20210724_155951_0000

   Bilmem köyü var çok uzaklarda kimsenin yolunun düşmediği bir köy.

 

Köylüler gündüz işlerini halleder akşam toplu yemek yer ardından herkes eline kendi minderini alır ve köyün en yaşlı insanı olan Süleyman dedenin karşısına geçer otururlar ve geçmişte bu topraklar için verilen mücadeleri anlatır zaten anlatacak başka birşeyi yoktur ömrü düşmanla savaşmakla geçmiştir hayatını dağlara taşlara sığdırmıştır taki sağ ayağını kurtuluş savaşında kaybedene kadar.

 

Süleyman dede ayağını kaybettikten sonra bilmem köyüne taşındı ve bu köyde herkesin kısa sürede güvenini kazandı. 

 

Süleyman dede köyde adaleti sağlar köyde ne olursa olsun haberi olurdu. 

 

Süleyman dedenin birde güzeller güzeli bir kızı var bu kız en iyi okullarda okumuş ve dereceyle mezun olmuş şimdi ise doğduğu köyde öğretmenlik yapıyor ve köyde okuma yazma bilmeyen yaşlılara ise okuma yazma öğretiyordu.

 

Yine günlerden Süleyman dedenin mücadeleri anlattığı bir akşamdı ama diğer akşamlardan tek farkı vardı , bir tanrı misafiri gelmişti.

 

Uzun boylu, kafasında uzanka ve uzankanın altından iki üç tel saçları çıkmıştı.Yüzü domates kadar kıpkırmızı ,alnının ortasından terler akıyordu.

 

Bütün köylüler tanrı misafirinin etrafını sarmış sorulara boğmaya başlamışlardı.Arkadan kaba bir ses ” Rahat bırakın yiğidi”.

 

Herkes Süleyman Dedenin sözünü dinledi minderlerine oturdular.

 

-(Süleyman Dede):Gel oğul otur hele yanıma biraz dinlenenesen.

Misafir yerden minder aldı Süleyman Dedenin yanına oturdu.

 

-(Süleyman Dede): Oğul adın nedir söyleyesin hele ?

Misafir “Orel efendim” dedi.

-(Süleyman Dede):Orel…Nerelisin?

 

-(Orel): Rusya efendim.

 

-(Süleyman Dede):Açmısın oğul ?

 

-(Orel):Aslında biraz acıktım efendim.

 

-(Süleyman Dede):Leyla ,Orele Tarhana çorbası getir kızım.

-(Leyla): Hemen getiriyorum.

Orel kendi kendine mırıldanıyor “hayır , unutma… unutma…”

Leyla bir kaç dakika sonra elinde sımsıcak çorba ve tandır ekmeğiyle geldi. 

 

Orel Leylanın saf güzelliğine bakmaktan yemeğin geldiğini fark edemedi.

 

Orel yine birşey mırıldandı ve önüne bakmaya başladı .

 

Orelin önüne bir sofra serildi ,sımsıcak hoş kokan çorbayı içti.Köylülerin uykuları gelince bir bir evlerine çekildiler.

 

-(Süleyman Dede):Oğul bu akşam benim misafirim olasın.

 

-(Orel): teşekkürler efendim.

 

-(Süleyman Dede):Bak evlat bana Süleyman dede de.

 

-(Orel)Tamam Süleyman Dede.

Süleyman Dede ak sakallarının içinden hafifçe gülümsedi.

 

Orel bu güzel gülümsemeyi fark bile etmedi gözleri Leylayı arıyordu en sonunda bulmuştu dut ağacının altında küçük bir fener ışığında oya işliyordu.

 

-(Süleyman Dede):Leyla kızım hadi misafire yatak seresin bu akşam bizde kalacak.

 

-(Leyla):Tamam baba.

Leyla eve gittikten bir kaç dakika sonra Süleyman Dede ve Orel de eve gittiler.Orel çok tedirgindi sanki ne yapacağını bilmiyor gibiydi.

 

Leylayada bir şeyler oluyordu yüzünde garip bir gülümseme vardı.

-(Süleyman Dede):Hadi oğul yatasın artık yorulmuşsundur.

 

-(Orel):İyi geceler Süleyman Dede.

 

-(Süleyman Dede):İyi geceler evlat.

 

-(Orel):İyi geceler Leyla hanım .

Leyla hafif gülümsemeyle 

 

-(Leyla):Sanada iyi geceler Orel.

Herkes yatağına yattı ve gecenin sessizliğini dinleyerek uyudular.

 

Bilmem köyünde sabah 5 ‘te hayat başlar köylü bütün işlerini erken bitirip akşam Süleyman Dedeyi dinlerlerdi bu bir gelenek olmuştu artık .

 

Orel bu köyden olmadığı için bu geleneği bilmiyordu.

 

Süleyman Dede Orel yorulmuştur diye uyandırmak istemedi Zaten 20 dakika sonra uyandı.

 

Yüzünü yıkamak için dışarıya çıktığında Leylayı gördü bir şeylerle uğraşıyordu.

 

-(Orel):Yanına gitsem mi? …Evet gidiğim

Orel parıltılı gözlerle Leylanın yanına gitti.

 

-(Orel):Günaydın Leyla.

 

-(Leyla):Günaydın.

 

-(Orel):Elindeki ne

 

-(Leyla):Kirmen…yün eğirir

Leyla kendini bildi bileli sabahları evinin önüne oturur yün eğirirdi.

 

Süleyman Dede tavuklarını beslerken Orelin uyandığını gördü dün akşam hakkında konuşmak için Oreli yanına çağırmak istedi.

 

-(Süleyman Dede):Orel ! Oğul,gel hele bi.

 

-(Orel):Geliyorum amca ! Sana kolay gelsin Leyla.O güzel ellerini bunlarla yorma lütfen.

 

Leyla çok mutlu olmuştu.Eli ayağına dolaşmış, yüzü kıpkırmızı olmuştu.

-(Süleyman Dede):Günaydın oğul.

 

-(Orel):Günaydın efendim.

 

-(Süleyman Dede):Anlat bakalım

 

-(Orel):Neyi Süleyman amca ?

 

-(Süleyman Dede):Dün akşamı!

Orelin yüzü buz kesmişti

 

-(Orel):Süleyman amca aslında ormanda yürüyüşe çıkmıştım sonra kayıp oldum.Malum ben buralara yabancıyım.

 

-(Süleyman Dede):Anladım…Peki Ailen?

Orel ailesini sorunca yüzü düştü ve elini yumruk yapıp cevap verdi.

 

-(Orel):Benim ailem yok babam savaşta şehit oldu, annem kanserden vefat etti.

 

Süleyman Dede baya üzülmüştü.

-(Süleyman Dede):Allah mekanlarını Cennet etsin inşallah.

 

Orel kendini zor tutuyor Süleyman amcaya bir şeyler demek istiyor gibiydi.

 

-(Orel):Peki sizin eşiniz 

 

-(Süleyman Dede):Eşim Fatma Leyla 12 yaşındayken vefat etti.

 

Süleyman Dede daha fazla bu konuşmaya dayanamayıp koyunları beslemek için samanlığa gitti.Orel artık kendini tutamadı, kosarak mutfağa gidip bıçak aldı ve Süleyman Dedenin peşinden gitti.

 

Leyla Orelin telaşlı koştuğunu görünce, babasına bir şey oldu sandı Orelin peşinden gitti.

 

Orel Süleyman Dedenin arkasına gelince 

-(Orel):Süleyman ! Bak bana 

Süleyman Dede Orelin bu konuşma üslubuna şaşırmış ve sinirlenmişti.

 

-(Süleyman Dede):Hayırdır Orel

 

-(Orel): Annemi sen öldürdün!benim annem senin yüzünden kansere yakalandı.

 

-(Süleyman Ded):Nedersin Oğul sen! Dediğini kulağın duyarmı hele .

 

-(Orel):Annemin adı Vera belki biryerden çıkarırsın.

 

Benim annem sana çok aşık olmuştu ama sen sırf annem rus diye onu red ettin ve annem buna çok üzüldü senin fotoğrafını hiç elinden düşürmedi.

 

Kan kusuyordu seni düşünüyordu ölecekken bile son sözü sendin evt sendin!.Süleyman sen naptın peki burada hayatına devam ettin! 

 

İşte bu adaletsizliği düzeltmek için bugün buradayım.

 

Leyla tüm konuşmaları duymuş ve öylece kalakalmıştı.

 

-(Süleyman Dede):Oğul ben annene ümit vermedim.

 

Ben Verayı sevmedim ne ona ne de kendime haksızlık yapabilirdim oğul.

 

Orel belindeki bıçağı çıkardı ve Süleyman Dedenin karnına sapladı ve Süleyman Dede yere düştü.

 

Leyla ise tüm olanları gördü.

 

-(Leyla):Orel! Orel naptın sen!

 

-(Orel):Leyla anlatabilirim 

 

Leyla Oteli dinlemedi ve aşkını kalbine gömdü. 

 

Duvarda asılı olan tüfeği alıp Orelin kalbine dayadı 

 

-(Leyla):Ben seni çok Sevmiştim ama sen benim babamı öldürdün.

-(Orel):Leyla bende seni çok sevdim ama o adam yüzünden benim annem öldü hergün öldü hergün onu red ettiğini düşünerek kendini öldürdü.

 

Leylanın gözlerinden sıcak göz yaşları akıyor ağzından zehir akıyordu.

 

Leyla son kez gözünü kapattı ve Tüfeğe bast.

 

Orelin kalbine denk gelmişti.Orel Leylaya son kez gülümsedi ve yere düştü.

 

Leyla kendini de öldürmek istemişti ama sonra aklına kirmen geldi ve her sabah oturduğu yere gitti diz çöktü ve kirmenle oynamaya başladı sanki birşey olmamıştı.

 

Tüfek sesini duyan köylüler samanlığa koştu ve köyün adaleti ölmüştü . Ve

 

Köylü Leylaya Süleyman dedeyi ve Oreli kim öldürdüğünü sorunca Leyla kirmen diyip gülüyordu.Köylü jandarmayı çağırmıştı.

 

Tüfekte Leylanın parmak izine rastlandı ama akılmsağlı yerinde olmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.

 

Leyla kendini aşkının simgesi olan kirmenle dağlara verdi be bir daha kimse Leylaya ulaşamadı.

Tags:
Paylaş
2 Yorum
  1. Pinarbenabi 3 ay önce

    Herkes öldü mutlu son 🙂

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account