20220607_134616_0000

 

Kitapı okumadan önce,farid farjad;taghayam dehe dinleyerek okuyun lütfen ?

Keyifli okumlar …

Kemanların sesleri vals eden bir kadın gibiydi nerede duraçağını bilen .nerede döneceğini anlayarak birkaç manevra yaptıktan sonra sağa sola çember oluşturarak dönüyordular.

Kavalyesi kemancıydı ,kemanın… istediğinde bir el hareketiyle bambaşka bir ses çıkartan bu kemancı dans ediyordu kemanla.aynı anda bambaşka enstrümanlarda bu dansın içindeydi..

Saddece, hafif şişman olan elli yaşında gür sakallırı ve Kaşlara sahip olan yeşil gözlü ve sivri burunlu hafif çatık kaşlı…

Sinirlendiğinde burun delikleri büyüyen,yüzü kırmız bir topa benzeyen sol gözü hafiften seyiren bir orkestra şefiydi, Bu vals’ın sahipi.

Ellindeki ince demir çubuğu salladığında da bambaşka bir şarkı çalınıyor ,hangi müzisyeni ellindeki demir çublukla gösterirse müzisyen daha hararetle çalıyordu .

Kendini bir müzisyen değil çaldığı estürman gibi görüyordular kendinlerini beğendirmek arsuzu ,sevdikleri iş unutmalarına neden oluyorlardı ama hiç biri daldığı işten farkında değildi.

Bu yüzden çatık kaşlı orkestra şefi .müzisyenlerin çaldığı estürmanı beğenmeyerek onlara var gücüyle bağırıyor çağırıyor gözlerinden resmen nefretin ışığı okunuyordu.

Müzisyenler ise yıllardır alışık oldukları şefin bu halini hiç umrsamadan ruhlarının verdiği ışık doğrultusunda çalıyorlardı.amaçları sevdikleri işi şef hariç herkesin beğenmesiydi.

Salonda yüzden fazla müzisyen vardı.kemancısından çelocusuna,piyanisinden,fülüçüsüne her tür enstürman vardı.ve tabi onları muhteşem olmasada güzel çalıyorlardı müzisyenler…

Şef kilosu dahilinde o kadar hareket ediyordu ki ,sonunda kıbırdıyacak hal bırakmıyordu kendinde…bir kaç dakikalığına ilerde duran bir ayağı salan sandalye oturup mola veriyordu .

O sıra canları çıkmış müzisyenler ,kimileri su içmek,kimileri sigara içmek ve ya tuvalete gitmek için dışarı çıkıyordu,bazıları hiç bir ihtiyaçı olamamsına karış sırf ,sinirlendiğinde burun delikleri büyüyüp küçülen ve..

Nefes nefes kalmış orkestra şefi ile yalnız kalmamak için”bende bir su içmeye gideyim bari..” diyerek tiyatro salonuna benzer olan…o yerden dışarıya çıkıyorlardı.

Hayata hiç bir zorlukta pes etmeyerek çalışan küçük bir kız vardı .daha on ,onbir yaşlarında …kıvırcık saçlı koca siyah gözleri ile merakla dünyaya bakıyordu.

Annesi bir temizlikçiydi … bir gün annesineyle tiyatro salona gelmek zorunda kalmıştı. Sebebi kızını eski eşinden korumaktı .
Boşandıklarından beri rahat yüzü görmüyordu.kocası kızı ile tehtit ediyordu kadıncağızı
Kadında nereye gitse kızını kendisiyle beraber götürmek zorunda kalıyordu .
O günde ,küçük kız ilk defa annesin çalıştığı yere gidiyordu

Temizlikçi kadın kızına sert ve kararlı bir sesle
“sakın bir yalnışlık yapama …otur sakince bir köşede ben işimi bittiriyim senle eve gideriz” diye başını “olur mu?” Anlamında sallayarak …temizlik odasına gitti .

Yapısı itibariyle her şeye kedinin ciğere baktığı gibi bakan bu kızın içindeki ses yine onu bir şeyler yapmasına zorluyordu .

İlk önce annesin gittiğinden emin olarak ayağa kalktı etrafa iyice, koca siyah gözleri ile bakındıktan sonra boş olan koridorda yürüdü .

Karşısına çıkan ilk kapıyı açtı.orada bir kaç adam bir şeyler hakkında hararetli hararetli konuşuyor,el kol hareketleri ile birbirlerine birşeyler anlatmaya çalışıyorlardı .

Küçük kız hiç bir şey demeden sakince kapıyı kapatı.zaten adamlarda küçük kızı fark edecek durumda değillerdi.

Küçük kız bir kaç gün önce duyduğu bir müziği ince olan sesiyle mırıldanıyor bir o yana ,bir bu yana oynayarak yürüyordu .derken annesinin bağırmaktam çatlamış olan sesini duyarak irlkildi!

İliklerine kadar korku hisseti .olduğu yerde bir şey yapamadan öylece kaldı.bir az sonra koridorun başında annesini gördü.sinirli bir şekilde kızına seslene seslene ,hızlı adımlarla yürüyordu .

Küçük kız sağa sola bakkınarak bulunduğu ilk kapıdan içeri girdi.
İçeri girdi.

Orada bir sandalyede oturmuş şişko bir adam gördü .
Küçük kız adamı görü görmez tiyatro salonu gibi olan… o yerdeki bir sandalyeye oturarak çömeldi.

O sıra müzisyenler içeri dolmaya başladı küçük kız meraklı bir şekilde ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.

Şef tok sesiyle..
_ haydi evlatlarım! Son bir kaç prova ..
Diyerek piyanonun üstündeki demir çubuğu aldı .

Müzisyenler birer birer enstürmalarını ellerine aldılar.kücük kız kocaman gözlerini açarak ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.

Bu kadar insan ne diye toplanmıştı? Acaba ne yapacaklardı.diye heycanla beklemeye başladı. O sıra herkes yerini aldı.bozisyonlatını hazırladılar.sefin eski bir operaçı gibi..
_ son ki ,üç ,dört…
Diyerek ;demir çubuğun haraketiyle yönlenlendirlmeye başladılar ..

Küçük kız büyülenmiş gibiydi koca siyah gözlerini müzisyenlere ,kulağını müziğe hayal gücünü ise sahneye vermişti…
Her bir müzik aletinin nasıl ustaca çalındığında bakıyordu .her hareketlerini tekerin seslerini ve ya müzisyenlerin çaldıkları şarkının büyüsüne nasıl kapıldığını izleyip hayret ediyordu.

Her bir müzisyene bakıyor inceliyor onun hakkında bir vargıya varıyordu.tek tek bakıp anlıyor ve kavrıyordu .
Anlamadığı tek şey o saçma Şaban hareketlerle kendinden geçen şişko adamdı .
Ne yapıyor bu deli diye düşünüyordu.aslonda o müziği yönlendiren o şişko olduğunu bilse her şeyden daha çok ilgilenirdi.ama bilmediği için her çocuk gibi kınıyordu .

Bir süre saddece kendini o büyülü manzaraya vermişti kendini.müzik bittikçe hem çok üzülmüş hemde başka bir şarkı çalicaklarmi diye beklemişti

Her farklı şarkıda kendinden geçiyor o anı iliklerine kadar hissediyor bir gün bende orda olacağım diyordu.müzik bittince hem üzülüyor hemde heycanla bir sonrakini bekliyordu..

Sonunda hem müzisyeyenlerin hemde şefin durduğunu görünce dahada heyecanlandı.vücudundaki kan bir anda kalpinde pompalanmış gibiydi..

Artık bir şeyler çalmayaçaklarını anlayınca derin bir üzüntü hisseti.ama onlar bir kutlanmaya hakkediyorlar diyerek ayağa kalkıp alkışlamaya başladı…

Var gücüyle ellerini birbirine vuruyor koca siyah gözleri ile karşındaki insanlara gülüyordu .

Şef dahil herkes gülüyordu küçük kızın bu haline… bir yandan enstürmalarını toplayıp bir yandan bu kadar endişenin içinde bu olayın olması onları mutlu etmişti.

Herkes gülüyordu lakin sinirle kızın kulağını tutarak salondan çıkaran kızın annesi mahcup ve kızgındı.

Kızını salondan çıkarınca sert bir tokat yapıştırdı sol yanağına . Çekiştirerek evin yollunu tutu .kadıncağız kanserin son evreleri dendi yüzü solgun göz halkaları yüzünü kaplıyordu.

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2022 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account