images

Bünyamin Bey, Salih’le konuştuktan sonra kızının yanına gitti. Onunla konuşacakları vardı ama bunu nasıl söyleyecekti bilemiyordu.

Türkan, lavaboya gitmiş ellerini yıkayıp geri dönmüştü. Döndüğünde babasını, odasının önünde bekleşirken gördü. Babası ondan özel bir şey istemedikçe odasının önünde bekleşmezdi. Belli ki babası yine özel bir şey isteyecekti.

Türkan, şefkatle babasına baktıktan sonra ona:

‘Baba, galiba yine benden özel bir şey isteyeceksin?’ dedi gülümseyerek.

‘Şey, kızım nasıl diyeceğimi bilemiyorum’ dedi Bünyamin Bey geveleyerek.

‘Hadi baba, ne diyeceksen de. Zira yapacak işlerim var’ dedi Türkan, babasının ağzındaki baklayı çıkarması için.

‘Salih’i tanıyorsun. Hani şu babası vefat eden’ dedi Bünyamin Bey.

‘Elbette tanıyorum Salih abiyi’ dedi Türkan. Daha sonra telaşlı bir şekilde ‘Yoksa ona bir şey mi oldu baba?’

Yanlış anlaşıldığını anlayan Bünyamin Bey, kızına ‘Hayır, ona bir şey olmadı’ dedikten sonra Salih’le aralarında geçen konuşmayı aktardı.

Türkan, babasını dinledikten sonra hafifçe güldü. Demek Salih abisi sonunda gönlünü birine kaptırmıştı. Yalnız bir sorun vardı. Onun gönlünü kaptırdığı kız hapse düşmüştü. Bu yüzden ne yapıp edip onu düştüğü durumdan kurtarmalıydı.

O düşünceler içerisindeyken babası ona:

‘Hayrola kızım, ne düşünüyorsun öyle?’ aslında Bünyamin Bey’in korkusu kızının söylediklerini kabul etmemesiydi. O yüzden bu sözü sarf etmişti.

Türkan, babasının sözlerinden sonra daldığı düşüncelerden kurtularak babasına döndü ve ona:

‘Baba, Salih abinin sevdiği kız, neyin nesiymiş. Bir bilgin var mı?’ diye sordu babasına.

Babası, düşüncelerinin yanlış olduğunu anlayınca içinden derin bir ‘oh’ dedi. Ardından kızına:

‘Bende bilmiyorum kızım, yalnız bu durumu Salih’e sorup öğrenebiliriz’ dedi Bünyamin Bey.

Onlar aralarında konuşurken Salih’te sabırla Bünyamin Bey’den gelecek telefonu bekliyordu. Ondan telefon bekliyordu ama ne telefon açan vardı ne de gelen. O yüzden hop oturup hop kalkıyordu. Annesi onun bu durumunu sezmişti. Fakat oğluna bu durumu sormaktan çekiniyordu. Çünkü oğlu ketum biriydi. İçindeki sıkıntıları kolay kolay anlatmazdı. Bu yüzden de sormaktan çekiniyordu.

Onun sıkıntılı durumu gelen bir telefonla sona erdi. Bünyamin Bey’in kızı isteğini kabul etmişti.

Türkan, aylardır göremediği Salih abisini bu vesileyle görebilecekti. Zira onu çok özlemişti. Bu vesileyle onu göreceği için heyecanlıydı.

Bünyamin Bey, kızıyla beraber Salih’in oturduğu malikâneye geldiler. Arabadan indikten sonra malikânenin demir kapısını açıp içeriye girdiler. Ardında kapının zilini çaldılar. Kapıyı hizmetçileri olan Bahar açtı.

Bünyamin Bey, karşısında Bahar’ı görünce ona:

‘Bahar, kızım. Çiğdem Hanım ve Salih Bey, burada mı?’ diye sorunca Bahar:

‘Buradalar efendim. Siz salona geçin ben onları çağırayım’ dedi ve onları içeriye aldı.

Misafirler salona geçince Bahar, ilk önce Çiğdem Hanım’ın yanına gidip misafirlerinin olduğunu söyledi. Ardından Salih’in yanına gitti ve ona da aynı şeyleri söyledi. Çiğdem Hanım ve Salih aldıkları bu haber üzerine her ikisi de salona geçtiler.

Çiğdem Hanım, gelen kişinin Bünyamin Bey olduğunu görünce sevinçle ona:

‘Hoş geldiniz Bünyamin Bey’ dedi ve Türkan’a dönerek ‘Sende hoş geldin kızım’

Aralarındaki hoşbeşten sonra Bünyamin Bey:

‘Çiğdem Hanım, biliyorsunuz eşiniz ölünce onun hisseleri size kaldı. Ayrıca bir iş yaparken sizinde imzanız gerekiyor. Oysa siz neredeyse iki aydır holdinge uğramıyorsunuz. Siz imza atmayınca da işler kalıyor. İşler kaldığı gibi de bizi sıkıştırıyorlar, bu işlerimiz niye olmuyor diye’ dedi sitem dolu bir sözle.

Çiğdem Hanım, Bünyamin Bey’i sakince dinledikten sonra ona:

‘Haklısınız Bünyamin Bey, holdinge uğramam gerekiyordu. Ama biliyorsunuz iki ay önce bir ameliyat geçirmiştim. O yüzden gelemiyordum’ dedi neden gelmediğini anlatabilmek için.

Bünyamin Bey, Çiğdem Hanım’ın anlattıkları karşısında mahcup oldu ve başını yere eğdi. Ardından başını kaldırmadan ona:

‘Çiğdem Hanım, sizden özür dilerim. Bir an için ameliyat olduğunuz aklımdan uçup gidiverdi. Ayrıca ameliyattan sonra size gelip geçmiş olsun diyemediğim için özür dilerim’ dedi kısık bir sesle.

‘Önemli değil Bünyamin Bey, işleriniz başınızdan aşkın. Bu durumda sizin beni ziyarete gelmenizi bekleyemezdim zaten’ dedi onu rahatlatmak için.

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2022 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account