunca sevincim ikiye katlanmıştı. 

 

2 saat önce yola çıkmıştık evde annem ve babamla vedalaşmış abilerimle yola koyulmuştum. Yolda sadece ben ve kerem abim konuşuyordu diğerleri suspuslardı bir ara konulmaya Hazar abimde katılmıştı ama oda kısa sürmüştü. Açıktığımı hissedince susmuş ve ahmet abime dönmüştüm ona “yakın bir yerleder lokanta veya yemek yiye bilceğimiz yerler varmı ” bana dikiz aynasından ufak bir bakış attıp telefondan haritalara girip bakmıştı daha sonra soğuk ve katı bir tonla “Bora ilerdeki sağdan dön biraz ilerisinde küçük bir lokanta var” deyip susmuştu. Bir bir buçuk saat sonra abimin dediği yerde durmuştuk lokanta dıştan çok güzel gözüküyordu mavi ve beyaz tonlar kulanılmıştı bir dağ evine benziyordu ama onu dağ evinden ayrılan en bariz özeliği dışardaki masalarda oturan müşterilerdi biraz daha lokantayı izlerken biri kolumdan dürtmüştü kim olduğuna baktığımda Bora abimdi sabahtan beri tek bir kelime etmemişti. 

 

İçeri girdiğimizde dışarıdan daha güzel olduğunu fark ettim . Boş bir masaya oturduk güler yüzlü altmışlarından yeni yaş almış bir adam bişey doğru gelip menüleri uzatmıştı. Ben domates çorbası, Ahmet abim tarhana, Hazar abim balık, Kerim abim mercimek çorbası ve Bora abim müciver söylemişti bir kaç dakika sonra yemeklerimiz gelmiş bizde afiyetle yemiştik ardından abilerim bir çayla sonlandırmışlardı. 

 

Tam iki saat sonra yola tekrardan koyulmuştum saat nerdeyse dörde geliyordu. 

 

Okulun önündeydik şuan Hazar abim son okul işlemlerini halederken diğerleride bavulumu taşıyorlardı. 

 

Abimler gitmişlerdi. Odada tek kalıcaktık. Son kitabıda rafa koyduktan sonra tamamen yerleşmiştim saat altı buçukta yarım saat sonra akşam yemeği vardı. Üstümü değiştirip aşağı inmiştim saat tam altı olmamasına rağmen çok sıra vardı ve bir çok kişi yemek yiyordu bile. En sonunda banada sıra gelmişti kızartılmış tavuk, ayran çorbası, pirinç plavı, salata ve puding vardı ne uyum ama boş bir yer araken en uçta ki masada olduğunu görmüş hemen oraya ilerlemiştim masaya geldiğimde kabalık olmaması için oturan kişilerden izin istemiştim ama bu cevabı hiç beklemiştim ne demek oturamam sanki babasının okulu sinirle boş yere oturmuştum, oturduğumda bana cevap veren çocuk konuşmuştu “sana oturamazsın dedim duymadın mı sağığırmısın” onu takmadan yemeğimi yemeye devam etmiştim birşeyler söylediğini duyabiliyordum ama anlamıyordum masada ikimiz dışında dört kişi daha vardı onlar da arada bana kaçamak bakış attıp aralarında bir şeyler fısıldaşıp gıcık çocuğa cevap veriyorlardı. Sürekli bana bakmalarına sinir olup yemeğim tam bitmeden masadan kalmıştım. Yemeğimi tam bitiremediğim için üzgündüm çünkü hatalar açtım aman neyse zaten diyete başlıycaktım evet evet diyerek başlıycam son zamanlarda kilo almışım hem bunları düşünerek odama varmıştım saat erken olduğu için komşularımı ziyaret etmeye karar vermiştim hem belki arkadaş olurız bu yüzden ilk sağ odanın kapısını çaldım ses gelmeyince tekrar çaldım kapının kilidinin açıldığını duyunca tam kapı açıcaken biri beni durdurmuştu kim olduğuna bakınca oturduğum masada sürekli bana bakıp duran kızdı bir anda beni o kapıdan uzaklaşrıtırıp kendi odası olduğum odaya sokmuştu ve kapıyı kapatı bana korkuyla dönüp “sen ne yaptığını sanıyorsun” “şey yeni arkadaşlar edinmeye çalışıyordum bu okula yeni transfer oldum bu yüzden şey ettim” ardından bir sessizlik olmuştu tam bişi demek için ağzımı açtığımda “bak şimdi sana diyceklerimi iyi dinle tmm ” ” tmm” “o odaya sakın girmek sadece o oda değil beşinci ve üçüncü kattaki tün odalara sakın girme ne olursa ne duyarsan duy ama girme senin iyiliğin için anladınmı beni” merakla dinlemiştim dediklerini bana birkez daha anlayıp anlamadığımı sorduğunda “şey anladım ama neden yani neden giremem ” ” bu okula gelmeden önce daha önce birkaç söylenti duydun diymi ” duymuştum ama bunlar ne alakası vardı ki hayla benden cevap beklediğini fark edip başımı saladım evet dercesine ” o söylentiler doğru “söyledikleri ile kahkahyı bastımıştım sinirle bana baktığını fark edip gülememi bastırmıştım ” ne halin varsa gör “diyip yatağına oturmuştu kabalık ettiğimin farkındaydım. Daha sonra tanışmadığımızı fark edip ayağa kalkıp ona doğru elimi uzatmıştım ” merhaba ben Büşra ” bana birde uzatığım elime bakıp sonra gülümseyerek elimi tutuklu ” merhaba bende Selin tanıştığımıza memnun oldum ” diyip elimi son kez sıkıp ayırmıştı bense onun o melek gibi gülümsemesine takılı kalmıştım Selin kendisi gibi adıda çok güzeldi sapsarı saçları vardı yüzü çok çok güzeldi yanaklarını süsleyen beyaz teninde belirginlik ve belirsizlik arasında kalan çileri gülümseyince beliren sağ yanağındaki kocaman gamzesi fiziği incecik bir beli vardı ne uzun nede kısaydı ama benim favorim gözleriydi masmavi gözleri insanı içine çekiyordu peki ben kumral bir ten siyah saç siyah göz yüzümde bir kaç tane ben kısa kategorisinde bulunuyordum balık etliydim onun yanında resmen çöptüm bir anda bana o güzel gülüşünü sunup elini yüzümün önünde salamıştı sabahtır onu seyretiğimin farkında değildim ah ne büyük aptalık ve saygısızlık utanarak “benim gitmem gerek saat çok çok geç olmuş sana iyi geceler ” diyip odasından aceleyle çıkp kendi diyip odama girmiştim. Akşam rutini mi hal edip yatağa girip yarım kalan kitabımı okuyordum ki sağ odadan çığlığa benzer garip sesler duyana kadar bu çığlık sesleri yardım çığlıklarına dönmüşdü kadife ve ince bir ses yardım istiyor ve duvarlara vuruyordu korkudan hemen ayağa kalkıp kapıya koşmuştumki bir anons duydum “tüm öğrencilerin dikkatine kimse odasından dışarıdan adımını atması ne olursa olsun aynı şekilde eğer kapınız çalarsa açmayınız bunu sizin iyiliğiniz için söylüyorum eğer başka bir odadaysanız orda kalın eğer okuldaysanız hemen güvenlik veya yanınızda bir arkadaşınız varsa onla birlikte en yakın odaya girin kapıyı çalmadan önce okul numaranızı söyleyin odalarınızda okulda bulunan tüm öğrencilerin okul numaralarının yazdığı kağıtan bakıp içeri alın eğer o kağıta ad bulunmuyorsa almayın içeri lütfen bu dediklerimi yapınız iyi geceler size ” buda neydi şimdi bir dakika ses kesilmişti bile tam yatağıma giriceken kapım çaldım açmaya gittim numarasını sordun “1995” dedi az önce duyduğum sese benzeyen ses kapının üstünde bulunan kağıda baktım ama öyle bir numara yoktu korkudan kapıyı kilitleyip lamabyı açtım aynı ses gülmeye başladı ve birden kapıya vurup köyü bir ses tonuyla “beni içeri al” dedi korkuyala telefona sarıldım ve Selin’i aradım Selin telefonu açtığında aynı ses daha koyu bir tonla “duymadınmı beni seni geberticem aç şu kapıyı ” ağlıyordum Selin hemen “sakın kapıyı açma ve kilitle ” ” kilitli zaten” “tamam şimdi ordan uzaklaş ve yatağa gir” dediklerini yapmıştım bir anda aklıma gelmişti onun telefonu bende ne arıyordu “senin numaran bende neden var senınn ben senden numaranı almadım ben ” korkum katlanmıştı hem neden onu aramak gelmişti ki aklıma neden annem babam veya abimler değilde neden o bu düşüncelerden Selin’in sesiyle ayrılmıştım”sen bana bakarken ben yazmıştım ” ekran şifrem yoktu ve onu izlerken telefonla bişiler yaparken görmüştüm demek ki benim telefonumuş kapımdan resmen kırılcakmış gibi gelen sesle korkuyla sıçramış ne zaman dendiğini bilmediğim göz yaşlarım tekrar akmaya başlanmıştı Selin korkutuğu beli olan bir ses tonuyla adımı seslenmişti “Büşra, Büşra noldu iyi misin” ” demek adın Büşra ha artık en korkulu rüyan benim bunu bilmiş ol ” yine o sesti ne demekti bu,bir anda tüm enerjim çekilmiş ve gözüm kararmıştı bayılmadan önce Selin’in adımı seslenmesini ve o sesin attığı kahkahalarını duymuştum. 

 

Merhaba bu benim ilk kitabım bir hata görürseniz lütfen bana bunu söyleyin yeni olduğum için pek iyi olamamış olabilir eğer beğenmezseniz kitaba devam etmeyin ve lütfen argo yada kırıcı kelimeler kulanmayın iyi okumalar vote vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın . 

/♡(*’ω`*)/♡

 

 

 

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2022 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account