man-1866514_1280

Mezarının başında annesiyle konuşurken öyle ağlıyordu ki  , cesaret edip te soramadım bir türlü “Adın nedir senin ?” diye ne kendisine, ne de saçlarını okşarken onu teselli etmeye çalışan babaannesine  .

Aklıma geldikçe hep ona üzülür  , hayıflanırım niye sormadım diye  . Acep Zeynep miydi , yoksa Hatice miydi adı  ?

Yıllar öncesindeki  bir kabir ziyaretinden hatırımda kalanlar ancak bunlardı  .

Bu sefer yol çok uzadı bitmiyor gibi geldi  ,

Rüyamın heyecanından yaşla göz arasında  .

Uçamazdı ya otobüs gitmiyor gibi geldi  ,

Yavrum kalk geldiniz dedin kaşla göz arasında  .

Yorgunluğumdan olacak yana düşen başımı  ,

Severken okşamış babam yatırıp dizlerine  .

Kirpiklerimden eline süzülen göz yaşımı  ,

Silerken o da ağlamış baktım da gözlerine  .

Ne bileyim sordum işte , dedim o benim annem  ,

Sen niye ağlıyorsun ey canım babacığım  ?

Keşke sormaz olsaydım  , sormaz olsaydım annem  ,

Sel boşandı gözlerinden ah canım babacığım  !

Bağrına çekip basarken usulca kulağıma  ,

Dedi elimden tutandı  , canımın cananıydı  .

Seni gül diye bırakıp viran olan bağıma  ,

Giden melek yüzlü annen gönlümün sultanıydı  . 

Bitirmemişti sözünü birden ah kalbim dedi  ,

Anladım ki babamın da sol yanı sızlıyordu  ,

İki büklüm oluverip  , boncuk boncuk terledi  ,

Mırıldandığını duydum  , seni çok özlüyordu  .

Nice sonra uyanıp ta açınca gözlerini  ,

O tatlı gülüşüyle hazırlan dedi bana .

Hani mızıkçılık yoktu  , unuttun sözlerini ,

Ağladığını duyunca annen küsmez mi sana  ?

Duydum sana kalk geldiniz diye seslendiğini  ,

Bir ruh gibiyiz bir tanem inan sen , ben ve annen .

Unutma seven kalplerin aşktan beslendiğini  ,

Sil gözünü geldik bak,  el sallıyor babaannen  !

Anneciğim ! Bu anneler hep mi böyle ballıdır  ,

Babaannem beni körpe kuzu gibi kokladı .

Hepside mi bal dudaklı , ağzı şeker dillidir ,

Üç gün sabahlara kadar başucumda bekledi  .

Hani o gece rüyamda ağlama demiştin ya  ,

Gelsen hiç ağlar mıyım  , çok özlüyorum anne .

Peki anneciğim diye sana söz vermiştim ya ,

Tutamıyorum sözümü , üzülüyorum anne .

Lale , sümbül  , mor menekşe , gül açmış toprağında, 

Gül açmasın da ne yapsın , sen gülsün, toprağın gül . 

Binbir renkli kelebekler dinlenir yaprağında , 

Kendin gülsün , gül kokarsın  , dalın gül , yaprağın gül .

Beyaz açan gül vardı ya bir akşam getirdiğin  ,

Sen gidince bir kez olsun ne açtı , ne de güldü .

Geçenki gelişimizde götür diye verdiğin ,

Toprağını öper öpmez hem açtı , hem de güldü .

O gül toprağınla güldü , beni de güldür anne ,

Hiç değilse bu son gece yavrum de,  ver sesini .

Belki bir daha gelemem, belki son gündür anne, 

Öpücükler arasında koklayım nefesini .

Gideceğiz dedi babam, bilet almış yarına, 

Güllere toprağından götürecekmişiz anne .

Kısmetse önümüzdeki yılın ilk baharına ,

Sana da o güllerden getirecekmişiz anne  .

Allah’a ısmarladık, hoşça kal gül anneciğim  !

Seni anlatacağım gidince öğretmenine  .

Diyeceğim,  “Cennette de açan gül anneciğim !”

Bir annen de o dediğin , Songül öğretmenime  .

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account