IMG_20210307_090105_983

Kadına Dair
Kadın ; sevgi…
Kadın ; merhamet…
Kadın ; anne…
Kadın ; aile…
Kadın ; toplum…
Kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü cahiliye devrinden kız çocuklarının,kadınların kapitalizme teşhir edildiği gaflet çağına duçar olduk. Babaannelerimiz, anneannelerimiz devirlerinde teknolojik ürünlerin neredeyse yüzde sekseninden mahrum iken yani bezler kazanlarda yıkanılırken, hem çocuk büyütüp hem tarlada çapaya giderken, okusunlar diye yorgan dikip elbise yamalarken ,eşlerine, evlerinin reislerine ‘poff’ dahi demezken , hanelerinden bereketin huzurun sesi yükselirken şimdi annesini huzur evine layık gören , çocuğunu anlık heves uğruna çöp kutusuna terk eden merhametten yoksun feminist, dominant bireylere dönüştürüldüler.
Eşitliğin adalet olduğuna inandıkları gün sistem kadınları erkek hegemonyasından kurtarma adına toplumun süfli duygularının kölesi haline getirdi. Haremlik uygulandığı zaman erkeğin hanımını kıskandığı iddia edilip güya dört duvara hapsolunduğunun pespaye çığırtkanlığını yapanlar şimdi süs bebeği gibi eşlerinin kolunda gezerken yabancı bir bakışla karşı karşıya kaldıklarında muhataplarını tacizle suçlar oldu. Eskiden ataerkilliğin baskınlığında yer yer kadınlara ikinci sınıf muamelesi yapılmış olabilir. Hala ülkemizin bazı bölgelerinde kadınların sınıfsal ayırımın kurbanı olduğuna şahit oluyoruz. Oysa hem dinimiz hem örflerimiz anneye, kadına hürmet etmeyi ibadet sayar. Cennet annelerin ayakları altındadır hadisini duymayanımız kalmamıştır.
Bugün kadın statü olarak neredeyse erkeklerle aynı konuma gelmeye başladı. Bunu yaparken sistemin ‘kadının erkekten ne eksiği var’ gibi beyhude sözlerle kendilerini avutmaya çalıştıklarını biliyoruz. Kadının birinci vazifesi anneliktir. Bir kadının hem evde çalışması hem de dışarıda çalışmaya zorlanması büyük bir zulümdür. Ne yazık ki bu zulmü bizzat kadınlar kendilerine reva görüyorlar. Kadınlar yaratılış olarak nahif varlıklardır. Çalışma ortamında maruz kaldıkları eleştirilere de yahut hayatlarını idame ettirirken etraf tarafından usulsüzce yapılan dedikodulara sağır olamadıkları için yorulup mutsuzlaşıyorlar.
İş ortamında gereksiz bir yarışa dahil olarak kazandıklarını çar çur ettiklerinin farkında dahi olamıyor çoğu kadın. Teknolojiyi de göz ardı etmemek lazım, eskilerde gebe bir kadın karnını saklardı,utanır haya ederdi bir büyüğünün kendisini görmesinden şimdi cinsiyet partileri düzenledikleri gibi bu partileri sosyal medyada fütursuzca paylaşıp yayınlamaktan zevk duyuyorlar. Gün geçmiyor ki kadınların görsellik, gösteriş adına saçma sapan savurganlıklarına rast gelmiyor olalım. Hatta bu kapitalizm çılgınlığından evliliklerin sayısı azalmaya boşanmaların sayısı artmaya başladı.
Kadınlar birbirleriyle gösterişin yarışını yaparlarken evlerini, eşlerini, çocuklarını ihmal etmeye başladılar. Çoğu erkek kadının dırdırından kurtulmak için bu gösterişe boyun eğmek durumunda kalıyor. Elbette bunun yanı sıra teknolojiyi bir ailenin daha güvenli bir ortam, toplumsal yapı taşı olmasına katkı sağlaması adına çaba sarf eden güzide annelerimiz kadınlarımız da var. Paylaşımlarına sadece dünyayı yer vermeyen, ahreti hatırlatan, paylaşmanın huzur getireceği mesajını elinden geldiğince ifade eden kadınlarımız da var. Doğruların kaderidir yalnızlık diye bir söz var ne yazık ki popüleritenin tuzağında iyi olan güzel olan ne varsa bakıp geçmekle yetiniyoruz. Bile isteye kapitalizmin çarklarına sıkıştırıyoruz kendimizi. Bir kadın ne kadar mevki sahibi olursa olsun, kaç tane üniversite bitirirse bitirsin eğer ki evladına hayırlı bir anne, eşine hayırlı bir zevç,kendisini büyüten ailesine hayırlı bir evlat olamıyorsa sahibi olduğu makamın ona vereceği tek şey sahte bir boyunduruktur. Etrafında pervane olanların tek derdi kendi çıkarlarıdır. Çıkarın bittiği yerde yok olmaya mahkumsunuz. Eğer bir kadının etrafındakilerle menfaatten öte bir bağı varsa, sevgi, saygı gibi o kadın hayatının sonuna kadar el üstünde tutulacaktır.Bunu sağlayabilecek öğreti İslam nizamıdır. Kaideler inancın süzgecinden geçtiği zaman anlam kazanır ve kişiye dünya ahret saadeti verir. Dünya ebedi hayatın basamaklarındandır. Bu hayatta yaptığımız bütün amellerden hesap gününde Rabbimizin huzurunda ,adil bir şekilde sorgulanacağız. İslam bireye merhamet olgusunu aşılar. Kişi Allah’ın buyruklarına bütün anlamda teslim olunca bu olgunun kalbinde yeşermesiyle hayatının bütün alanlarında huzur yakalar. Bugün kadının mutsuzluğunun en önemli sebeplerinden birisi merhametten yoksun kalmasıdır.
Kadınları evlerinden çıkaran sistem toplumda salınmasına izin verdiğinden beri aldatılmaya, hem cinsleri tarafından hor görülmeye kısaca bezginleştirmeye maruz bırakmıştır. Cinsiyetsizleştirilme çabasıyla da mücadele etmek durumunda kalan kadınlarımızı daha fazla sisteme kurban etmemek için Rabbimizden medet umuyoruz. Kadının eski saygınlığını kazanmanın tek yolu İslami değerlere sarılmak bu uğurda çaba harcamaktır. Kadının çalışması yasak değildir sözlerimizden bu anlaşılmasın. Hz Zeynep çarık yapıp satarak ihtiyaç sahiplerine dağıtırdı, peygamberimizin biricik eşi Hz Hatice de ticaret kervanlarına sahipti. Koskoca ticareti sağlıklı bir şekilde ilerletmesi de başına güzide peygamberimizi geçirmesiyle süreklilik kazanmıştı. Üstelik o zamanlar İslam henüz din olarak tebliğ edilmemişti.
Yersiz bir gurura kapılarak kadınlar, çalıştıkları için eşlerine, çevrelerine topluma zarar vermeyi bıraksınlar artık. Eğer çalışmak kadının özünden kopmasına neden oluyorsa bir zahmet o kadınlar çalışmayı bıraksınlar ki toplum fesada uğramasın. Kapitalizmin ürettiği günlerden çok daha değerlidir çünkü kadın. Cenneti taşır ayaklarında. Bir bebeği dokuz ay bedeninde taşımanın hiçbir maddi unsurla karşılanmayacağını idrak etsin insanlık. Evini temizlemenin,yemek yapmanın, hatta eşine gülümsemenin sağ defterine artılar getireceğini bu artıların kendisini dünyada refaha ahrette sonsuz mutluluğa ulaştıracağını öğrenmeli. Kim bilir bu şuurda olan yetiştirilen her kız yeni neslin kurtuluşuna vesile olur. Rabbim bizleri Saliha kadınlardan, sistemin çarkından kurtulmak için çabalayanlardan en önemlisi duyarlı Müslümanlardan, hem kendine hem çevresine merhametle davrananlardan eylesin.
Ve biz, insana, anasınababasına iyilik etmesini emrettik; anası, onu zahmetle taşımıştır ve zahmetle doğurmuştur ve gebelik müddetiyle sütten kesilme müddeti, otuz ayı tutar; sonunda ergenlik çağına gelmiştir ve kırk yaşına ermiştir de demiştir ki: Rabbim, bana da, anamababama da verdiğin nimetine karşı şükretmeyi nasip ve müyesser et bana ve soyumdan gelenleri de doğru ve düzgün kişiler yap da hoşnut ol benden; şüphe yok ki tövbe ettim sana ve şüphe yok ki teslim olanlardanım, emrine uyanlardanım ben Ahkaf süresi 15. ayet
yazar Betül Güler

Tags:
Paylaş
2 Yorum
  1. Âwdil 8 ay önce

    “Dişisine kötü davranan tek varlık İnsandır.” Jack London

    Siz ve yazılarız Hoş geldi Betül hanım.

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account