1.BÖLÜM 

Merdiven basamaklarında oturup ince ince akan gözyaşlarımın oluşturduğu buharlı görüntümden iki damla gözyaşı payıma düşüyordu. Usul usul söylenirken sesim kendiliğinden yükseliveriyor ve bir anda.

Abla! Bunu kendine nasıl yaparsın. Neden beni bırakıp gidersin. Yaptığın şeyi örtbas edilemezdi. Yanımda bana sarılıp ben burdayım demene ihtiyacım vardı.

 

Ağlamalarım ise yaramıyor ablamın bir daha  gelmeyeceğini bilmeme rağmen içimdeki bu acı dinmeyecekti.   Gözlerimin önünde cansız bedeni yerde yatıyordu.  Yüzündeki huzurlu gülümsemeyi görmüştüm. Bir senedir ilik kanseri idi. Uzun zamandır ona uygun donör  bulunmamıştı. Ablam bir gece ağrılarına dayanamadığı için kendini öldürmeyi planlamış ve gerçekleştirdi. “Tanrım” diyerek merdiven basamaklarından kalkıp hızlı hızlı aşağa inerek kapıyı açıp kendimi dışarıya attım.

Karşıya geçip o muazzam deniz kıyısı görünüyordu. İtalya’da gecenin bu saatinde boş ve ıssız sokaklarında tek başıma geziyordum. Evde durmaya devam edersem boğulacak gibi hissederdim. Kara göğün üzerine nakış gibi işlenen yıldızların altında, aklımdaki soruların cevapsız kalmasına beynimi işgal ediyordu. Soluduğum nefes içimdeki zaman boyunca havadaki özgürlüğe kavuşmayı beklemiş gibi dağıldı.

 

Acım tazeydi henüz bitmeyecek gibiydi. Hayatına son vererek canına kıymıştı.  Bir insan mücadele etmeden gider miydi?  Bunu bende anlamıyordum. Bugün bu şehirde son gecemizdi. Bu şehir ablama acılar vermiş olsada bugün veda etmeden gidemezdim.

 

İtalya bize acı, keder, hüzün, ayrılık, ölüm vardı babam burada kalmamayı gitmek istemişti. Anlamın yasını tutsakta bizden çok erken ayrıldığına küsmüştü. Aileme sarf edecek kelimem bile yoktu. Boğazım düğümlenmiş bunun yerine hıçkırığım saracak biliyordum. Esen hafif rüzgâr tenimi okşuyor gibiydi. Bu saatte kimse yoktu, etrafım olabildiğince sakin ve huzurluydu. Huzur bulunduğum tek gerçekti. Sandaletlerimi çıkarıp çıplak ayaklarımı suya bulaştığında cup cup ses çıkartıyordu. Bir hafta öncesine kadar bende diğer insanlar gibi bu saatte uyuyordum; kendime göre hayallerim, beklentilerim vardı bu hayattan.  Beş gün önce sabah erken saatlerinde annemin çığlıkları ile uyanmıştım.

Kalbime ağrı saplanmış şekilde yürüyecek dermanım kalmamış gibi yorganımı üzerimden attığım gibi gelen ağlama seslerinin ablamın odasından geliyordu. Yavaş ve korku dolu adımlarla gittiğimde kapının açık olduğunu görüp yerde cansız yatan cansız bedenle yere çivilenmiş kalmıştım.

“Aida” ile birlikte annemden habersiz evden kaçar  bu sahile gelirdik. Geldiğimizde birlikte köşeye oturur evden hazırladığımız  yiyecekleri  çantalarımızdan çıkarıp yemeye başlardık. Bizim en sevdiğimiz aktivite olmuştu. Güneşin batışını izlemeyi seviyordum. Ablam ise mecbur kaldığı için benimle uğraşmadan durmazdı.

 

Etrafımız kalabalık olsada huzurlu görünüyorduk.  Ben ablama göre daha olgun biriydim. Böyle oturmaya devam edersek evimizde bizi terlikle kovalayan türk kadınlarını aratmayan bir adet annemiz vardı. Ama hayat bize en büyük kazığını ablamın canı ile bedel ödetmişti. Baş ağrısından öleceğimi sandım biraz daha durursam eğer anılar beni boğuşurdum. Buda beni çok fazla incitirdi. Elimi kot çeketimin içine sokup evime doğru yol aldım.

Anahtarla kilidi açarken, kapının tok sesi evde yankılanmıştı. İçerden gelen tıkırtı sesiyle annemin odamda olduğunu anlamıştım. Anahtarı vestiyere fırlatıp odama doğru ilerledim. Gürültüyle  içeriye daldığımda gördüğüm manzara hem beni üzmüş hem de sinirlenmişti. Annem karşımda bütün eşyalarımı boşalmıştı.

 

” Eva ah tatlım, seni o kadar merak ettim ki… Aradığımda ulaşamadım sana.” derken hızla yanıma gelip bana sarıldı. Ablam gibi kendimi öldürmemden korkuyordu. Ve bir saniye yanımdan ayrılmıyor, narin bedeni ve düz uzun saçları ile bir genç kız gibiydi. En önemlisi üzerinde ablam gibi mis kokuyordu.Bir haftadır bu kokuya hasrettim.
Yaşlı gözlerle;

 

“Merak etme meleğim, burdayım seni hiç bırakmayacağım.” dedim

 

” Biliyorum bebeğim, ben hep yanındayım kızım. Bundan sonra iyi olmaya çalışacağız.” dedi.

 

“Nasıl yani?” dedim şaşkınlıkla Annem yanında duran eşyalarımın bir kısmını göstererek;

 

” Burdaki eşyalar ablanı bize hatırlatacaktı. Sadece değerli ve özel eşyalarını hazırladım yanına. Bu gece Bursa’ya gidiyoruz.”

 

“Anne bu evi eşyalarımızı nasıl bırakırız!” diyerek bağırdım. Annemin bu sözleri karşısında şaka yaptığını düşündüm. Biletlerimizi  yarın  geceye almıştık, ablamla biriktirdiğim anılarımı erken mi bırakacaktım?”  Onları unuturak kendime yeni bir hayat mı kuracaktım?”
Belki;

 

Ablamın mezarına bile gidemedim. Ona veda etmeden ayrılmam bana çok koyacaktı. Oysa ben kırgın olduğum için gitmedim.

 

Elim ayağım birbirine girmiş ve kaşlarını çatıp donmuş öylece anneme bakıyordum. Sinirlerime hâkim olamayıp ellerimle saçlarımı çekiştirip ağlamamak için zor tutuyordum. Öfkelenmemin sebebi annemin bu gece gitmememizden bahsederken benim içim gidiyordu. Çünkü ablama olan kırgınlığım yüzünden mezarına gidip veda edemediğim içindi. 

 

” Kuzum Aida’ya veda edemediğini ona kızgın olduğunu biliyorum, bilmediğin sorun ise ablanın mezarı Bursa’da gömüldü.” dedi annem sanki içimdeki sıkıntımı anlamıştı.

 

Bunun üzerine anneme üzgün gözlerle ” Özürdilerim” dedim. Annemin açıklamasını dinleyip onu az önce bağırmıştım değil mi? Anneme suçsuz yere kızıp duruyordum. Aslında korktuğum ablamı affedemediğimdi.

Durduk yere karşımda durmuş onu suçlamıştım. Kendimden utanmaya başladım. Gidip anneme sarıldım.  Benden ayrılıp odamdan çıktığında tek başıma kalıp düşünmemeye çalışsamda böyle olmayacağını biliyordum.  Kapıyı örtüp koltuğun üzerine oturup dinlenmeye başladım. Şuan oturmuş karşımdaki duvara bakıp bakıp duruyordum.  Bu acının geçmesini beklemek bana göre saçma geliyordu.

 

Aşağada babamın ” Hadi uçağın kalkmasına az kaldı?” sesiyle odamdaki boş ve geri kalan eşyalarıma baktıktan sonra ” Elveda hayatımızı çalan , kötü anılara şahit olan güzel şehrim” diyerek sonkez inceleyip babamın yanına doğru gitmeye başladım.

Tags:
Paylaş
6 Yorum
  1. derindenizmavisi 8 ay önce

    Merak uyandırıcı ve akıcı bir giriş bölümü olmuş yazarım emeğine yüreğine sağlık ❤️

  2. ezeldensonsuzasap 9 ay önce

    Ellerine sağlıkk güzel yazmışsın. Devamı da gelir umarım

  3. kelebek6122557@ 9 ay önce

    ellerine emeğime sağlık ???❤?

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account