Tik tak, tik tak zaman akıyor..

GGünler aylar, yıllar, geçiyor.

 

Çılgınlar gibiyim, farkında olmadığım gibi

 

Hadi ama güvenmemelisin bu kadar, bak yollarınız ayrıldı. 

 

Kaç git buradan uzaklaş!

 

Herkes çemberin dışında…

 

******************

 

Bir çığlık yükseldi, ağır acı dolu, 

 

Kelebekler yükselmeye başladı her yer rengarenk ama bir sorun var, bu renkler duyguların rengi,

 

” Ala, ala, ala hayır tatlım, yanlış yoldasın. Bak benden sana tavsiye güvenme…”

 

Renkler uçuş uçuş peki acıya tanık olmak acı gibi mi? 

 

********************

 

” Ne istiyorsun benden ” avazım çıktığı kadar bağırarak burdan kurtulmak için çaba vermeye çalışıyordum.

 

” Ben sen den bir şey istemem Alya ” 

pişkin’ ce gülerken bir elini cebine koymuş bana bakıyordu.

 

” Ben Alya değilim ” ne kadar söyleyesem de bir anlamı yok du, kafasın da bir taslak var ve ona göre hareket ediyor.

 

” Sen alya’sın hiç bir şey yapamayacaksın sadece burda gözlerimin önünde yaşayacaksın, ömrünün sonuna kadar burdasın alyam “

 

– ” Ben Alya değilim! Yeter bıktım ” çaresizlikle, yenilgiyle kendimi anlatırken hiç bir fayda vermediği, gün yüzü gibi orta da

 

Yavaş yavaş yanıma doğru gelmeye başladı. Eğildi, yanıma oturdu. Bana bakıp kahkaha atmaya başladı, korkuyla geriye çekilirken kahkahaların arasında konuşmaya başladı

 

– ” Deliriyorsun alyam, Deliriyorsun sen artık sen değilsin. İlk sen ve son sen “

 

Son sözleri  ‘ ilk sen ve son sen ‘

 

*******************

 

Elimdeki kağıdı buruşturup çöp kovasına attım. Ah! Ne vardı çöp kovasının yanına düşmüştü, sinirle ayağa kalkarak camın önünden geçtim. Tüm İstanbul ayaklarımın altında, ama kimin umurunda şirketteki sıkıcı klasik günlerden birisi işte…

 

Güldüm zaten bu hayatı isteyen ben değil miydim? Cama yaslanarak arkamı döndüm odamı incelemeye başladım, zevk bana ait değildi. Fakat güzeldi yani güzel denebilirdi bu akşam projenin bitirilmesi gerektiğini hatırladım, derin bir of çekerek yaşlandığım yerden kalktım o sırada bir kalem düştü ya da başka bir şey, düşüş sert olsa da hafif bir şey olduğu sesten belliydi ama odanın içinden değildi, şirkette bir tek ben kalmıştım,  hadi ama oyun mu oynuyoruz? İyi bakalım oyun bozanlık yapmayayım yavaş yavaş kapıya doğru yürümeye başladım. 

 

Topuklu ayakkabının sesi etrafta duyulan tek sesti gür bir kahkaha atarak ‘Hadi ama oyun mu oynuyoruz?” diyerek seslendirdim. 

 

Elimi kapının kulpuna attım…

 

****************

 

Merhaba

 

Tanıtımı nasıl buldunuz?

 

Bu kitap tam bir GÜVEN kitabı aksiyon, macera, mizah, genç kız edebiyatı…

 

Âlâ aleda ile bu yolculuğa girmeye hazır mıyız?

 

O halde kuralımızı belirtelim

Çok vote+ çok yorum = Yeni bölüm

 

Tags:
Paylaş
0 Yorum

Bir Cevap Bırakın

© 2021 Yazokur. Sizin için sevgiyle hazırlandı. MacroTurk

İletişim

Sizlere daha iyi hizmet edebilmek için bize mail gönderebilirsiniz.

Gönderiliyor
error: İçerik Korumalı

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

Create Account