inCollage_20210414_153551361

1.BÖLÜM

” Yeni Ortak “

Bugün önemli bir toplantı yapacaklardı uzun bir gün olacağı için az şekerli bir kahveye ihtiyacı olduğunu hissetti Ömür. Kendisine kahve makinesinden bir tane kahve aldı.

Kahve içmeyi çok seven biriydi çaydan çok kahve içerdi Ömür. Toplantı odasına doğru yöneldiğinde toplantıyı ne hakkında yapacaklarını düşünüyordu bir yandan da. Toplantı odasına girdiğinde her zaman oturduğu yere geçip oturdu. Ömür için alışkanlıkları değişmezdi buraya ilk geldiğinde oturduğu o koltuğun bir daha hiç değişmediği gibi.

Odada diğer ekip arkadaşlarını beklerken canı sıkılınca her seferinde yaptığı gibi etrafa göz gezdirdi. Küçük denilebilecek siyah filmli camı, tam odanın ortasında on kişilik konforlu sandalyeye sahip uzun kahverengi masası, arka tarafında küçük kapaklı bir dolap onun yanında duvarda asılı beyaz bir yansıtma perdesi ve tam ona karşılık gelen tavanda asılı şekilde duran projeksiyon makinesi olan sıradan denilecek olan bir toplantı odasıydı.

Ömür 29 yaşındaydı balköpüğü saçları ela gözleri vardı kendi düşüncesine göre sıradan biriydi. En dikkat çeken özelliği ise bir görev sırasında bir darbe nedeni ile sol kaşına aldığı derin yara iziydi. 

Ömür etrafa bakmayı bıraktığında çoktan toplantı odası dolmaya başladığını fark etti kısa sürede herkes yerini almış toplantı başlamıştı.

Birimin Müdürü Ayhan Çetin 48 yaşındaydı. Kahverengi gözlü siyah saçlı çok iyi bir eşi ve 2 çocuğu olan konu iş olmadığı sürece gayet sakin biriydi. Ekip üyelerine yeri geldiğinde bir abi, bir babaydı.

Ayhan Müdür konuşmaya başlamıştı ki kapı çaldı ve içeri genç bir adam girdi onu burada hiç görmemişlerdi bu yüzden odada ki herkes dikkatlice içeri giren genç adamı inceliyorlardı. Açık kahverengi saçlı, koyu yeşil gözlü yakışıklı biriydi.

Ömür de dikkatlice incelemişti genç adamı gözlerine bakarken nedense orada fark ettiği sıcak bir bakış aynı zaman da o gözlerde farklı bir duygu görmüştü. Hem güvenilecek biri, hem de gizemli bir his veren biriydi Ömür’e göre bu genç adam. Neden ilk görüşte böyle duygulara kapılmıştı hiç anlamamıştı üstünde de çok durmadı.

Birime yeni atanmış olmalı diye düşündüler genelde böyle aniden ekibe dâhil olan kişiler olurdu. Ayhan müdürden geç kaldığı ve toplantıyı böldüğü için özür dileyip müdürün gösterdiği yere tek boş yer olan Ömür’ün karşısına oturdu.

Ayhan müdür toplantı bölündüğü için kızgın olsa da kapıdan gireni görünce bakışı düz bir ifade almıştı gelen kişiyi tanıdığını belliydi. Şimdi daha çok merak etmeye başlamıştı Ömür içeri giren genç adamın kim olduğunu.

Odada 7 kişiydiler yeni görev için odada ki ekip seçilmişti. Ömür odadakilere hızlıca göz gezdirdi yeni gelen genç adamın yanında oturan Selin AYDIN 28 yaşındaydı sarı saçlı kahverengi gözlü güzel biriydi. Aslında onunla görevler haricinde pek anlaşamaz çokta konuşmazlardı. Selin’in de Ömür’den pek haz ettiğini söylenemezdi ama güvenilir işini çok seven biriydi.

Selin’in hemen yanında oturan Okan ÖZ DEMİR 32 yaşında ekibin yaş olarak en büyüğü koyu kahverengi saçlı deniz mavisi gözleri vardı. Ekibe yeri geldiğinde abilik yapan sene ve rütbe olarak yüksek olduğu için ekip görevlerinde ekibin lideri olan kişiydi.

Onun hemen karşısında Semih KILIÇ vardı 30 yaşındaydı sarışın koyu mavi gözlüydü. Ekibe katılalı iki sene olmuştu şuana kadar ekip ile gayet iyi anlaştıkları da bir gerçekti.

Ama son zamanlarda Ömür onun kendisiyle konuşmaya çekindiğini hissediyordu .Sebebini sormayı düşünmüyordu gerektiğin de kendisi sorunun ne olduğunu söyler diye umuyor ve onun konuşmasını bekliyordu.

Ömür’ün sağ tarafında Semih ile onun arasında oturan kişi ise Barış SUNGUÇ’ tu o ise 26 yaşında siyah saçlı siyah gözlüydü. Ekibin bir diğer üyesi aynı zamanda bilgisayar dâhisi de denilebilirdi o olmasa ne yaparlardı kim bilir.

Bu ekip içinde Ömür’ün en iyi anlaştığı kişilerden biriydi Barış. Sadece birlikte gittikleri görevlerde ekiptiler onu haricinde iki kişilik ortaklardı.

Şuan sadece Ömür’ün ortağı yoktu. Daha önce vardı ama onun ile anlaşabilecek, onun iş konusundaki başarısız olmaya karşı sert tutumuna dayanabilecek biri çıkmadı bir yandan da kendince haklıydı yaptıkları işte hataya yer yoktu.

Okan ile Barış ve Semih ile Selin ortaklar Ömür ise yeni gelen genç adamla ortak olacak gibi duruyordu. Bu durumdan pek haz etmese de müdürlerine karşı gelmeyecek kadar işini çok seviyordu. İçinden kim bilir belki iyi anlaşırız diye geçirmeyi de ihmal etmemişti.

Ömür, Ayhan müdürün sesiyle düşüncelerinin arasından irkilerek kendine gelmişti. Ne zamandır odaya göz gezdiriyordu bilmiyordu dikkatini Ayhan müdüre verdi can kulağı ile dinlemeye başladı.

Ayhan müdür ” evet arkadaşlar yeni ekip üyeniz Can YILDIZ Ankara’dan buraya atandı bundan sonra bizim birimde çalışacak ve Ömür’ün ortağı olacak toplantıdan sonra tanışırsınız ” dedi.

Ekibin hepsinin yüzünde bir sırıtma vardı. Ömür ile yeni gelen genç adamın anlaşamayıp ortak olmak istemeyeceğini düşünüyorlar ve bundan da fazlasıyla eminlerdi.

Ömür de kendince haklıydı bu durumda olmasında belki bu sefer farklı olurdu bu sefer belki bu genç adamla iyi anlaşacaklardı. Bunu zaman gösterecekti.

Ömür hissediyordu Can beklediği ortaktı bunu nasıl biliyordu kendisi de emin değildi ama doğru olmasını umup elinden geleni de yapacaktı o yüzden sıcak gülümseme gönderdi Can’a yeni ortağından aldığı gülümseme ile Can da hafifçe gülümsedi.

Ayhan müdür tekrar konuşmaya başlayınca ona odaklandılar ” Evet konumuza dönelim yeni bir görev var arkadaşlar aslında eski bir dosya ama tam olarak deliller bulunamadığı için veya bulunan deliller mahkeme önünde geçersiz olduğu için artık dosya bize verildi. Emniyet’ en gelen birçok dosyası var ve artık bu konunun üzerinde bizim çalışmamızı istiyorlar ” dedikten sonra derin bir nefes alıp devam etti.

” Hakkında bilgi toplayacağımız adam uyuşturucu taciri ve silah kaçakçılığı yapıyor ama kendisi bu işlerin içine katmadan yürütüyor nasıl yapıyor ediyor bilinmiyordu şimdiye kadar. Ama bir ipucu bulundu kendisinin yerine güvendiği adamları ile yasa dışı işlerini yürütüyor ama aslında gayet iyi bir iş adamı kimliğiyle hayatını sürdürüyor olduğu öğrenildi. Yani yasa dışı işlerinde kazandığı parayı bu şekilde aklıyor. Bu bilginin öğrenildiğini de bu iş adamının şuan bilmediğini varsayarak bizim daha gizli bir araştırma yapacağımız düşünülerek dosyayı bize verdiler sizden tek bir şey istiyorum arkadaşlar bu görevi layıkıyla yapıp dosyayı bize gönderdiklerine pişman etmeyelim ” diyerek odada bulunanların anlattıklarını sindirmelerini bekledikten sonra devam etti,

” Size gerekli evrakları toplantıdan sonra odanıza göndereceğim ve sizden bu kişiyle ilgili delilleri nasıl bulacağımız ile ilgili fikirlerinizi isteyeceğim bir daha ki toplantıda da bu fikirleri tartışacağız en iyisini bulup göreve başlayacağız. Biz en doğru yöntemi bulup ve olayı çözen bir ekibiz sizin görevleri en iyi şekilde yürütmeniz için bu planları sizlerin yapması olayı en ince ayrıntısına kadar düşünmenizi sağlayacağı için bu planı sizlerin ortaklarınızla beraber yapmanızı istiyorum. Karşımızda kimliği iyi gizleyen hiçbir şekilde açık vermeden işlerini halleden biri var ve onu yakalamamızı engellemek için her yolu deneyeceğini unutmayın ona göre planlarınızı yapın toplantı burada bitmiştir dosyalar odanıza yollanacak dağıla bilirsiniz “.

Ayhan müdür çıktıktan sonra kısa bir tanışma faslı oldu Can ile ekip arasında, Ömür konuşmayıp onları dinlemişti zaten aynı odaya gideceklerdi daha sonrada tanışabiliriz diyerek araya girmemişti. Diğer yandan da aklı yeni görevdeydi. Yeni bir ortakla bu görevi nasıl yürüteceği konusunda endişeliydi.

Birkaç dakika içerisinde odada sadece Can ve Ömür kalmışlardı. Hala onu inceliyordu Can’da bunu hissedip Ömür’e bakmıştı. İlk pes eden Can oldu bu konuda Ömür’ün farklı bir yeteneği vardı karşı tarafı pes ettirmeden bakışmayı bırakmaz ve bu durumdan inanılmaz zevk alırdı. 

Artık kalkmaları gerektiğini düşünerek yavaş hareketlerle kalkarak kapıya yürüdü. Can’da hemen arkasından harekete geçmişti merkezde yeni olduğu için yeni ortağının önce çıkmasını beklemişti.

Tabii bu durum Ömür’ün yeni aklına gelmiş biraz suçlu hissetmişti. Bundan sonra biraz daha dikkatli olması gerektiğini kendine hatırlatıp odasına doğru yürüdüler Ömür önde genç adam arkasında.

Can hemen Ömür’ün arkasında onu takip ediyordu ona neden bu kadar soğuk davrandığımı merak ediyordu aslında soğuk davranıyor değildi sadece Canı tanımaya çalışıyordu ve bunu sessiz kalarak yapması dışarıdan soğuk davranıyor gibi görünüyordu.

Artık ortak olduklarını kendine hatırlatıp tanışma faslını halletmeleri gerektiğini fark etti adımlarını yavaşlattı onun kendisine yetişip yanında yürümesi için bekledi hafif ona dönüp yürümeye devam etti. Yıllardır burada çalıştığı için her yerini ezberlemişti ayaklarının onu odasına götüreceğine emindi o yüzdende önüne bakmaya gerek duymadan konuşmaya başladı.

” Ben Ömür uzun yıllardır bu birimde çalışıyorum duyduğun üzere artık ortağız birbirimize hemen güveneceğiz demiyorum ama birbirimize güvenmeliyiz ve bunun zamanla olacağının ikimizde farkındayız sadede gelirsek kendim hakkında çok soru sorulmasını sevmiyorum. Bu nedenle de kendime yapılmasını istemediğim bir şeyi sana da yapmayacağım ve sana soru sormayacağım zamanla birbirimizi tanıyacağız önemli olan iş yerinde anlaşmamız. Sadece arada sinirli ve çekilmez zamanlarım olabiliyor o zamanlar ben sakinleşene kadar beklersen hiç bir sıkıntımız olmaz. Şimdi beni takip et odamıza gidelim dosyalar gelmek üzeredir bir an önce inceleyelim ve plan yapalım “.

Konuşması biter bitmez Can ” Biraz önce ekiple konuşurken de duymuşsundur ama yine de kendimi tanıtayım ben Can YILDIZ buraya atanmadan önce 1 sene kadar bu birimin Ankara bürosunda çalıştım ondan öncesinde polistim bu işte yeni sayılırım. Bu sebeple sizden öğreneceğim çok şey olduğunu düşünüyorum söylediğiniz her şeyi aklımda tutacağıma emin olabilirsiniz size nasıl hitap etmem gerektiği konusunda herhangi bir şey var mı sanırım benden yaş olarak büyüksünüz ” doğru bir soru sormuştu.

Ömür’ün bu konu hakkında bazı takıntıları vardı “bana ömür demen yeterli senden büyük olabilirim doğru ama bana abla demeni istemiyorum bu benim için önemli bir husustur onun haricinde istediğini diye bilirsin “.

Can da anladığını belirtir şekilde kafasını sallamıştı ama kafası karışmıştı gözlerinde soru işaretleri vardı bu Ömür tarafından net şekilde görülebiliyordu.

Bu kısa tanışma faslından sonra ikisi de önlerine dönüp yürümeye devam ettiler. Ömür içinden bu konuda fazla mı abarttığını düşünmeden edemiyordu kimse o izin vermediği sürece onun yerine geçemezdi yine de ona birilerinin abla demesinden rahatsız oluyordu.

Geçmiş gözlerinin önünden geçti tekrar her abla denildiğinde veya onu düşündüğünde içinde tuttuğu hisler gün yüzüne çıkmaya zorlardı. Ömür hisleri yüzüne yansımadan kendini toparlaması gerektiğini düşünüp dolan gözlerini birkaç kez kırptı kendini toparladı. Ömür ne kadar dışarıdan sert görünmeye çalışsa da içinde hep o küçük savunmasız çocuk vardı dışarı çıkmaya fırsat kollayan.

Buna izin vermeden geçmişi beyninin en uzak köşesine yollayıp kendini toparladığında çoktan odasının önüne gelmişlerdi. Kapının anahtarını cebinden çıkarıp kapının kilidini açtı içeri girdi hemen arkasından da Can girmişti. Biraz önceki halinden eser yoktu şimdi gayet mutluydu yeni görev ve dosyaları incelemek için çok heyecanlıydı yeni ortağının da ondan farkı yoktu.

Can’ın kapıyı kapattığını hissettiğinde sevinmişti Ömür dışarıda fazlasıyla ses varken çalışmak zor olacağını düşünüyordu. Can’ın da onun gibi düşündüğünü fark edip sevinmişti onunla iyi anlaşacaklarını bir kez daha hissetmişti.

Bulundukları oda da iki tane karşılıklı kahverengi ahşap çalışma masası ve hemen masanın önünde masalara ait koltukları vardı. Ömür’ün masasının sağ tarafına, artık Can’ın olan masanın oturulduğunda sol da kalan kısmına gelecek şekilde ayarlanmış bir dinlenme koltuğu vardı.

Ömür bazen işler yoğun olduğu veya eve gitmek istemediği zamanlar da bu koltukta uyurdu. Bir masanın üstünde bir bilgisayar, Ömür’e ait eşyalar vardı. Can’ın masasında ise yine onun kullanması için konulmuş bilgisayar vardı. Onun haricinde hiçbir eşyası yoktu yakında onun da masası dolmuş olurdu. Odanın boş köşesinde ise bir yazıcı, dosya dolabı ve bir kaç ofis eşyası bulunan bir odaydı.

Can odayı gözleriyle tararken Ömür oturmak için sandalyesini çekmişti ki kapı çalınıp hafif bir gıcırtıyla açıldı. Gelen kişi dosyaları getirmiş Ömür’ün masasına bırakıp çıkmıştı. Ömür hemen incelemeye başlamak için Can’a sandalyesini alıp gelmesini istedi genç adam yeni şehirde ilk görevi için heyecanlıydı bu hızlı hareket etmesinden anlaşılabiliyordu.

Sizler şimdi bu ekibin hangi birim için çalıştıklarını merak ediyorsunuzdur. Aslına onlar devlet için çalışıp kapanmayan dosyaları kapatmak için veya bugün verilen görev gibi dosyalar olduğunda devreye giren başarılı polisler arasından gizli görevler için seçilmiş ekiplerden oluşan birimler için çalışıyorlar.

Bu birime alınınca daha önce polis olarak görev yaptıkları yerden başka şehirlere atanırlar. Bir kaç istisnai durum dışında tüm birimlerin çalışanları bir zamanlar polis olan ve hala polis olarak tanınan kişilerdir. Bu birim için gizlilik çok önemlidir çünkü kapanmamış dosyalar ve diğer görevlere bakarken polislerimize de tanınmamaları da bir o kadar önemlidir.

Tanınmak demek görevin tehlikeye girmesiyle eş değerdir ve çok önemlidir. Kimlikleri belli olmaması için birimlerin müdürlerine dosyalar sadece yüksek mevkideki kişiler yollar göreve gidecek kişilerden sadece belirli kişilerin haberi olur böylelikle ne görev tehlikeye girer ne göreve giden kişi veya kişiler.

Onların yaptıkları işi kısaca tanımlarsak onlar bir zamanlar polis olan ama artık her görev de farklı mesleklerle anılan kişilerdir. 

Can çoktan sandalyeyi Ömür’ün yanına koyup oturmuştu bile. Ömür “dosyaya bir bakalım nasıl bir adamla karşı karşıyayız. Bence iyi bir iş adamı olması konusu üzerinde duralım tamam bu adam yasa dışı işler yapıyor ama kendisinin iyi biri olduğuna nasıl inandırmış bunca yıl insanlara, bunu merak ediyorum. Belki plan işini bu yönde yapar her şeyi ortaya çıkarırız ” demişti.

Hemen ardından Can’ın da ” aynı şeyi düşünmüştüm hem bu adam iki işi nasıl yürüte biliyor hem yasa dışı işlerini sürdürüyor hem de iyi bir iş adamı profili ile hayatına devam ediyor bence yardımcıları olmalı o işteyken yerine bakan yanında çalışan yakın adamları bunu da araştıralım gözden kaçan birileri olabilir. Belki şirkette bize bilgi sağlayacak sicili düzgün ve aynı zaman da polise yardımcı olmaya gönüllü birini bulup plan bu doğrultu da yaparız ” demesiyle desteğini almıştı.

Bu fikri beğendiğini belirtir şekilde içtenlikle gülümsedi bu genç adamla çok iyi anlaşacağını o an emin olmuştu. İkisi de aynı düşüncedeydiler ama şuan bunu bilmiyorlardı.

Ömür üsteki ilk dosyayı eline alıp açtı bir yandan da konuşmayı ihmal etmedi ” bakalım adamımız kimmiş Bora KARADAĞ 55 yaşında eşini 10 yıl önce kaybetmiş bir oğlu ve bir kızı var. Kızı ve oğlu bu işlerin içinde olup olmadığı hakkında bir bilgi yazmıyor onların dosyalarına ayrıca bakarız.

Yer altında ÇAĞAN adıyla tanınmış bir isim ama diğer hayatını bilen çok az kişi var bu sebeple şimdiye kadar gerçek kimliği açığa çıkmamış aynı zaman da bir çok yardım kuruluşuna düzenli yardım ederek kendini iyi bir iş adamı olarak gösterme konusun da usta bir adam olduğu da açıkça gözüküyor. Ayrıca şirketin başına geçmeden önce babası Alper KARADAĞ varmış yerini Bora 26 yaşındayken oğluna bırakıp kendisi inzivaya çekilmiş ” ve bir kaç ufak bilgi daha vardı.

Can ile saatlerce bu dosya üzerinden geçtiler Can ve Ömür dosyaları ayrı ayrı okuyup hem de not alıyorlardı. Saatlerin geçtiğinin gece yarısı olduğunun farkında bile değillerdi kafalarında plan oluşmaya başlamıştı. Daha sonrasında birbirlerine düşüncelerini anlatıp planı oluşturacaklardı bu konuda dosyaları incelemeden önce konuşup anlaşmışlardı.

Artık eve gidip dinlenme zamanıydı Ömür elindeki dosyayı kapattı.  Bu hareketiyle Can ona bakmıştı ne yapmaya çalıştığını anlamamıştı. Ömür ona açıklama yapma gereği hissederek ” gece yarısı olmuş gerisine sabah devam ederiz hadi toparlanıp çıkalım ” dediğinde Can sıkıntılı bir nefes verdi.

Ömür ne olduğunu sorar gibi baktığında Can konuşması gerektiğini fark edip ” Şehre bu sabah erken saatte geldim hava alanının oradaki bir otelle yerleştiğim sırada telefon geldi toplantı için, acele ile buraya geldim otelle buranın arası neredeyse 2 saat sürdü geri dönüşte bir o kadar sürer ” dediğinde Ömür de ona hak vermişti . 

Can’ın dedikleri doğruydu 2 saatten fazla bile sürerdi ” Ne yapacaksın peki burada mı kalacaksın hem üstünü değiştirmek için yine gideceksin ” dediğinde pes etmiş çocuk gibi omuzları aşağı düştü bu durum Ömür’e komik gelmişti. ” Araban var mı ” diye sordu şimdi söyleyeceklerimden pişman olacağından emindi. Ama uzun zaman sonra kendisi şimdilik bilmese de şuan yaptığı her davranış ve konuşma için iyi ki yapmışım diyecekti.

Düşünmeyi sonraya bırakıp cevabını bekledi. Can ortağının ne yapmak istediğini pek anlamasa da ” yok yani gelmeden önce sattım burada yeni bir araba almak için daha ev bile tutmaya fırsat olmadı araba işi uzayacak gibi ” dedi morali bozulmuş gibiydi.

Ömür ” hadi kalk gidiyoruz burada sabahlasan da üstünü değişmeye gitmeyecek misin sonuçta büyük ihtimalle yarın akşama toplantı olacak aynı kıyafetlerle giyemeyeceğine göre gidiyoruz ” dediğinde bir şey sormadan kalktı söylediği her şeyin doğru olduğunu Can da çok iyi bildiği için sesini çıkarmıyordu.

Nereye gideceklerini sormak istese de sormadı masadaki dağınıklığı toparlayıp çıktılar odadan Ömür kapıyı kilitlemeyi ihmal etmemişti. Merkezdeki en önemli kuralıydı bu, ne zaman çıkarsan çık odanı hep kilitli tut. Can ” neden kilitledin temizlik yapılmayacak mı sabah “dedi. Büyük ihtimalle önce ki çalıştığı yerde böyle bir kural yoktu.

Ömür ” temizlik yapılacak ama biz geldiğimizde bu birimde her zaman kapılarımızı kilitli tutarız bu buradaki insanlara güvenmememizden dolayı değil. Bu bir tedbirdir ve her kapının anahtarları farklıdır. Birçok özel şirketin yeni yeni uygulamaya geçtiği parmak izi ile kilitleme ve açma sistemine yakında bizde geçeceğiz pilot uygulama gibi düşün bir merkez deneniyor diğerlerinde de sırayla uygulanıyor” diyerek asansörün yanına gelmiş oldukları için düğmeye bastı ve bulundukları katta duran asansöre bindiler.

Ömür daha açıklayıcı olmak için bu konuda biraz daha bilgi vermek istedi ” Buradaki herkes kendi odasından sorumludur bir dosya ve herhangi bir özel eşya kaybolursa sorumluluk odanın sahibine aittir biraz ağır bir kural olsa da mantıklı geliyor bana tedbir her zaman iyidir ” konuşurken aynı zamanda çıkışa yürüyorlardı.

Yeni ortaklar bugünkü en uzun konuşmalarını yapıyorlardı. Ömür birimde ki işleyişten bahsetmeyi de es geçmedi ” odaların 3 anahtarı var 2 si oda sahiplerinde 1 ise müdürümüzde durur onda duran herhangi bir sorunda açmak içindir şimdiye kadar kullanması gereken bir sorun çıkmadı ve çıkmamasını da umuyorum ” diyerek konuşmasına ara verdi.

Otoparka kadar konuşarak gelmişlerdi Can aklına takılan soruları sormuş yeni ortağı da sakince cevaplamıştı. Kısa süre sonra Ömür’ün arabasının yanına gelmişler Ömür sürücü tarafına geçip Can’a seslenerek binmesini söylemişti.

Can arabayı incelemeye daldığı için duymamıştı bunun üzerine Ömür ” beğendiysen sana vereyim ” diye takılmış  Can ise ortağının sesini duyunca irkilmişti. Can bu kadar daldığını kendisi de fark etmemişti. Ömür’ün arabası gerçekten çok güzeldi paraya kıymış bir yıl önce almıştı arabasını seviyordu. Arabayı inceleyerek bindi sonunda Can.

Ömür dönüp ciddi bir ifadeyle ” senin anahtarlarını yarın vereceğim ” dediğinde arabayı incelemeyi bırakıp hızla ona dönmüştü çok zeki bir genç adamdı cümlemin arasındaki ince detayı çözmüştü. Normalde kapıların bir anahtarı vardı ama Ömür iki tane anahtara sahipti ve şimdiye kadar o anahtarların sadece 1 tanesini yani asıl anahtar kısmını vermişti ortaklarına ama artık birine güvenme zamanıydı.

O kişide Can’dan başkası değildi onda ona güvenmesi gereken farklı bir enerji vardı. Ömür bunu uzun zamandır ilk defa hissediyordu daha öncede olmuştu bir kaç kez ve pişman olmamıştı şimdide olmayacağına adı kadar emindi o yüzden söylemekte sakınca görmemişti ” .

Can aklındaki soruyu söze döküp ” anahtarları derken neyi kastediyorsun bir tane anahtar yok mu zaten ” sorduğunda.

Ömür’ün yüzünde içten bir gülümseme belirdi ” yok 1 tane farklı anahtar daha var birbirinin aynı değil sana zaten birini verecektim doğal olarak o sana ait ama diğerini de vermem gerek içimden bir ses bunu yapmam gerektiğini söylüyor ve ben içimdeki sese hep güvenirim o anahtarları sana vermem gerektiğini düşünüyorum. O anahtarı sadece ben ve müdürümüz bilir ona zaten bu konuda bilgi vermek zorunda olduğumuz için söyledim neyse konu o değil tek anahtarın bazı zamanlar güvenli olmadığını düşünüyordum.

Bir gün kapımın kolu bozuldu normalde bunu birimin halledebileceği doğru ama ben bir anahtarcıya gidip bizim kapıya takılı olan o kısmı tekrar yaptırdım ama üstüne fazladan bir gizli anahtar deliği koydurdum. Bu delik diğerinden çok küçük ve tuş tarzı bir sistemle açılıyor yani şöyle anlatayım o kısma basıyorsun ve sola çeviriyorsun anahtar kısmı görünüyor tabi müdüre söylemeden olmayacağını düşünüp müdürümüze söyledim. Sadece o biliyor başta karşı çıktı tabi sadece önemli zamanlarda kullanacağımı söyleyip ikna ettim ” diyerek sözünü bitirmiş ortağının tepkisini bekliyordu.

Canın ” bugün en uzun konuşmanı yaptığını düşünüyorum şuan. Onun dışında gerekçelerinde haklısın tabi ki her gün aynı olmuyor sonuçta iyi günün kötü günüde var hem şu kısımdan da düşünürsek bir göreve gittiğimiz de odaya birinin girip girmeyeceği hiç şüphemiz olmayacak. Sevdim bu anahtar işini tek anahtar da mantıklıydı ama gizli bir anahtar olması gayet iyi olmuş söylemeden de geçmeyeceğim arabanı çok beğendim ” dedi.

Sözüne karşılık sadece içten bir şekilde gülümsedi Ömür arabayı çalıştırıp otoparktan çıktı.

Arabanın içi bir süre sonra iyice sessizleşti Ömür bu aralar sık sık dinlediği bir müziği açtı kısık sese ayarladı. Ömür arabadaki sessizlikten sıkılıp ” görev için aklımda bir plan var şirkete çalışan olarak girebileceğimizi düşünüyorum senin bir fikrin var mı ” diyerek konu açmaya çalıştı.

Can onun ne yapmak istediğini anlayıp Ömür’e uyum sağladı ” şirketten birini bula bileceğimizi düşünmüştüm ama senin planın daha mantıklı bizim içeride olmamız daha doğru ” demiş Ömür’ün planını beğendiğini belirtmişti.

Aralarında bir süre daha görev ile ilgili konuşma geçtikten sonra ikisi de sessizliğe gömülmüştü. Ömür kendi içinde iç hesaplaşması yaparken Can’ı neden evine götürdüğünü sorguluyor cevabı bulamayıp bahaneler üretiyordu.

Gerçekten otele gitmesi iki saatten fazla süreceği için Ömür yeni ortağına kıyamamıştı. Odalarındaki koltukta birçok kez uyumuş ve ne kadar rahatsız olduğunu biliyordu. Üstelik arabası da olmadığı için birde taksi bulacaktı gitmek için, ayrıca dosyaları incelemekten yemek yemeye vakit bulamadıkları için otele gidince bu saatte yemek siparişi mi vermeye çalışacaktı.

Sabah ise işe geç kalabilirdi iki saatte tekrar aynı yolu dönmek zorunda kalacağı için üzülmüştü. Ömür yeni bir şehre taşınınca ilk günlerin zor geçtiğini çok iyi bilen biriydi kendisi de yaşamıştı ilk günler bu zorlukları.

Evi zaten hava alanı güzergâhındaydı sabah gelirken otele uğrayıp kıyafetlerini değişebilirdi ama bu saatte Can’ı otele bırakmak demek kendisinin de eve geç dönüp uykusunu alamaması demek olacağı için onu misafir etmek istemişti.

Cana dönüp baktığında dışarıyı izlediğini gördü önüne dönüp yola odaklandı. Bir ortak olarak en doğru olanı yapıp Can’ı ilk günden yarı yolda bırakmamıştı.

Yarım saatten biraz fazla süre sonra Ömür evinin olduğu siteye gelmişti. Site güvenliğinin kapıyı açmasını bekleyip arabayı evine doğru sürdü. Ömür sitedeki bu evi uzun zaman önce Eskişehir de ki yetimhanede kaldığı son yılında onu evlat edinen ailem dediği Mehmet ve Melek KARAN’ dan miras olarak kalan bir ev ve yüklü miktar da parayla almıştı .

Yıllar önce onları kaybedip bu şehre iş için taşınınca bulup almıştı bu evi. Çok iyi insanlardı onları gururlandırmak için çok uğraşmıştı. Onlar için yaptıklarından dolayı hiç pişmanlık duymamıştı.

***

Sitedeki çoğu kişi onun mimar olduğunu sanıyordu ki zaten mimardı. Bu siteye ilk taşındığında kimliğini gizli tutmanın en doğrusu olduğunu düşünüp ikinci mesleği ile tanıttı kendini.

Onları mimar olduğuna inandırmak zor olmadı çünkü gerçekten bir mimardı. On sekiz yaşında ilk girdiği üniversite sınavında mimarlık kazanmıştı ama polis olmayı her şeyden çok istediği için gitmek istemedi ama ailesi en azından kayıt yaptırmasını istedi eğer sınavları geçemezse bir yılı yansın istemiyorlardı.

Polislik sınavlarına girdi ama o sene olmadı kazanamadı okula başladı. Babası ve annesi okula devam edip seneye tekrar denemesini önerdiler.

Ömür’ü spor salonuna yazdırdılar onlara o kadar minnettardı ki bu yaptıkları için, bu sayede birçok dövüş tekniğini öğrendi. O sene çok iyi çalışmıştı. Kazanacağına çok emindi ama küçük bir kaza geçirdi sınava giremedi ve üniversitenin bir senesi daha bitmişti.

Artık pes etmişti Ömür, yine ailesi cesaretlendirdi onu bir kez daha sınavlara ve parkura çalışıp bu sefer daha iyi hazırlandı ve başardı. Yeni dönemde polis okuluna alındı üniversiteyi dondurdu.

O sıralarda ailesi kaybedince ilk dönem biraz zorluk çekse de daha sonra eğitimlere daha da asılıp birincilikle okulu bitirip yirmi üç yaşında polis oldu. Bir kaç ay çalıştıktan sonra bu birime seçildi. Ailesinin için dondurduğu bölümü bitirmek istiyordu. Babasının onun mimar olmasını istediğini biliyordu.

Ama Ömür polis olmayı çok istediği ve sebebini de çok iyi bildiği için kararına saygı duymuştu. Üniversite son sınıftayken dondurduğu için oradaki birimin müdürüyle konuşup devam edebilir miyim diye sormuştu. Müdürü ise bunun onlar için sorun olmadığını hatta iş için çok uygun olacağını söylemişti.

Ömür bunun üzerine hemen kaydını tekrar başlatmak için gerekli evrakları ayarlamıştı. Kısa bir süre sonra döneme başlayıp geçmiş notları gerekli yerlerden alıp çok çalışarak arayı kapatıp bitirdi.

O sene onun için en zor seneydi hem birimde çalışmak hem dersler ve sınavlar ama sonunda bitmişti. Ömür’ün son senesini beklemişlerdi biter bitmez İstanbul birimine yollamışlardı. İşte o zaman İstanbul’la geldikten kısa bir süre sonra almıştı bu evi arabayı ise bir sene önce kenara ayırdığı parayla ve çektiği bir miktar krediyle almıştı.

Eve sonunda gelmiştiler çok yorgundu Ömür. Can’ın da ondan kalır yanı yoktu yolda ara ara uyuyup uyandığını da sayarsak epey yorgundu arabayı evin önünde durdurdu sitenin girişindeki üçüncü ev onun eviydi. Can’a dönüp baktı yine uyuyordu. Artık Can’ın araba yolculuklarında uykuyu çok sevdiğini düşünmeye başlamıştı yolda her kontrol ettiğinde uyuduğunu ya da gözleri kapanmak üzere olduğunu görmüştü.

Yavaşça omzuna dokunup uyandırdı bir şey söylemesine gerek olmadığını düşünüyordu. Sadece kafasıyla inmesini belirtti Ömür de onunla aynı anda inip kapıları kilitledi. Can’ın yanına yürüyüp ” hadi gel yolda uyuya kaldığın için adresi soramadım yeterince yorulduk bir şeyler atıştırıp misafir odasında uyursun yarın otele buradan gidersin ” demişti.

Can başta anlamasa da açıklaması aklına yatmış gibiydi aslında uyandırıp sorabilirdi. Yolculuğa çıkmadan önce ki düşünceleri sebebiyle sormamıştı adresini. Evin önüne geldiklerinde kapıyı önce şifreyle sonra anahtarla açtı içeri davet etti. Kapıyı tekrar kapatıp alarmı devreye soktu.

Daha sonra Can’a dönüp salonun olduğu tarafı işaret ederek yolu gösterdi. Tek yaşayan birisi için büyük bir evdi birçok odayı kullanmıyordu. Ama bu evi onunla beraber yaşamak için almıştı tekrar geçmişe dönmek istemeyip kafasını toparladı. Can’ın evi incelerken kafasındaki soru işaretlerini gözlerinde görmüştü.

Can ona dönüp tam soru soracaktı ki Ömür genç adamdan önce davranıp ” haklısın ev büyük ve epeyce pahalı bir ev, ailemden kalan mirasla bu şehre taşınınca henüz yapım aşamasında aldığım için biraz daha uyguna geldi ” dediğinde Can ortağının sormadan cevaplamasına sevinmişti. İnsanların yaşamı veya maddi durumu hakkında konuşmayı ve soru sormayı sevmezdi.

Ömür aç olduklarını için mutfağa girmiş Can’ın da takip etmesini söylemişti. Ailesi hakkında soru sormasını istemiyordu. Genç adam bu düşüncesini anlayışla karşıladığı için ortağına daha fazla soru soramadan onu takip etti.

Dolapta hazır yemekler vardı Ömür ellerini yıkayıp onları ısıtmaya başladı bir yandan da tabakları hazırlıyordu. Can’ın ortağına yardım etmesiyle her şey hızlıca hazır olmuştu.

Mutfak kapısından ses geldiğin de Ömür bakmadan sesin neyden geldiğini anlamıştı. Onun en yakın sadık dostu köpeği Duman diğer köpeklerin aksine sessizce yaklaşırdı avına büyük ihtimalle uyuyordu yukarıda ki oda da geç bile kalmıştı çünkü en ufak bir sese koşardı.

Dumanı bu eve taşınmadan önce bulmuştu yol kenarında yaralı şekilde yatıyordu. Onu alıp veterinere götürmüştü. Bir hafta orada tedavi görmüştü, bu zaman zarfında çok ona alışmıştı boynunda herhangi bir tasma yoktu sahipsiz olduğuna emin olunca yanına almıştı Ömür.

Canın hareketlendiğini fark edip ona baktı Dumandan biraz çekinmiş gibiydi ya da korktu mu demeliydi bilemedi. Dumana komut verip yatmasını istedi yıllardır onu çok iyi eğitmişti başta yabancı birini gördüğü için hırlasa da sözünü dinleyip yere uzandı ama hala kulaklarını dikmiş tetikte bekliyordu.

Cana dönüp sakin olmasını söyledi Dumana yemeğini verip sandalyesine oturdu ortağının gerginliğini almak için ” tanıştırayım köpeğim Duman seni ilk defa gördüğü için hırladı merak etme zamanla alışır saldırgan bir köpek değildir ” dedi.

Can endişe kırıntıları olan sesi ile ” köpeklerle pekiyi anılarım yoktur o yüzden tedirgin oldum biraz ” demişti. Ömür ” sorun değil yadırgamıyorum herkes sevecek diye bir kaide yok değil mi yemeğimizi yiyelim odanı gösteririm dinlenirsin yarın işimiz çok plan yapmalıyız ” deyip ondan gelen haklı olduğunu belirtir şekilde kafa hareketiyle yemeğini yemeye devam etti.

Aradan geçen yirmi dakika sonra yemeklerini yemiş tabakları makineye yerleştirmişlerdi. Cana onu takip etmesini söyledi. Dumanın yanından geçerken kıpırdamaması için komut vermeyi de ihmal etmemişti.

Alt kattaki misafir odasının önünde durup kapıyı açtı ” bu odada kalabilirsin içeride kendine ait lavabo ve banyosu da var, havlular da dolapta ben sana birazdan uygun bir kıyafet getiririm ” diyerek gitmek için hareketlendiğinde Canın ” her şey için teşekkür ederim fazla şey yaptın zaten üstümdekilerle uyurum ” dedi. Ömür’ün tek kaşı havaya kalkmıştı ” takım elbiseyle mi uyuyacaksın ” dedi alayla karışık ciddi bir tavırla kendisi de üzerine bakınca ne kadar saçma bir cümle kurduğunu anladı.

Sessizliği ortağını söylediğini onayladığını gösteriyordu Ömür birazdan getireceğini söyleyip üst kata çıktı. Kendi odasının hemen yanındaki odaya girip dolaptan paketi dahi açılmamış siyah eşofman takımını alıp aşağı indi odanın kapısını çalıp açılmasını bekledi saniyeler içinde Can kapıyı açtığında paketi ona uzattı.

Can kullanılmış bir kıyafet bekliyordu başta şaşırdı ama soru sormaya çekinip sustuğunu gözlerindeki ifadede görmüş ve sormadığına sevinmişti Ömür. İyi geceler dedikten sonra yanından ayrıldı mutfağın kapısına doğru seslenip Dumanı yanına çağırdı üst kata çıktı.

Üst kata çıkınca biraz önce girdiği odaya tekrar girdi ve yatağın üstüne oturdu. Duman sahibindeki durgunluğu hissetmiş olmalı ki sessizce ayağının dibine yatmış ve başını Ömür’ün dizine yaslamıştı. Bu oda onun odasıydı o kim miydi? O Ömür’ün yıllardır aramasına rağmen bulamadığı kardeşiydi.

Tags:

Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account