images

Bünyamin Bey, gülümsedikten sonra ona:

‘Salih’im, düşündüğün şeylere bak. Avukat olan kızımı onu savunması için gönderirim. O yüzden bunu kendine dert etme’ dedi, onu rahatlatmak için

************

Talip Bey, eşi Selma Hanım’la tartışması ve doktorun onları ikaz etmesi üzerinden iki saat geçmiş, Tarık yoğun bakıma alınmıştı. Ameliyatı iyi geçmişti ama doktorun dediği gibi bir süre konuşamayacaktı.

Selma Hanım, bu durumu içine sindiremiyordu. Büşra’yı ilk geldiği günden beri sevmediği yetmezmiş gibi birde oğlu onun yüzünden ölümden dönmüştü. Bunun cezasını en ağır şekilde çekmeliydi. Bunun için elinden ne gelirse yapacaktı. Hatta yalancı şahitliğe bile başvuracaktı.

İçinden geçenleri kocasına söyleyemezdi. Çünkü kocası onu kızı gibi seviyordu. İçinden geçenleri söylese kocası buna karşı çıkar, hatta ona engel olmaya çalışabilirdi. Bu yüzden kocasına hiçbir şey söylemeyecekti.

O içinden onlar geçerken Talip Bey, hem oğlunu düşünüyor hem de Büşra’nın niçin böyle bir şey yaptığını merak ediyordu.

Selma Hanım, onun düşünceli halinden anlıyordu ki Büşra’yı düşünüyordu. Onu düşünmesi kendisi açısından iyi olmazdı.

Büşra’yı ne yapıp edip ondan uzaklaştırmalı hatta nefret ettirmeliydi. Bunun için oğlunun iyileşmesini bekleyecekti. Biliyordu ki oğlu da onun yanındaydı.

Oğlu yoğun bakımdan normal odaya alınmıştı. Bir şeyler söylemek istiyordu ama bir türlü buna muvaffak olamıyordu. Aslında o biliyordu ki yaptığı kötülüğün cezasını çekiyordu.

Tarık, salonda geçen hadisenin kendi hatası olduğunu anlatmaya çalıştıysa da her seferinde annesi ona engel oluyordu. O pişmandı yaptıklarına. Bu pişmanlıkla beraber gözyaşı döküyordu. Bu yaşına kadar hiç gözyaşı dökmemişti. O gözyaşlarıyla sanki bunların acısını çıkarıyor gibiydi. Onun gözleri ağlıyordu ama içi huzurluydu. Ömrü boyunca hep bu huzuru aramıştı, aramasını aramıştı fakat annesi yüzünden hep huzursuz bir hayat yaşamıştı. Üstelik gittikçe annesine benziyordu, her ne kadar onun gibi olmak istemese de.

Selma Hanım, kafasında düşünceleri gerçekleştirmek için evden çıktı. Maksadı Büşra’yı içeride tutabilecek bir şeyler bulabilmekti. Bu maksatla avukatın yanına gitti. Ona yalan yanlış bir şeyler anlattı. Avukat onu dinledikten sonra elinde delil olup olmadığını sordu. Bu soru üzerine o elinde delil olmadığını, fakat delil bulabileceğini söyledi. Ardından oradan ayrıldı. Eve geldiğinde ne yapabileceğini düşündü. O düşünürken hizmetçilerden biri gelip ona bir isteğinin olup olmadığını sordu.

O bu soru üzerine ‘bir isteğim yok’ dedi ve eliyle gitmesini istedi. O tam giderken ‘dur, gitme’ dedi. O durup kendisine doğru dönünce:

‘Oğlum o besleme parçası tarafından yere düşürüldüğünde sen neredeydin?’ diye sorduğunda hizmetçi:

‘Şey, efendim. Ben o gün holde temizlik yapıyordum’ dedi titrek bir ifadeyle.

‘Demek, holdeydin ha!’ dedi sinsi bir ifadeyle.

‘Evet, efendim. O gün holde temizlik yapıyordum’ dedi yine titrek bir ifadeyle.

‘Bana bak’ dedi Selma Hanım sert bir ifadeyle ‘Eğer işten kovulmak istemiyorsan. Benim dediklerimi yapacaksın’

Hizmetçi, işten kovulma lafını duyunca dizleri titredi. Eğer işten kovulursa ne yapardı. Evde bakması gereken yatalak annesi ve küçük bir oğlu vardı. Eşi yıllar evvel vefat ettiği için onlara o bakıyordu.  Elinden sadece hizmetçilik geliyordu. Bundan başka bir iş de elinden gelmiyordu. Bu yüzden Selma Hanım ne derse onu yapacaktı.

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2022 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account