IMG_20220522_131333

                                   önsöz
      

   ben yağmur, sıradan bir lise öğrencisiyim. 20 ekim 2006 doğumluyum edebiyat ve resime çok ilgi duyuyorum. hobilerimden bazıları ise bisiklet sürmek resim çizmek ve kitap okumaktır. hayatım boyunca hiç aşık olmadım ve nasıl bir duygu olduğunu da bilmiyorum, açıkçası aşka ayıracağım vaktim yok.ben sadece sevmek ile yetinirim.

                                  tez

  beni, bu yaşıma kadar, büyüten, koruyup kollayan, aç kalıp açıkta bırakmayan, anne kelimesinin hakkını fazlasıyla veren, canım annem, senin hakkın asla ödenmez. sana ve senin gibi, bütün güzel yürekli annelere sonsuz teşekkür ederim.

izmir,2022                                      Yağmur~

                              2. sayfa               

bizim aile de bir tek çalışan annem ve bir kişinin maaşı da evi geçindirmeye yetmiyor. annem de ne yapacağını bilmiyor. biz 4 kardeşiz ablam’ın adı seda evli ve bir buçuk yaşında çocuğu var, abimin adı ise kemal askerden yeni geldi ve işsiz, bir de kardeşim ada var 1’e giden, ben de zaten 2.
sınıf lise öğrencisiyim.
                                  ~~~~~                
soğuk bir kış akşamı;
annem mutfakta, ablam ile telefonda konuşurken kulak misafiri oldum, ailemizin maddi durumu git gide kötüleşiyormuş

-kızım, bu ay’ki fatura çok fazla gelmiş biz bu durumdayken faturaları ödememiz mümkün değil.

-anne biliyorum çok sıkışıksınız kardeşim kemal çalışmıyor mu size destek çıkmıyor mu?

-yok kızım, kemal’den ümidi kestim ben o kendi halinde takılıyo. çalışsa bile sevgilisine yediriyo kazandığı paraları, beş kuruş faydası yok.

-napıcaksın, evlat bu atsan atılmaz satsan satılmaz.

-aynen öyle kızım.

  
          
                               3. sayfa

bizim durumumuz böyle, tabi bizden daha kötü durumda olan insanlar da var, Allah onlara yardım etsin.
                                 ~~~~~
ben bu duruma daha fazla dayanamadım ve iş aramaya koyuldum. bir gün, anneme telefon geldi ve arayan eniştem’di, iş bulduğunu söyledi. eniştemin çalıştığı restoranda komi aranıyormuş, ben de hemen işi kabul ettim. ertesi gün çalışmaya başladım. 2 haftalık okul tatilindeydik ve ben de işe kolayca gidebiliyordum. iş yerinde ilk günüm biraz zor geçti, herşeyi öğrenmek zor’du ama iş yerinde çalışan ilkokul arkadaşım da benimle birlikte restorant’da komi olarak çalışıyordu ve bana bilmediğim şeyler hakkında yardım ediyordu. ilk günüm, çalışma düzenimi öğrenerek geçti ve sabah 9′ dan gece 12′ ye kadar çalıştım. iş hakkında bi kaç birşey kapmaya başlamıştım. işim bittiğinde, ilk günlüğümü aldım ve hemen anneme verdim. annem ben işten gelene kadar beni beklemiş, merak etmiş beni. tabi o sıralar benim telefonum yoktu, haberleşemiyorduk, merak etmekte haklıydı kadıncağız. anneme ilk maaşımı verdiğim zaman kabul etmemişti ama ben ısrar la eline tıkıştırdım. aradan 2 hafta geçti ve okula gitmeliydim. iş yerindeki müdüre okula gitmem gerektiğini anlattım ve müdür de okuldan sonra da gelip çalışabileceğimi söyledi. ben de müdür’ün söylediklerini kabul ettim.

                             4. sayfa

her sabah okuldan sonra hemen işe gidiyordum. bu şekilde yaklaşık 1 buçuk ay çalıştım. her çalıştığım maaşı anneme verdim, bazı faturaları da kendim ödedim. az da olsa katkım oluyordu aileme. bu da beni mutlu ediyordu. artık sabahları okula gidemiyecek kadar kötü oldum, çok uykusuzdum ve yorgundum. annem bazı günler okul için uyandırmıyordu. annem de biliyordu benim ne kadar yorgun olduğumu. sürekli devamsızlıklarım olmaya başladı ve sınıfta kaldığımı öğrendim. zaten bütün derslerde uyuyakalıyordum bu yüzden de notlarım da hiç iyi değildi. annem sınıfta kaldığımı öğrenince, okula gitmene gerek kalmadı, zaten sınıfta kalmışsın, seneye tekrar 10. sınıfa devam edersin dedi. ben de artık okula gitmiyordum. sadece işime odaklanmıştım. öğlene kadar uyuyordum, 1 den sonra da işe gidiyordum yine geceye kadar çalışıyordum. iş yerinde çok da iyi konsantre olamıyordum. bi yandan maddi sıkıntılar bir yanda okulum ve en çok da uyku düzenim. uyku düzenim çok bozulmuştu, iş yerinde sersem gibi geziyordum, bu yüzden de çok fazla sakarlaşmaya başlamıştım. müdür ise bu durumdan çok rahatsızdı ve bir kaç kere beni uyardı. uyarılarını dikkate alıyordum ama nafile, ne yapsam olmuyordu. bir gün bi anlık

                              5. sayfa

kararla müdürüm beni iş den çıkardı ve artık ben işsizdim. aileme yardım edemediğim için kendimi işe yaramaz gibi görüyordum. anneme olan biteni anlattığımda anlayışla karşıladı. artık ben aileme muhtaçtım. ailemin durumu daha da kötüye gidecek diye çok korkuyordum. kendimi çok çaresiz hissediyordum. sanırım sığınacak bir limana ihtiyacım var. bu yaşta bunlar biraz bana fazlaydı, kim kaldırabilirki bu onca olan şeyleri? ben kaldıramıyacaktım artık, kendime yediremiyordum bu olan olayları.
                                 ~~~~~

-yağmur.

-efendim anne.

-abin artık psikiyatri tedavisi alacak.

-umarım düzelir.

-düzelecek kızım, biz inanıyoruz, sen de inan, ablanla biz ısrar ettik terapi alması için, zor da olsa ikna oldu. artık düzelicek ve ailemizin durumunu idrak edecek, bize destek olacak.

-peki.
           
ben abimin düzeleceğine inanmıyordum. çünkü ne zaman tamam artık düzeldi desek yine eski haline dönüyordu.

                               6. sayfa

durumu ortada ve annemin maaşı da eve yiyecek almaya yetmiyordu. o kadar çaresiz hissediyordum ki, hele ki annem, annem kim bilir nasıl üzülüyodur, çocuklarıma yetemiyorum diye düşünüyodur. ama asla bize belli etmiyordu, herzaman başı dik, bir anneydi benim annem. annemle ne kadar gurur duysam azdır, hakkını ödeyemem. babasız 4 çocuğu sokaklara terk etmedi, elinden geldiği kadar bize baktı ve bakmaya da devam ediyor. bize asla haram lokma yedirmedi, bizim eve hiçbir şekilde haram olan birşeyi eve sokmadı, anlının teriyle, ekmeğini kazandı, çok şükür biz yaşamayı bilenlerdeniz. bu hayatı biz seçmedik. hiçkimse kendi hayatlarını şeçemez. kimisi çalışır, parasını hakkıyla kazanır, kimileri de ekmek elden su gölden, yaşarlar. dünya çok acımasız. bizim gibi milyonlarca insan bu şekilde, karınlarını zor bela doyuranlar, kimisi bizden beter, sokaklarda açlıktan, susuzluktan ölenler. hayat çok zor böyle insanlar için, nasıl yaşanması gerektiğini iyi öğrenmeliyiz, çalışmadan para kazanılmaz ve aç kalırsın, eğer çalışırsan, para kazanırsın ve karnın doyar. hayat yaşamasını bilene güzel. benim amacım sizlere, hayat dersi vermek değil, bunlar sadece benim düşüncelerim.

                                7. sayfa

                              ~~~~~

    herkes hayatta şanslı olmayabilir.
     fakat bu kötü bir geleceğe sahip
       olduğumuz anlamına gelmez.
    bu düzeni değiştirmek senin elinde.

                                 ~~~~~

                             8. sayfa

okulların açılmasına bir hafta kalmıştı. sınıf ee, arkadaşlarıma kavuşma günümdü bu gündü. pazartesi sabahı, erkenden kalkıp kahvaltımı yapmıştım ve daha sorna hazırlanmaya başlamıştım. bütün arkadaşlarım bir üst sınıfa giderken ben hala lise 2 de kalmıştım ama bunun için üzülmüyordum çünkü hala arkadaşlarımı görebilecektim. okula girdiğimde bizim kızları gördüm ve herkes beni gördüğüne sevinmiş gibiydi. beni görür görmez koşarak sarılan arkadaşlarım. o anki mutluluğum tarif edilemezdi. ders zili çalmıştı ve bütün öğrenciler sınıflarına dağılmaya başlamıştı. ben de yeni sınıfıma giriş yaptım. sınıfın, kasvetli ve değişik bir havası vardı. sınıfımı ve sınıftaki yeni insanları çok yadırgamıştım. yoklama alındı ve yavaştan derse başlandı. ilk günden derslerime çoktan odaklanmıştım bile. bu sefer sınıta kalmayacağım ve sene sonu evime taktir veya teşekkür belgesi ile girecektim. bu konuda çok nettim.

                              9. sayfa

40 dakika dersin ardından, tenefüs zili çaldı ve bu yeni arkadaşlarımı tanımak için iyi bir fırsattı. sınıfımdakileri hal ve hareketlerini incelerken hiç konuşmayan yerinden kalkmayan sus pus bir çocuk gördüm sorunun ne olduğunu çok merak ettim ve yanına oturdum.

-merhaba.

-merhaba.

-iyimisin? biraz durgun gibisin.

-evet iyiyim. sınıfta kaldım ve yeni arkadaşlarıma alışmak biraz zor.

-üzülme. ben de senin gibi sınıfta kaldım, evet bu yeni düzene alışmazı biraz zor ama bir haftaya kalmaz hepsiyle kaynaşırsın.

-bu arada senin adın ne?

-benim adım yağmur. senin adın ne?

-rezzan.

-memnun oldum, rezzan.

-ben de çok memnun oldum, yağmur.

rezzanla konuşurken, içimde garip bir his oluştu. onunla konuşurken çok heycanlandım ilk defa böyle hissediyordum. aşk mıydı? hayır hayır ben aşık olamam. ya olduysam?

                            10. sayfa

kafam karma karışık olmuştu. derslerde istemsizce ona doğru bakıyordum. galiba rezzan’dan hoşlanıyordum. evet sadece küçük bir hoşlantıydı. bunları boşverip derslerime odaklanmam lazımdı. ders bittikten sonra, eşyalarımı toplayıp sınıftan çıktım ve eve gittim. biraz uyumak iyi gelecekti, yatağıma uzandım ve gözlerimi kapattım. birden gözümün önüne rezzanın yüzü geldi. düşünmekten uyuyamıyordum. annemi aradım ve dışarı çıkıp, biraz hava almak istediğimi söyledim, annem de izin verdi. akşam yemeğini hazırlayıp, biraz sahile gidecektim. hemen evde işlerimi bitirip, hazırlandım ve çıktım. kulaklığımı takıp, sahilin yolunu tutmaya başladım. bir an önce yarın olmasını istiyordum çünkü onu görecektim. sahilde bir kayaya oturdum ve düşüncelerim içinde boğulmaya başladım.
                               ~~~~~              

sahile, bunu denize anlatmak için gitmiştim.ylece çaresiz ve beklentisiz, karşılıksız anlatmaya gitmiştim derdimisigaramı yakıp, sorgulamaya başlamıştım, savunmasız. beni dinlemek için çekiliyordu deniz ve alıp götürmek istiyordu esen ayaz. soğuk bedenimi ısıtmak için, temastan korkmayan bir güneş var tepemde. direniyordu gerçeklerim. 

                     bu hikayenin devamı vardır… 

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2022 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account